“Adil, Paylaşımcı ve ‘Resimsiz’ Başkan”

Çan’ın CHP’li Belediye Başkanı Bülent Öz, mazbatasını aldıktan sonra makamındaki ilk özel röportajını GÜNDEM’e verdi…

Çan’da kullanılan 20 bin 581 oyun, 10 bin 97’sini alarak, %50,65’lik bir oranla AK Partili Abdurrahman Kuzu’nun 10 yıllık yerel iktidarına son veren ve yeni dönemin belediye başkanı seçilen Öz, hem milletvekilliği yaptığı dönemden belediye başkanlığına uzanan siyasi kariyerini hem de bundan sonra Çan’da hayata geçireceği sosyal demokrat belediyecilik modelini gazetemize değerlendirdi…

Röportaj esnasında Bülent Öz’e, bugüne dek onu bir an olsun yalnız bırakmayan eşi Şebnem Öz de eşlik etti. Şebnem Öz, eşinin adil yönetim anlayışına kefil olduğunu belirtirken Bülent Öz ise açıklamalarında adaletle birlikte, liyakate dayalı, paylaşımcı ve şeffaf bir belediyecilik anlayışını benimseyeceğini belirtti.

Başkan Öz “Çan’ın, herkese eşit, adil ve kucaklayan bir yönetim sistemine ihtiyacı var. Ben de kimseyi ayırmaksızın ‘herkesin belediye başkanı olacağım. Çan, artık afişlerde başkanın resimlerini değil, sokaklarda bizzat kendisini görecek!” dedi.

Çan’da Cumhuriyet Halk Partisi dönemi, 10 yıllık bir aranın ardından Bülent Öz’le resmen yeniden başladı. CHP’li Ali Sarıbaş’ın dört dönem süren belediye başkanlığı görevi, 2009 yılında AK Parti’li Abdurrahman Kuzu karşısında aldığı yenilgi ile sona erince, Çan bunu takip eden 10 yıldan bu yana AK Parti’li Kuzu tarafından yönetiliyordu. Fakat 2019 yerel seçimlerinde Çan için ibre, turuncudan kırmızıya döndü.

İŞE SOKAĞIN DİLİNİ ÇÖZEREK BAŞLADI

CHP’li Bülent Öz oldukça sessiz ve derinden geldi. Gezilmedik köy, ziyaret edilmedik esnaf, kahvehane ve hatta hane dahi bırakmayan Öz, bu halka ‘dokunan’ yaklaşımıyla CHP’deki ‘aristokrat tavır’ algısını da bir yerde kırdı ve işe, özellikle sokağın dilini çözerek başladı. Ve 31 Mart gecesi de sandıktan çıkan esasen Bülent Öz değil, özüne ayna tutulan bir halkın kendine olan yansıması oldu.

5 Nisan Cuma günü düzenlenen törenle belediye başkanlığını devralan Bülent Öz, makam koltuğuna oturur oturmaz ilk özel röportajını ise gazeteniz GÜNDEM’le gerçekleştirdi. Eşi Şebnem Öz’ün de yer aldığı görüşmede, Başkan Öz sorduğumuz tüm soruları içtenlikle cevapladı.

“ELİM SOL’A GİTMEZ DİYENLERİN BİLE, ELİ SOL’A GİTTİ”

Öncelikle tebrikler… Çan’da elde ettiğiniz başarıyla başlayalım söze. CHP’nin 2014 seçimlerinde %14,5 bandında olan oyunu, 2019 seçimlerinde %50,65’e çıkardınız. Bu da her kesimden, hatta AK Partili’lerden dahi oy aldığınızı gösteriyor. Bu başarınızı neye borçlusunuz?

Öz: Teşekkür ederim. Çan’da 2014’te 2 bin 928 oy almıştı Cumhuriyet Halk Partisi. Bu dönem ise oyumuz 10 bin 97 oldu. Çünkü hem kendi parti tabanımızdan hem İYİ Parti’den, MHP’den, Saadet’ten, Demokrat Parti’den ve hatta AK Parti seçmeninden de destek aldık. Sağ-sol diye bakmamak lazım bence ve bu ben bu süreçte, elim sola gitmez diyenlerden dahi oy aldım. Yani onların bile eli sola gitti.(Gülüyor.) Bununla birlikte ilçe örgütümüz, kadın kollarımız, meclis adaylarımız hep birlikte çalıştık. Çalışmak çok önemli ama bu benim için çalışmak değil aslında bu benim yapım… Ben hep halkın arasında oldum. Tüm esnafları, tüm evleri gezdim. Dokunmak diye tabir edilen olay çok önemli. Bu bir çalışma yöntemidir belki ama daha çok benim mizacım böyle… Siyaset hizmet etme sanatıdır denir ama siyaset esasen farklı düşüncedeki insanları bir araya getirme sanatıdır aynı zamanda. Ben kendime bunu ilke edindim. Bu sevgiyi, bu iletişimi verdim ve bunun karşılığını aldık diye düşünüyorum. Şimdiyse almış odluğum bu desteğin hakkını vermek zorundayım. Çan halkını mahcup etmemem gerektiğini biliyorum.

