Kaşdemir: “Bir yürek yeter!”

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından dün düzenlenen tören ile Seddülbahir Kahramanı Bigalı Mehmet Çavuş anıldı. Törende Bigalı Mehmet Çavuş’un belgeseli ilk kez gösterilirken anmanın ardından kahramana özel, tanıtım merkezinde hazırlanan serginin de açılışı yapıldı.

Çanakkale Savaşları sırasında 27. Alay, 3. Tabur, 10. Bölük’te ihtiyat çavuşu olarak görev yapan Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş için Çanakkale Destanı Ana Tanıtım Merkezi’nde tören düzenlendi.

ONUR KONUĞU MEHMET ÇAVUŞ’UN TORUNU

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın evsahipliği ve koordinesinde gerçekleştirilen törene Vali Orhan Tavlı, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Karişit, Adalet Komisyonu Başkanı Yemliha Karakoç, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Vali Yardımcıları, askeri erkan, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Bigalı Mehmet Çavuş’un torunu Recep Eren de eşi Zeynep Eren ile birlikte törenin onur konuğu oldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir’in konuşması ile devam etti. Gökhan Tarkan Karaman’ın yönetmenliğinde hazırlanan Bigalı Mehmet Çavuş belgeselinin de gösterildiği anma, Kuran tilaveti ve dualarla sona erdi.

“BİGALI MEHMET ÇAVUŞ GİBİ BİR YÜREK, BİR DE KÜREK YETER”

 “Bigalı Mehmet Çavuş, sadece savaşta kahramanlık yapmadı. Savaştan sonraki hayatında da kahramanlık yaptı.” diyerek başladığı tören konuşmasında Bigalı Mehmet Çavuş’un torunlarını ağırladıklarını vurguladı. Kaşdemir, “Bigalı Mehmet Çavuş aslında birçok önemi üstünde barındırıyor. Kahramanlığı bir kenara bırakıyorum. Bigalı Mehmet Çavuş’u fark eden ve adının bilinerek bugüne gelmesinde en önemli pay sahibi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çanakkale’nin Kahramanı, Anafartaların Kahramanı, Kurtuluş Savaşımızın Baş Komutanı, Cumhuriyet’imizin Kurucusu… Bigalı Mehmet Çavuş’un kahramanlığı gibi birçok kahramanlık yaşanıyor Çanakkale’de ama Gazi Paşa özellikle bu kahramanlığı gelecek kuşaklara aktarmak adına bizzat yazıyla bildiriyor. Mehmet Çavuş, Gazi’nin de iltifatına mazhar olmuş oluyor ve verilen gümüş madalya ile birlikte Türk Milletinin gönlüne tevdi ediyor.

Çanakkale ruhunu her daim canlı tutan, o Çanakkale’nin evlatları, torunları, bu kahramanları unutmadığını törenlerle her zaman ortaya koyabiliyorlar. Çanakkale ruhunun da bu milletin evlatlarının göğsünde her zaman canlı olduğu ayan beyan ortada… Ne zaman vatan, millet istiklali tehlikeye düşse, Çanakkale ruhu ayağa kalkıp, vatanın o istiklalin tehlikede oluşuna el koyuyor. Memleket ve vatan sevgisi, kutsal değerler sevgisi canından azizse bir insanın işte Bigalı Mehmet Çavuş gibi bir yürek, bir de kürek yeter. Ama imanlı bir yürek, vatan sevgisiyle dolu bir yürek ve milletin geleceğine kendini feda edebilecek cesarette bir yürek. Biz çok şükür Bigalı Mehmet Çavuş’ların her zaman bu milletin içerisinde var olduğunu gördük, görüyoruz” diye konuştu.

Anma töreninin ardından Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi içinde yer alan Bigalı Mehmet Çavuş Sergisi açıldı.

4 MART 1915: BİR ELDE KÜREK, MANGAL GİBİ YÜREK

Birinci Dünya Savaşında ise Çanakkale Cephesinde 27. Alay, 3. Tabur, 10. Bölük’te ihtiyat çavuşu olarak görev yapar. 4 Mart 1915 günü güçlü donanma bombardımanı ve makineli tüfeklerin desteği ile Seddülbahir’e çıkan İngiliz askerlerine yarım takım gücündeki askerleriyle karşı koyar. Düşmanın sayı ve silah gücü üstünlüğüne bakmaksızın mevziideki askerleriyle birlikte düşmana direnir. Üç saat süren çarpışmada Mehmet Çavuş’un tüfeğinin mekanizması aşırı kullanımdan işlemez hale gelir. Hırsından tüfeğini atar, yerden aldığı taşlarla düşmana saldırır. O da yetmez istihkâm küreği ile İngilizlerin üzerine atılır, emrindeki askerleri de süngü hücumuna kaldırır. Kendini kaybedip bayılana kadar düşmanla boğuşur. Başından ve göğsünden yaralanmış, avuçlarının içiyse paramparça olmuştur. Düşman bu kahramanca müdafaa sonucunda geri püskürtülmüştür. Takviye kuvvet isteğinin geri çevrilmesi üzerine İngiliz askerleri filikalarına binerek geri çekilmek zorunda kalır. O günkü çarpışmada 27. Alay 10. Bölük, 6 şehit ve 13 yaralı verirken, yenilerek geri çekilmek zorunda kalan düşmanın zayiatı ise 20 ölü, 25 yaralı ve 3 kayıptır.

KAHRAMANIN ÖDÜLÜ

Bu başarı, askerlerimiz açısından büyük bir moral kaynağı olur. Maydos (Eceabat) Mıntıka Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, Mehmet Çavuş’un kahramanlığını anlattığı günlük raporunda, bu kahraman askerin madalya ile ödüllendirilmesi teklifinde bulunur. Bu teklif üzerine Mehmet Çavuşa Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası verilmiştir. Madalyayı Maydos (Eceabat) Hastanesinde tedavi altındayken ziyaretine gelen Enver Paşa, bizzat takar.

SAVAŞA DEVAM  

Mehmet Çavuş, tedavisinin ardından bir müddet tebdil-i hava için köyüne gönderilir. İzin süresi dolmadan, “Arkadaşlarım orda kelle koltukta savaşırken ben burada oturamam” diyerek tekrar cepheye döner. Bu kez birliği Arıburnu bölgesinde çarpışmaktadır. Düşman birliklerinin tahliyesinin yapıldığı 9 Ocak 1916 tarihine kadar bu bölgede savaşmaya devam eder.

GAZİNİN VEFATI

Savaştan sonra gazilik payesiyle köyüne döner. Mütevazı bir hayat yaşar. Kendisine yapılan maddi yardım ve maaş tekliflerini “Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım” diyerek reddeder. 3 Şubat 1964 tarihinde 83 yaşında vefat eder. Bahçeli köyünün mezarlığına defnedilir.

Eylem Gözeldere