SEVGİ VE MUTLULUK

Bu yazımızda, sevgi ve mutluluk üzerine konuşacağız. Ne yazık ki günümüzde, insanların her türlü imkânı olduğu halde, mutlu değiller. Doyumsuzlar. Şükür etmiyorlar. Hep kendinden üsttekilere bakıyorlar. Oysaki kendilerinden aşağıda olanların durumlarına bakarlarsa, şükrederler. Mutlu olurlar. Önce, rahmetli Muzaffer İzgi yazarımızdan bir hikâye ile başlayalım.

“Babam okulda hademeydi. Annem çamaşıra giderdi, onun bunun çamaşırına.

Önüne dağ gibi çamaşır yığarlardı, karşılığı bir lira…

Deterjan yok o zamanlar, küllü su vardı. Küllü su elini parçalardı. Akşam bir lirayla, mutlu mutlu gelirdi. O yoksulluk içinde annemin üç çeşit yemeği vardı etli bulgur, otlu bulgur, sütlü bulgur..

Etli bulgur dediğim, et yok. Annem ekmeğin kabuğunu kuyruk yağında kızartırdı, bulgur içine dizerdi, Alllahhh, oldu sana etli bulgur, çatır çutur yerdik. Seyhan’ın kıyısından ebegümeci toplardım, otlu bulgur olurdu. Sütlü bulgur ise aslında ayranlı bulgur, paramız bir kâse yoğurda yeterdi. Bir kâse yoğurda bolca suyu karıştır, o ayranı yedi insanın yiyeceği bulgura karıştır, güya sütlü bulgur… Ama dedim ya, sevgi öylesine çoktu ki evde, sevgi karnımızı doyuruyordu.

İBNÜ’L ARABÎ

Muhyiddin İbnü’l Arabî, ünlü İslam bilginlerinden birisidir. Onun sözleriyle, birlik, beraberlik ve mutluluğun neler olduğuna göz atalım.

“Bütün yollar zahmetlidir ama sevgi, muhabbet yolu doğrudan merkeze gider. Önünde dağ varmış, vadi varmış, hiç önemi yoktur. Sevgi ateştir. Her şeyi yakar, kül eder. Değnek ve dalları birer birer kırmak mümkündür; ama demet haline getirdikten sonra onları kırmaya güç yetiremezsin. O halde birleşin ve birbirinizden ayrılmayın. Bilgi topluluk ve varlık pınarından doğar. Kâinatta olan her şey insana boyun eğdirilmiştir, buna rağmen insan inkâr eder. İnsan feleğin kutbudur. Direktir insan. Bilmiyor musunuz; insan dünyadan ayrıldığında dünya harap olur, dağlar yerinden ayrılıp dağılır, gökler parçalanır ve yıldızlar sönüp gider. Bahtiyar o kimsedir ki, halkın içinde Hakk’a bakar; hakkın halk içindeki hükümlerine değil. Eğer mutlu biri ise, bundan ayrı bir konumdadır. İmamlarımızdan biri şöyle demiştir: Halka Hakk’ın gözüyle bakan onlara merhamet eder. İlim gözüyle bakansa onlara buğzeder. Dünya var oldukça mutluluk da yorgunluk ve zahmet de var olacaktır. Burası erime ve ayrışıp arınma yurdudur. Sen, altı gün boyunca dolaşırsın, yedinci günde ebedilik yurduna girersin.

Sahih bir delile dayalı olarak ortaya koyduğu tenzihe dönmelidir.

Kibirlenen birini gördüğünde ona karşı tevazu göster. Çünkü onun hakikati kulluktur. Böyle yapmakla ona kulluğunu hatırlatırsın. Böylece nefis hesap etmediğin bir taraftan aslına döner ve seni sever. Seni sevdiğinde sana yakın olur”.Sevgi denilince, Yunus’u hatırlamamak olur mu? Bakınız ne diyor, Koca Yunus; “Sevelim, sevilelim. Bu dünya kimseye kalmaz.” Halka, Hakk’ın gözü ile bakanlara selam olsun.

Sağlıcakla kalınız.