Almadığınız bir şey kaldı mı?

Ben bu yaşıma kadar daha işçinin, emekçinin lehine çıkan bir tek kanun bile görmedim.

Bizden öncekilerin Konut Edindirme Yardımı (KEY) için üç kuruşluk maaşlarından kesilen paralar ellerinden alınmıştı. Bizim neslin önce geriye doğru işletilen kanunla emekli olma hakları ellerinden alındı, şimdi de okuyoruz ki kıdem tazminatı sizlere ömür.

Toplasan bin kişi etmeyecek bir güruh için bu topraklar üzerinde yaşayan emekçilerin parasına göz dikmekte maşallah kimse beis görmüyor.

Alın abi, alın tabii ya; Kıdem Tazminatını da alın. Hatta varsa kenarda köşede öyle çok da isyan çıkarttırmadan alabileceğiniz başka bir hakkımız onu da alın.

Oh mis, bir de zorunlu BES getiriyorlarmış. Yani “Hayır” deme hakkın yine elinden alınacak.

O kutlamalara doyamadığınız Polis Haftasında, Öğretmenler Gününde falan yıllardır 3600 ek göstergeden bir kelime olsun haber bekleyen herkesi seçim sonrasına ümitlendirdiniz. Ne oldu? Hava gazı.

Olur, tabii neden olmasın?

Siz har vurup harman savurabilirsiniz, biz ne için yaşıyoruz zaten.

Kazandığımız parayı size yedirmeyeceksek, ne diye nefes alıyoruz ki öyle değil mi?

Siz aman sakın üretim yoluyla falan ülke geliri arttırmayı düşünmeyin.

Varsa yoksa satın savın; işçinin, emekçinin, emeklinin rızkına gözünüzü dikin.

Gayet mantıklı bence de.

Çünkü bu millet gerçek anlamda açlıkla terbiye olmadıkça, hakkını yedirmemeyi de öğrenemeyecek herhalde.

Herkes sabah kalktığında pijamalarını falan kontrol etsin, bir bakmışsınız ki “ayağınızda yok!”

Hadi hayırlısı.