İltifat

Bazen günlük koşuşturmacadan, işten güçten ya da kişisel ilişkilerin yozlaşıp durmasından yorulup, çevremizde bizimle olan; destek veren insanlara aslında ne kadar değerli olduklarını hissettirmeyi unuturuz.

Öyle çok da büyük şeyler yapmamıza gerek yoktur ama bir şekilde içe kapandığımızdan mıdır nedir, unutuveririz teşekkür etmeyi, iki güzel söz söylemeyi.

Bazı insanlar bunu hiç ihmal etmez, hakikaten en çok onlara imreniyorum. Çünkü zaman zaman kendime dönüp baktığımda ne kadar minnettar olduğumu doğru ya da yeterli şekilde hissettiremediğim insanlar olduğunu fark ediyorum.

Belki bizim jenerasyonun pek iltifatla karşılaşmamasındandır bilemiyorum ancak genel olarak nezaket gereği dışındaki iltifat etmek ya da almak yabancı bir duygu gibi.

Bu kadar girizgâhı niye yazdım peki…

Birkaç gün önce hayatımın belki de en güzel iltifatlarından birini aldım çünkü.

“Allah seni başımızdan eksik etmesin.”

Üstelik söylediği söz karşılığında bir şey beklemeyen birinden gelince bu cümle nasıl güzel hissettiriyor insanı biliyor musunuz? Biraz yaşlanıp, aile büyüğü olduğunuz hissini de veriyor tabii ama böyle güzel ihtiyarlayacaksak ne mutlu bize.

Ne para ne de pulla sahip olamayacağım bir hazine.

Bıraksalar üç gün anlatırım her yerde bunu. Öyle zor bir zamanda, öyle güzel destek verici oldu ki bu cümle; hatrına birkaç kez daha böyle zor dönemlerden geçebilir insan.

Bana da ayrıca ders oldu tabii. Demek ki değerli olan insanlara hiç ertelemeden ve gerekirse hak ettiklerinden bile fazlasıyla iltifat edip, minnetinizi göstermeliyiz ki kendimizi de besleyebilelim.

Hep yaşlı ve huysuz bir teyze olacağımı düşünürken, yaşlı ve o kadar da huysuz bir teyze olmayabileceğimi de kavramış oldum bu sayede.

Belli mi olur belki bir gün sevgi kelebeği bile olurum.