Çanakkale’ye elektrikli fayton yakışır

Bu yaz da aynı düzen devam edecek mi?

Birkaç gündür hep bunu düşünüyorum. Yaz mevsimi geliyor ve daha şimdiden faytonlarda köle olarak kullanılacak atlar, havanın yağmursuz olduğu günlerde otu bol olan yerlerde görülmeye başlandı bile.

Yıl olmuş 2019, hâlâ atlı faytonla gezmeyi bir halt zanneden insanlarla çevriliyiz.

Neymiş efendim nostalji yapıyorlarmış.

Oldu canım, o halde köle sahibi olmak isteyenler için de tur düzenleyelim, kordonda kırbaç falan satalım. Nasıl fikir?

Nostaljinin ağa babası böyle olur.

Türk bir girişimci elektrikli fayton üreteli yıllar oldu.

Daha hâlâ bu hayvanlara edilen eziyet reva mıdır?

Yıllar geçtikçe insan türü vicdanen ve adalet yönünden de gelişeceğine ne diye hep olmadık saçmalıklara özlem duyduğu fikrine kapılıyor?

Ne diye ille birinin üzerine basarak keyif almaya çalışıyor?

Aklım havsalam almıyor açıkçası.

Ancak şunu biliyorum ki Çanakkale’ye elektrikli fayton yakışır. Bu şehre bu konuda da diğer tüm illerden farklı olduğunu göstermek yakışır.

Umarım en kısa zamanda bu düş gerçekleşir.

ZEHİRLE ÖLDÜRMEK

Vicdansızlığımızdaki tepe noktasını sokak hayvanlarını zehirle öldürerek yaşıyoruz.

Geçen gün Ankara Batıkent’te yaşandı bir olay. Yaşam alanlarını işgal ettiğimiz, birkaç şımarık züppe kucağında gezdirip poz verecek diye hiç durmadan ürettiğimiz, kendilerine yaşam hakkı tanımayı bir lütuf olarak gördüğümüz hayvanları, en zayıf noktalarından vurdular.

Bazı kaynaklara göre 13, bazılarına göre ise 20’ye yakın köpeği zehirleyerek öldüren bu insan müsveddelerinin kanun da arkasında.

Çünkü inanmazsınız belki ama 2019 itibariyle hâlâ hayvanları “mal” statüsünden “can” statüsüne koyamadık.

Sizin gibi benim gibi nefes alan, acıyı duyumsayan, duyguları olan canlıları hâlâ nesne konumunda tuttuğumuz için de bu düzen değişine kadar asla tam olarak adalet yüzü göremeyeceğiz.

Belki de en önemli eksiğimiz eğitim, sevgi vesaire değil, vicdandır. Ne dersiniz?