“SEÇİLDİKTEN SONRA SEN BURALARA GELMEZSİN DİYORLARDI AMA…”

CHP’nin ‘halka inemediği’ söylenir hep. O zaman siz, bir yerde bu algıyı da kırdınız…

Öz: Genelde öyle söylenir ama biz halkın arasında olmanın öneminin bilincindeyiz. Bunu yapıyoruz ama belki de daha fazla yapmak zorundayız. İnsanlar, ‘seçildikten sonra sen bizim köye, sen bizim kahveye gelmezsin’ diyor mesela ama ben o algıyı yıktım. Milletvekiliyken de gittim, yine gideceğim. Bu da aslında yine söylediğim gibi ‘çalışma prensibi’nden çok benim mizacım, yapım…

“GÖREVİNİ LİYAKATLE YAPAN HERKESLE ÇALIŞACAĞIZ”

Seçilen belediye başkanları kendi kadrolarını oluşturur, eski dönem çalışanlarıyla yollar ayrılır, denir… Çan Belediyesi’nde böyle bir durum yaşandı mı ya da yaşanacak mı?

Öz: Biz kimsenin işiyle aşıyla oynamaya gelmedik. Görevini liyakatiyle yapan her personelimiz bizim personelimizdir. Layıkıyla işini yapan, bizimle beraber olmak isteyen herkesle yola devam edeceğiz.

“TULAREMİ’Yİ ARAŞTIRIYORUZ”

Bir ‘Tularemi’ hastalığı söylentisidir ki; aldı başını gitti. Doğrusu var mıdır? Çan’ın sularında gerçekten böyle bir hastalık var mı?

Öz:  Tularemi adındaki bir hastalığı biz daha 31 Mart’tan önce duyduk. Çan’daki içme sularımız için böyle bir hastalık tespiti olduğu söyleniyor. Bunun için araştırma talimatını verdik. Raporlar tutuluyor. Çan halkı müsterih olsun. Eğer böyle bir hastalık varsa mutlaka çözümünü bulacağız.

“TERMİKLER, ÇED RAPORLARINA UYMUYOR”

Sadece sular değil, Çan’ın esas sorunu hava kirliliği… Soma’dan sonra Türkiye’deki en kirli havaya sahip ilçe unvanı var. Bunun için, Termik’ler bazında da bakarsak olaya, ne gibi tedbirleriniz olacak?

Öz: Hava kirliliği ile ilgili ölçümler çok önemli. Havamız hangi derece temiz, hangi noktadan sonra hava kirliliğinden bahsedebiliyoruz, önce buna bakacağız. Bunun için de gerekli araştırmaları yapıyoruz. Eğer gerçekten hava kirliliğini aşan değerler varsa gereğini yapacağız. Termik santrallerle ilgili milletvekilliği dönemimde de çok defa ÇED toplantılarına katıldım. ÇED raporlarında hep belirtilir, ‘termik santraller, ÇED kurallarına uyduğu müddetçe, filtreme gerektiği gibi yapıldığı müddetçe çevreye bir zararı olmaz.’ Ama biz burada ÇED raporlarına uyulmadığını görüyoruz. En kısa zamanda bu konuyla ilgileneceğiz.

“ÇAN HALKI, NE KADAR BORÇLU BİR BELEDİYE DEVRALDIĞIMIZI BİLECEK”

Kimisi 25 trilyon diyor, kimisi 30 trilyon… Sahiden Çan Belediyesi’nin bu kadar borcu var mı? Gerçekten bu kadar borçlu bir belediye mi devraldınız? Dahası bu rakamları resmi olarak Çan halkı bilecek mi?

