Ayşe Gider: “Siyasette kadınlar arttıkça kalite de artar”

Cumhur İttifakı’nın adayı Ayhan Gider’in bürokratlığı döneminde de siyasete atıldıktan sonra da en büyük destekçisi olan eşi Ayşe Gider, evini Gazeteniz Gündem’e açtı. Ailesi, mesleği, ilgi alanları, kadının siyasetteki yerine kadar her sorumuza samimi cevaplar veren Gider, mesleğinin de gereği olarak çevre konusundaki hassasiyetini tüm açıklığıyla aktardı.

Yeri geldiğinde kordonda tek başına dolaşabilecek, bir mekanda kitabını okuyabilecek kadar sakin ve rahatlığı seven Ayşe Gider, yeri geldiğinde görevinin bilincindeki bir bürokratın eşi olarak anlayışlı bir Osmanlı Kadını…

İlgi alanlarından evliliklerine, çevre konularından kültürel konulara, Çanakkale’nin kendisi için ne ifade ettiğinden kadının siyasetteki yerine kadar tüm sorularımıza içtenlikle cevap veren Gider, Çanakkale’nin eksikliklerinin bir an önce giderilmesi gerektiğini “Ayhan da başkan olsa, Ülgür Abi de başkan olsa fark etmiyor” diyerek ortaya koydu.

Dünkü sayımızda yer alan röportajımızın devamı…

“HEPSİNİ SEVERİM AMA ARİF SAĞ’I ÇOK SEVERİM”

*Kendinize vakit ayırdığınızda neler yapmayı seviyorsunuz? Fotoğraf çekmeyi sevdiğinizi biliyoruz. Bunun dışında hobileriniz neler?

– Bir fotoğraf makinesi aldım ve eğitimini alayım dedim. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün gençlere yönelik bir kursuna katıldım.

Fotoğraf çekmeyi seviyorum ama insandan ziyade doğa fotoğraflarını seviyorum. Köylere veya adalara vs. gittiğimiz zaman güzel fotoğraflar çekiyorum. Ankara’da da Ankara’nın halleri diye bol bol çekmiştim, hepsini biriktiriyorum.

Ben farklı açılardan çekmeyi seviyorum. Düz çekmiyorum, açıyla çekmeyi, farklı gözle bakmayı seviyorum.

Film izlemeyi seviyorum. Bunun dışında müzikte bana güzel gelen her melodiyi dinlerim. Türk Halk Müziği de dinliyorum, yabancı müzik de dinliyorum. Ama Türkülerimiz hakikaten bana çok anlamlı geliyor. Onları dinlemeyi tercih ediyorum.

*Hangi Türk Halk Müziği sanatçısını seversiniz?

– Hepsini severim ama Arif Sağ’ı çok severim. Lisede Sivaslı bir arkadaşım vardı. Bana türküleri de Arif Sağ’ı da sevdiren O’dur. Müthiş güzel türkü söylerdi. Sanırım o zaman türkülerimize aşık oldum. Türküler bizim özümüzdür.

Zerrin Özer, Nükhet Duru ve Barış Manço bence her dönem dinlenebilen, vazgeçilemez sanatçılarımızdır.

*Kitap okumayı sever misiniz? Ne tür kitapları sıklıkla okursunuz?

– Biyografi ve Roman okumasını severim. Son bir senem çok yoğun geçti. Bu nedenle son zamanlarda çok fazla kitap okuyabildiğimi söyleyemem. Şuan okuduğum ancak bitiremediğim Ayşe Kulin’in bir kitabı var.

“AYHAN’IN BAŞARILI OLACAĞINI GÖRÜYORUM”

*Bürokrat Ayhan Gider mi? Siyasetçi Ayhan Gider mi?

– Tercih yapma şansım olmaz elbette. Bürokratken de siyasete çok uzak değildi. 2003 yılıydı il müdürü olarak atandı. Sonra Özel İdare Genel Sekreteri olarak atandı. Siyasi bir destek vardı arkasında… Ancak tabii Ayhan’ın kamuda daha çok verimli olduğunu düşünüyorum. Projelerini fikirlerini daha çok uygulayabiliyor. Değişik çalışmalar yapabiliyor. Milletvekilliğini sevmediğini söylemesinin ve kısa sürmesinin sebebi de belki budur.

Belediye başkanlığını da siyasetten çok kamu görevi olarak, yönetimsel bir konum olarak görüyorum.

*Projelerini sizinle paylaşır, fikirlerinizi alır mı?

– Evet genelde paylaşır. Bana bir konu ile ilgili fikrini söyler, ben de karşı fikirlerimi söylerim. Olaya farklı açılardan bakıp neler düşündüğümü söylerim. Ancak sadece benimle değil, çalışma arkadaşlarıyla da hep tartışır, konuşur, fikirlerini alır. Tek başına ben bunu yapıyorum demez. Çocuklarının fikrine de çok önem verir ve onlarla da konuşur.

Bizim evde en iyi muhalefeti büyük oğlum yapar. O hep olaylara farklı yönden bakar. Ben biraz daha duygusal bakıyorum, çocuklarım daha teknik bakabiliyor.

*Hangi sosyal sorumluluk projelerinde ve derneklerde yer aldınız? Ve devam eden projeleriniz neler?

