Yine mi güzeliz, yine mi çiçek

Birkaç gün sonra takvimler 8 Mart’ı gösterecek. Yani Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü… Gün bahane, hatırlanmak elbette şahane… Ancak son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, kadınları gülden karanfilden ibaret gören zihniyeti de tüm benliğimle kınıyorum.

8 Mart, tüm Dünya Emekçi Kadınları tarafından onurla kutlanması gereken bir gün. 1857’de bir dokuma fabrikasında çok ağır çalışma koşullarında çalışan ve direnişleri sonucu hayatını kaybeden kadın işçileri saygıyla anmamız gereken bir gün. Bugün, o günden belki daha kötü durumdayız ancak yine de bize umut oldukları için hepsine minnettarız.

Yerel Seçimlere birkaç hafta kaldı. Başta siyasiler olmak üzere her yasak savar kurum – işletme, kadın çalışanlara hatta gördükleri tüm kadınlara çiçek takdim ederek gününü anlamlı kılmaya çalışacak. Çiçek de verilmeli elbette, kadınların gönlünü hoş etmek kötü bir şey değil. (Ki ben çiçeği dalında sevenlerdenimdir) Ancak bizim ülkemizde daha çok, unuttuğumuz “kadın” diye bir tür var, bugün en azından hatırlıyormuş gibi yapalım mantığında kutlandığı için diğer özel günler gibi samimiyetsiz bir gün olmaktan öteye gidemiyor.

Ülkemizde senede bir gün çiçek verilerek hatırlanan kadının, siyasetteki yerinin gelişmemiş ülkelerin dahi gerisinde kalması bu samimiyetsizliğe bir örnektir. “Evinin kadını, çocuklarının anası” mantığı, toplumda süregeldikçe kadınlar gününü kutlamamızın da hiçbir anlamı yok kanımca…

Çanakkale’de kadınların her işini bileğinin hakkıyla yaptığını görmenin gurur verici olduğunu ayrıca belirtmek isterim. Kadın otobüs şoförünü ilk burada gördüm. Kadın demirci, kadın çaycı hatta kadın matbaacı bile gördüm. Siyasette de bu dönem, meclislerde her zamankinden çok kadın üyemiz olacak. Erkekler hiç kusura bakmasın, bu durum toplumun gelişmişliğini gösteren en önemli faktör. Çanakkale bunu asla kaybetmemeli, kadınlar hayatın her alanında daha fazla yer almalı. Genele nazaran iyi durumda olsak da bu sadece Çanakkale ile olacak iş değil. Kadın ki bazı sofralarda hâlâ öküzden sonra geliyor.

Neyse, bu pilav çok su kaldırır. Uzun yıllar da tartışılacak gibi duruyor. O nedenle ben küçük çaplı tepkimi ortaya koyup ufak ufak sıvışayım.

KADIN KOZMETİKTEN Mİ İBARET?

8 Mart mı? Tabii ki, her özel gün gibi bu da kapitalizmin bir oyunu haline getirildi. Birilerinin bu özel günü gerçekten doğru anlaması ve anlatması gerekiyor.

En basitinden örnek vereyim. Son günlerde bir elektronik cihaz almaya çalışıyorum. Elbette kıt kanaat geçinen bir basın emekçisi olarak en uygun olanını bulabilmek için fiyat araştırması yapıyorum. Her yerde kadınlara özel indirimler gözüme çarptı.

Gözlemlediğim kadarıyla şunu tüm öfkemle söylemek isterim ki; Kadın dediğin kozmetikten ibaret değildir! Kadınlar Günü’nde kozmetik markalarının indirim yapmasını anlarım. Ancak dolaştığım hiçbir mağaza, incelediğim hiçbir alışveriş sitesi “Emekçi (Çalışan)” Kadınlar Günü olduğunun idrakinde olmadığı için notebook, telefon gibi teknolojik cihazlarda veya herhangi bir kitapta dahi indirim yapmayı düşünmemiş. Ya kozmetik ya çanta-gözlük ya da iç çamaşırı… Her sene aynı terane. Sorarsan günümüzü kutlarlar. Neydi? Kadınlar çiçekti(!)

Son yıllarda bazı büyük büyük şirketlerde olumlu gelişmeler de var. 8 Mart reklamlarında, unvanların kadın-erkek ayrımıyla ifade edilmemesi gerektiğini işlemeye başladılar. Ülkemizde bazen güzel şeyler de oluyor tabii.

Soracaksınız ki indirim mi kadınlara verilen değeri gösteriyor arkadaşım? Elbette Hayır! Bunlar zaten hep Amerikan oyunları… Burada anlatmak istediğim bu yanlış bakış açısı. Kadının içini karartan, kapatan veya tam tersi bir obje gibi süslenmesi için teşvik eden zihniyetedir bütün tepkim.

Bir yandan kırılgan bir çiçek gibi görüp, diğer yandan el birliği ile hayatın tüm yükünü sırtına bindirdiğimiz kadınların; toplumda erkekler gibi bir birey ama sadece bir birey olduğunu ve hak ettiği yerini bulduğu nice 8 Mart’lara…

Yoksa her yıl, sözleri rahmetli senarist Meral Okay’a ait şarkının şu nakaratını söyleyip duracağız;

Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?

Hamdolsun

Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun.