“Cam kırıkları, can kırıklarından iyidir…”

Emekli olduktan sonra Çanakkale’ye yerleşen bir sanatçı, Levent Karakaş… Karakaş, emekli olduktan sonra hayatını camlara adadı ve cam sanatına merak sardı. Kursa gidip örendiği cam füzyonu daha sonrasında kendi açmış olduğu atölyesinde icra etmeye başladı. Çanakkale’de cam sanatı ile ilgilenen ve birbirinden farklı eserler ortaya çıkaran Levent Karakaş, “Biz tüketmeden üretiyoruz, cam kırıkları can kırıklarından iyidir” vurgusunda bulundu.

Emekli olduktan sonra Çanakkale’ye yerleşen Levent Karakaş, kendisini cam sanatına adadı. Çanakkale’de sokaklardan ve farklı yerlerden topladığı camları 820 derecelik fırınında füzyon haline getiren Karakaş, cam sanatına bir defa başladığında kendini alamıyorsun değerlendirmesinde bulundu.

“Emekli olduktan sonra kendimi cam sanatına adadım”

Levent Karakaş, “1960 Malatya doğumluyum. 50 sene İzmit’te yaşadım. İzmit’te emekli olduktan sonra, eşim Çanakkaleliydi, Çanakkale’ye taşındık. Emekli olduktan sonra ben sıkılmaya başladım, boşluğa düştüm. Çanakkale Belediyesi’nin cam kursu ile tanıştım ve iki dönem cam kursuna gitmeye başladım. Cam kursunda işi öğrenmeye başladıkça, kendi atölyemi açtım. Bu işi severek yaptığım için her gün üretmeye başladım.

“Cam kırıkları can kırıklarından çok daha anlamlı”

Başlarda iki kişi başladık sonra üç kişi olduk, daha sonrasında maddi sıkıntılar başladıkça ben tek kaldım. Gittiği yere kadar bu işi götüreceğiz. Ben camla tanıştıktan sonra bir daha ayrılamadım. Sanata yatkın olan bir kişi bu işe başladığından itibaren kopması mümkün değil. Cam zevkli bir şey… Cam kırıkları, can kırklarından daha anlamlı…

“Cam öyle bir iştir ki aynı eser iki defa oluşmaz”

Her hafta sonu babam beni çalıştırırdı, o zamanlar çok kızardım ama şimdi elini öpüyorum. Teknik işlerde küçükken elini taşın altına koymak, hayatın ilerleyen dönemlerinde birçok iş için alt yapı oluşturuyor. Ben bir sanat öğrendim. Kaynak işleri, su ve elektrik tesisatı gibi konularda kendimi yeterli hissediyorum. El sanatları ve üretmek çok anlamlı… Bana milyonlar ver, bu iş ile bir sonraki iş asla aynı olmaz. Cam öyle bir iştir, aynı eser iki defa çıkmaz.

“Bu sanat kaybolmasın ve bilinirliği artsın istiyorum”

Şu anda İzmit’te Vehbi Koç Vakfı’nın sergisinde benim eserlerimde sergileniyor. Bugüne kadar dört kişisel sergim oldu. Önümüzdeki dönemlerde faklı illerde sergilerde eserlerimiz yer bulacak. Çanakkale’de bu kadar büyük bir atölyede bu işi yapan bir tek ben varım ve kapılarımız herkese açık. Dileyen vatandaşlar buraya benim yanıma gelip, cam sanatı hakkında bilgi alabilirler. Buraya geldiklerinde eserler üzerinde birlikte de çalışabiliriz. Bu sanat kaybolmasın. Bilinirliği ve yapılması önemli…

“Tüketmeden üretiyoruz”

Ben camları nereden buluyorum? Çanakkale’nin her yerinde atılmış artık kullanılmayan camları topluyorum. Cama gidip para vermiyorum. Cam sonuçta dost, şekillendirildiği zaman siz ne isterseniz o hale bürünüyor. Cam dosttur, tüketmeden üretiyoruz. Atılmış, kullanılmayan camları şekillendirerek anlamlı hale getiriyoruz” dedi.

Füzyon nedir?

Füzyon iki veya üç parçadan oluşan camların bir takım işlemlerden geçtikten sonra, özel cam boyalarıyla veya renkli camlarla birleştirilip, daha sonradan 820 derecelik bir fırında birbirleri ile kaynaşmasına füzyon denir.

Füzyon işleminin gerçekleştiği fırın nedir?

Bu fırınların hazırları da var ama ben kendim yaptım. Birkaç ilde bu fırınlar satılabiliyor ama çok pahalı oluyor. Bu fırını İstanbul’dan ya da Kütahya’dan alabilirsiniz ama fiyatı 25 bin TL’yi bulur. Ben fırınımı kendim yaptım. Parçalarını kendim birleştirdim. Demir aksamını, ısı yalıtımını kendim kurdum. Fırın iki buçuk saatte 820 derecelik bir ısı verir hale geliyor, bu sırada dışarıya hiçbir şekilde ısı vermiyor. Isı kaybı olmadığı için fırında camlar birbirleri ile kaynaşıyor” dedi.

Tunahan Ünsal