23 NİSAN

Neşe doluyor insan. Eski bayramlarımız arar olduk. Ne güzel kutlardık. İnşallah tekrar bu değerlerimizi en iyi şekilde kutlar, nesilden nesle aktarırız. 23 Nisan 1920, bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, egemenliğin kaynağının millet olarak ilan edildiği önemli bir gün iken, diğer taraftan geleceğimizin güvencesi çocuklarımız için bir bayram olarak da kutlanmaktadır. O dönemin şartları göz önüne alındığında, millet egemenliğine dayanan ve toplumun genel iradesinin tam olarak yansıması olan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devlet kurulmadan açılabilmesi çok önemli bir olaydır. Kurucu kahramanların, vatan savunmasında bile bugünlere örnek olacak şekilde, meşruiyete ne kadar önem verdiklerinin de bir göstergesi niteliğindedir. Cumhuriyetimizin temel değerlerine ve milletimizin bütünlüğüne yönelik saldırılar, bugün olduğu gibi, yarın da devam edecektir. Bu düşünceyle; gelecek nesillerin, uyanık ve bu gibi tertiplere karşı tedbirli olabilmesi için, bilinçli ve duyarlı olmaları gerekmektedir. Türk milletinin gücünü sorgulama, kudretini küçümseme aymazlığına kendini kaptıranlara, şanlı geçmişimize bakmalarını öneririz.

BAĞIMSIZLIK GÖSTERGESİ

Bu itibarla; yarının büyüklerinin, vatan ve millet sevgisi doğrultusunda iyi yetişmeleri, sorumlu ve duyarlı birer vatandaş olabilmeleri şarttır. Bunun için gereken tüm çabanın gösterilmesi, milli bir görev olarak değerlendirilmelidir. Bu vesileyle, çocuklarımızın bu anlamlı ve önemli bayramını kutluyor, geleceğin müreffeh Türkiye’sine katkıda bulunacakları inancıyla üstün başarılar diliyoruz. Egemenliğin millete geçtiği ve bunun da temsilcileri vasıtasıyla kullanılmaya başlandığı, bu mana yüklü özel günün hepimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. 99 yıl önce, bu mukaddes vatanı ve aziz Meclis’i emanet eden, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kurucu kahramanları, aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.

NE GÜZEL OLMUŞ

Mustafa anaokuluna gidiyordu. Okulunda yapılan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıkları nedeniyle çok heyecanlılardı. Öğretmeni Mustafa’ya bayramda okuması için bir şiir vermiş ve bu şiiri iyice ezberlemesini söylemişti.

Mustafa neşe içinde evine gitti ve şiirini ezberlemeye başladı. Akşam olduğunda Mustafa şiirini çoktan ezberlemiş ve heyecanla ertesi gün yapılacak olan kutlama programını beklemeye başlamıştı bile…

Akşam büyük bir neşeyle yattı ve sabah kalktığında bir halsizlik bir bitkinlik hissetti kendinde. Annesi Mustafa’nın yanına geldi telaşla elini alnına götürdü ve Mustafa’ya ateşi olduğunu ve hemen bir doktora gitmeleri gerektiğini anlattı. Mustafa çok üzülmüştü çünkü bugün törende şiir okuyacaktı. Eğer doktora giderlerse törenleri kaçıracaktı.

Annesi biraz zorlayınca doktora gitmeye razı oldu. Doktor Mustafa’yı muayene ettikten sonra evde istirahat etmesi gerektiğini ve vereceği ilaçlar düzenli kullanması gerektiğini anlattı. Mustafa üç gün okula gidemedi. Töreni kaçırmış, şiirini okuyamamıştı. Dördüncü gün okula gittiğinde öğretmeni Mustafa’yı kapıda karşıladı ve sınıfa kadar beraber yürüdüler. Sınıftan içeri girdiğinde her yerin hala balonlarla süslü olduğunu gördü. Öğretmeni Mustafa’ya-Hadi Mustafa 23 Nisan için ezberlediğin o güzel şiiri oku arkadaşların seni bekliyor dedi.

Mustafa çok mutluydu şiirini okudu ve kaçırdığı tören heyecanını yeniden yaşamış oldu.

Sağlıcakla kalınız.