Seçim tamam, ya sonrası

Seçim bitti. Seçilmişlik, benlik, ihtiraslar, intikam almalar ve ego tatmin etmelerle devam ederse yandı keten helva demektir. Bunları yaşar mıyız? Yeniden seçilenlerle yaşamamız mümkün değil. Amaaa yeni seçilenlerle yaşayacak olabiliriz.

Geçmişte bunun örneklerini çok gördük. Türkiye’de neyse Çanakkale’de de insanların neye bakarak oy verdiklerini birlikte gördük. Sayın Cumhurbaşkanı balkon konuşmasında satır arasında konuya değindi. “Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz” dedi. Bakalım siyasetçiler, Çanakkale’yi yönetenler bunu ne kadar hayata geçirecek. İzleyeceğiz.

Kimler ne kazandı? Neyi ve neden kaybetti? Seçim tamam bitti. Şimdi siyaset yapanlar, yapmak isteyenler bu soruların cevabını kendi partisi içinde aramalı. Hastalığı teşhis etmek tedavi etmenin yarısıdır. Gerçi her seçimden sonra bizim siyasilerimiz kürsüye çıkıp ‘biz kazandık’ diye açıklama yapar ve buna kendisi de inanmaz ama olsun. Bu kez de öyle mi yapacaklar, bunları da izleyeceğiz.

AK Parti (Cumhur ittifakı) Biga’yı, Geyikli’yi kazanırken, Çan, Bayramiç, Ayvacık, Eceabat, Çardak, Umurbey’i kaybetti. CHP, (Millet ittifakı) Biga’yı ve Geyikli’yi rakibine kaptırırken, Çan, Bayramiç, Ayvacık, Eceabat, Çardak ve Umurbey’i kazandı. MHP bizim bölgemizde bazı ilce ve beldelerde aday çıkartırken, kazandığı belediye olmadı. İyi parti ise Gökçeada’yı rakibine vermeden Eceabat’ı da almış oldu. CHP’nin elinde olduğu merkez (Çanakkale), Gelibolu, Bozcaada’yı da ekleyelim. Şimdi kim kazanmış oldu?

Çanakkale ve Türkiye seçmeni sandık başına gittiğinde huzuru, barışı ve sonra da karnının doymasına göre ortaya atılan projelere değer verdi. Buna göre oyunu kullandı. Sonuçları böyle okumak gerekli. “Öcü geliyor, gelecek” safsatalarını, “Dinle beni çikolata vereceğim” kandırmacalarına inanmadı. Çok poster asmanın, binaya yıkım kararının alınmasının, bunun için inatlaşmanın da kâr etmediğini gördük.

Beş yıl içersinde çok kez karşımıza gelecek olan bazı belediyeler için bir gerçek daha var. Borçlar ve zor geçecek yıllar. Çan, Umurbey ve Kepez başta olmak üzere bu belediyelerin başkanlık koltuğuna oturan isimleri çok zor günler bekliyor. Eğer bu belediye başkanları, çok uzun zaman geçmeden maaş ödeyemez duruma düşecektir. Şimdiden buna hazır olsalar iyi olur.

Tabii ki bazı belediye başkanları da koltuğunu kaybetmiş olmalarına karşın, kaybetmenin yanında sonradan ortaya çıkacak olan iddialar ve dosyalarla, uzun süre uğraşmak zorunda kalabilir. Türk siyasi tarihinde iki türlü aklanma vardır. Birisi hukuken, bir diğeri de vicdanen, halkın gönlündeki aklanma. Bakalım hangi beldenin, ilçenin belediye başkanı bu kapsama girecek.

Bu aklanma ve karalama kapsamına girecek olan sadece belediye başkanı olarak algılanmamalı. Bağlı bulunduğu siyasi parti ve temsilcileri de bu cendere içersinde kendilerini bulabilir. Yani kısacası Başkanlık bitti, dertler de bitti olmayabilir. Türkiye’de en kolay elde edilen unvan biliyorsunuz ki BAŞKANLIKTIR. Kaybedileni bilmem.