– Arkadaşlarımızla birlikte sosyal sorumluluk projelerine katıldım. Anafartalar kampüsünde evlerimizde hazırladığımız yemeklerin satışını yapmıştık. Elde ettiğimiz gelirle de durumu iyi olmayan öğrencilere burs olarak katkı sunmuştuk. Kılık kıyafetleri topladık, elden geçirdik, temizledik ve ihtiyacı olan öncelikle üniversite öğrencilerine ve ailelere verdik. O dönem Belediyenin sosyal marketi yoktu. Orası yokken biz yapıyorduk o işleri… Kimsesiz çocuklar evi ve huzurevi sürekli ziyaret ettiğimiz yerlerdi. İşyerinde de arkadaşlarımla birlikte burs veriyoruz.

“KADIN GİRİŞİMCİLERİ ÇOK ÖNEMSİYORUM”

*Ayhan Bey’in kazanması halinde yapmayı planladığınız sosyal projeleriniz var mı?

– Arkadaşlarla konuştuğumuz ve bunları da yapmalıyız dediğimiz projelerimiz var ama bunları şimdiden söylemem doğru olmaz. Var olan projeleri de geliştirmek istiyoruz. Kadınların çalışma hayatında yer almasını ayrıca önemsiyorum. Kadın girişimcilerin desteklenmesi bu yüzden önemli. Benim çalıştığım kadınlar genelde çiftçi kadınlar. Onlarla yapmış olduğumuz bir sürü etkinlik var. Hakikaten ilginç fikirleri olan zeki kadınlar var ki sadece destek olmak gerekiyor. Onlarla ilgili çalışmaları artırmalıyız.

Çocuklarla ilgili her türlü projeyi de önemsiyor ve yer almaya çalışıyorum. Özellikle çocuklara yönelik etkinliklere katılmaya çalışıyorum. Başkanlık olsa da olmasa da çocuklar için yapılanları desteklemek gerekiyor. Bu bir vatandaş olarak görev ve yükümlülüklerimiz arasında yer alıyor. Herkes elinden geleni yapsa zaten sıkıntı kalmayacak.

*Ayhan Gider’in kazanması halinde ilk yapmak istediğiniz nedir?

– İlk uygulanmasını istediğim proje nefes alanlarının bir an önce hayata geçmesidir. Bunların dışında kordonların birleşmesi projesi olabilir, bisiklet yolu projesi olabilir, belki Ayhan’ın ilk yapacağı çalışma otopark olabilir. Hepsinin çok aciliyeti varmış gibi geliyor.

 “SİYASETTE KADIN SAYISI ARTTIKÇA KALİTE DE ARTAR!”

*Siyasetle ilgili misiniz? Daha önce hiç ilgilendiniz mi?

– Yok. Hiç ilgilenmedim. Ailemden de hiç ilgilenen olmadı. Ayhan’a kadar da siyasetin içinde olmadık. Eşime destek olarak her zaman yanında olacağım ama siyasetle ilgim olmayacak.

*Meclislerde bu dönem her dönemkinden fazla kadın üye olacak. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadının siyasetteki yeri nedir, ne olmalıdır?

– Sadece siyasette değil, çalışma hayatında da kadınların sayısı artmalı. Kadın sayısı arttıkça siyasette de, iş hayatında da kalitenin artacağını düşünüyorum. Siyasette kadın olmak hakikaten çok zor. Eşimi görüyorum, ne kadar zor süreçlerden geçtiğini görüyorum. Evli ve çocuklu olan kadınların ne zorluklar çektiğini düşünemiyorum bile.

Kamuda da bir yerde kadın olursa o işin kalitesi de artıyor, işin şekli de değişiyor. Erkekleri rencide etmek için söylemiyorum ama ne iş olursa olsun, kadın mutlaka işin içinde olmalı. Kadın her işte kendini çok rahat ispat edebilir. İş hayatında da olsa siyasette de olsa kadın çok daha fazla fedakarlık yapıyor ve çok daha fazla çalışıyor.

“ŞİDDETE KARŞI EĞİTİM KÜÇÜK AİLEDE BAŞLAR”

*Çanakkale’de diğer illere nazaran az olsa da ülkemizde her iki kadından biri fiziksel veya sözlü şiddete maruz kalıyor. Kadına Yönelik Şiddet konusundaki görüşlerinizi merak ediyorum. Bu şiddeti önlemenin yolu sizce nedir?

– Bunun eğitimi aileden başlıyor. Aileler çocuklarını şiddet konusunda (sadece kadına değil, hayvana da ya da genel olarak insanlara karşı da olabilir) küçük yaşta eğitmeli. Bu konuda çok hassas olmalı ve şiddetin doğru bir şey olmadığını yaşam tarzıyla öğretmeli. Sadece okullardaki eğitimle değil davranışlarımızla da bunu desteklemeliyiz. Belki o zaman bunun önüne geçebiliriz.

“ÇANAKKALE KAVGAYI SEVEN BİR TOPLUM DEĞİL”

*Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

– Umarım güzel bir seçim kampanyası süreci geçiririz. Hem bizim için hem Ülgür Abi için… Çünkü Çanakkale öyle kavgayı seven, birbirlerine karşı nefret söyleminde bulunan bir toplum değil. Dolayısıyla huzur içinde, projelerin yarıştığı, sakin güzel bir seçim kampanyası geçirmeyi diliyorum. Her iki taraf için de Çanakkale için de hayırlısı olsun.

Eylem Gözeldere