“Her şey var, birlik ve şevk yok”

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı Çarşamba günü gerçekleşti. Gerçekleşen meclis toplantısında ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu 2019 Göbeklitepe yılı ile 2018 Troia yılını karşılaştırdı ve “Şehrimiz Troia yılına sahip çıkmadı” vurgusunda bulundu. Semizoğlu aynı zamanda, “Bizde her şey var ama birlik ve şevk yok. Neden birbirimize ticari manada destek olmuyoruz?” sorusunu kamuoyu ile paylaştı.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı Çarşamba günü Osman Okyay’ın Meclis Başkanlığında gerçekleşti. Gerçekleşen toplantıda kürsü konuşmasında bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu geride bıraktığımız Troia yılı hakkında açıklamada bulundu. Semizoğlu, Troia yılı değerlendirmesinin sonuna ekledi, “Neden birbirimize ticari anlamda destek olmuyoruz?”

Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, 2018’de geride bıraktığımız Troia yılını ve Çanakkale ürünlerinin kullanımı ve yaygınlaşmasının önündeki problemleri değerlendirdi…

ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Seçimden önce hassas bir dönemdi, dikkatli konuşmamız gerekiyordu, bu meclis toplantısında biz bir aileyiz rahat rahat konuşmak istiyorum. Geçen hafta bir grup iş adamı ve eşlerimizle birlikte Gaziantep ve Şanlıurfa’ya gittik. 3 gün 2 gecelik bir ziyaretti.

“Sanayi ve şehir aynı anda olabiliyor”

Gaziantep’te gördüm ve gezi boyunca gittiğim şehri Çanakkale ile kıyaslamaya çalıştım. Antep’te yedi tane irili ufaklı organize sanayi var ve 7 Milyar Dolar ihracatı var. Şehre indiğiniz zaman büyük büyük parkları olan yemyeşil, yaşanılabilir bir şehir. Antep’te yaşasak hiçbirimiz sıkılmayız. Tabi ki arka sokaklar, Suriye’den gelen insanlardan dolayı bozuk ama Antep gerçekten yaşayıp, sıkılamayacağımız bir il… İnanın bana Çanakkale’den daha yeşil ve daha modern bir şehir havasında. Antep bize şunu gösteriyor, sanayi ve şehir aynı anda olabiliyor. Antep’in elinde ne var sadece Gastronomi… Tarih denilince Çanakkale’ye göre kıyaslanamayacak şekildedir. Antep’ten Urfa’ya geçtik.

“Biz 2018 Troia yılına sahip çıkıyormuşuz gibi yapmışız”

Şanlıurfa’da müthiş bir milliyetçilik var. Müthiş bir ticari milliyetçilik var. Garsonundan, komisine, rehberinden, otobüs şoförüne hepsi milliyetçi… Hepsi Urfa diyor başka bir şey demiyor. Kafanızı nereye kaldırırsanız Göbeklitepe’yi görüyorsunuz. Geçen sene Troia yılıydı bu sene Göbeklitepe yılı. Urfa öyle bir sahip çıkmış ki Göbeklitepe yılına, ben oraya gidince anladım ve utandım, biz 2018 Troia yılına sahip çıkıyormuşuz gibi yapmışız.

“Şehrimiz Troia yılına sahip çıkmadı”

Bunu Ticaret Sanayi Odası olarak söylemiyorum. İl olarak söylüyorum. Ticaret Sanayi Odası’nın yapabileceği şeyler belli bu tohum bu odada filizlendi. Bürokratlarımız, seçilmişlerimiz bu odada ikna edildi 2018’in Troia yılı olması konusunda. Burada ikna ettik, siyasilerimiz sağ olsunlar, Bülent Turan bey Başbakan’ın konuşma metnine soktu, ondan sonra yürümeye başladık fakat şehrimiz buna sahip çıkmadı. Şanlıurfa gibi sahip çıkmadık.

“Bizde her şey var bizde şevk ve birlik yok”

Şimdi 2018’de her yer yerinden oynadı Troia diye, 2019 Nisan’dayız, bunu sürdürmeliyiz arkadaşlar… Bizde ne yok diye düşündüm, bizde her şey var fakat bizde şevk ve birlik yok. Ticari milliyetçilik yok. Milliyetçilik yanlış anlaşılmasın diye ticari milliyetçilik diyorum.

“Neden birbirimize ticari manada destek olmuyoruz?”

Neden otellerimizde biz yerel zeytinyağlarını, yerel Türkiye’ye mal olmuş Ezine peynirimizi, yerel ürünlerimizi, balımızı kullanmıyoruz? Neden birbirimize ticari manada destek olmuyoruz? Bu sadece alışveriş yapıp, birbirimize fatura kesmek değil, bu aynı zamanda gelen misafirimize, evet bu bizim peynirimiz, bu bizim zeytinyağımız demiyoruz? Urfa’da utanmasalar bize zeytinyağı satacaklardı. Zeytin bahçelerini öyle bir anlatıyorlar ki bizim buraya gelseler bu kadar zeytin olur mu diye şaşırırlar” dedi.

Tunahan Ünsal