Öz: Çan halkının bunu bilmeye hakkı var. Nasıl bir bütçe devraldığımızı Çan mutlaka bilecek. Geçtiğimiz yıllarda çok defa söylendi; şu kadar borç var, bütçe şu durumda diye… Biz, şeffaf belediyecilikten bahsediyorsak bu borçları da, bütçeyi de halka açıklamakla mükellefiz. Önce bir kendi içimizde hesabımızı yapalım, rakamı netleştirelim. Önümüzdeki hafta içinde açıklayacağız bu rakamı. Bundan sonra da Çan’ın parası nerelere gidiyor, nerelerden para geliyor… Tüm Çan bilecek.

“HEM İSTİHDAM HEM VİZYON PROJELERİMİZ VAR”

Çan’a dair pek çok projeniz var. Seçim çalışmaları kapsamında da dile getiriyordunuz. Nedir bunlar ve ne kadar zamanda hayata geçireceksiniz?

Öz: Öncelikle kadınlarımıza, gençlerimize yönelik çalışmalarımız var. Onlar için iş ve istihdam alanları açmaya yönelik projelerimiz var. Bunları 5 yıl içinde yapmak istiyoruz. Bir de vizyon projelerimiz var. Çan’daki esnaf ve STK temsilcileri ile bir araya gelip değerlendireceğimiz projeler bunlar… Biliyorsunuz Çanakkale’de köprü ve otoban projeleri hayata geçirilecek yakın zamanda ve tüm bunlar Çan’ın gelişimini de etkileyecek. İlçemizin Çanakkale’ye doğru gelişmesi de kaçınılmaz… Bu kapsamda otogarın, futbol sahasının, büyük hükümet ve belediye binasının taşınmasını içeren projelerimiz var. Ama tabii önceliğimiz ilk beş yıl içinde kadınlarımıza, gençlerimize iş alanı yaratmak ve esnafımızı zenginleştirmek… Bu bağlamda kooperatifleşmeyi hayata geçireceğiz. Süt ve süt ürünleri işleme tesisini kazandırmak istiyoruz. Çan’da büyükbaş hayvancılık çok önemli. Günde 90 bin süt toplanıyor ve bunu değerlendirmek açısından kendi markamızı yaratmamız lazım. Kendi tereyağımızı, peynirimizi, yoğurdumuzu yapmak, mandıra dediğimiz tesisi kurmak istiyoruz.  Bu bağlamda Tire’ye gittik mesela, oradaki tesisleri inceledik. Dolayısıyla bizler de sosyal, paylaşımcı bir belediyecilik anlayışını yerleştirmek istiyoruz. Öte yandan İstanbul’daki belediyelerle de görüşmelerimiz oldu. Burası hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan bir bölge ve biz de dolayısıyla kardeş belediye projeleri oluşturmak, Çan’daki ürünlerimizi İstanbul pazarına satmak istiyoruz.

“SOKAK HAYVANLARI İÇİN BAKIM EVİ YAPACAĞIZ”

Sadece Çan halkı için değil, bu ilçede yaşayan sokak hayvanları için güzel projeleriniz olduğunu biliyoruz. Bunlardan bahseder misiniz biraz?

Öz:  Tabii ki. Projelerimiz arasında sokak hayvanlarına bir bakım evi yapmak da var. Çünkü onların taşıdığı da can. Halk arasında, bir tabir vardır bizim buralarda ‘ziyan zebil’ olmak diye… Gerçekten de öyle. Biz ilgilenmediğimiz müddetçe sokaklarda ziyan zebil oluyorlar. Bunun için hatta sosyal medyadan da duyurduk. Çiçektir, hediyedir göndermeyin diye… İlla buna masraf yapmak istiyorsanız sokak hayvanları için oluşturduğumuz fona yatırım yapın dedik.

“ÖNEMLİ OLAN BÜTÇEYİ DOĞRU KULLANMAK”

Çok fazla projeniz var ama “Eğer belediye, iktidar belediyesi değilse oraya hizmet gitmez” denir. Hizmette bütçe sıkıntısı yaşanacağı iddiasında doğruluk payı var mı sizce?

Öz: Bu, iktidar partisi tarafından hep dile getirilir. Her seçim öncesi böyle şeyler söylenir ama inanın hiç ilgisi yok. Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetilen 300’den fazla belediye var ve her biri gayet güzel işler başarıyor. Yani eğer sen hizmet etmek istiyorsan belediyenin iktidardan mı muhalefetten mi olduğunun bir önemi yok. Önemli olan bütçeyi doğru kullanmak. İller Bankası’ndan aldığın ödeneği adil şekilde, halk için kullanmak. Buna bakmak lazım.

Esra Çanlı’nın röportajının devamı yarınki sayımızda…