ENTELLER, DANTELLER!

Atalarımız ne güzel söylemiş; “Tok olan, aç olanın halinden anlamaz.” Ne yazık ki aynen öyle. Her ne kadar, topyekûn Müslüman olduğumuzu söylesek de, uymuyoruz. Peygamber Efendimiz (S.A.S) “Komşusu aç iken, tok yatan, bizden değildir” diyerek dayanışmayı, yardımlaşmayı, malının kırkta birini zekât vermeyi hatırlatmış. Kimin umurunda? Oldum olası yarışma programlarına ilgi duyarız. Geçen gün TRT 1 televizyonunda Aileler Yarışıyor adlı bir program izledik. Bilenler bilir. Formatı şöyle: Beşer kişilik iki grup var. Bunlar bir konuda yüz kişiye sorulup, verilen en popüler cevabı bulmaya çalışıyorlar. İzlediğimiz bölümde yarışanlar, Acun denilen medya zengini birinin adasında yarışan artistler, enteller, danteller. Soru şu: “Yüz kişiye sorduk. Halkın en çok tükettiği balık ismini söyleyiniz.” Hamsi dediler, istavrit dediler, çupra dediler. Tıkandılar. Boya küpüne batırılmış, meşhur artistimizin birisi şöyle bir cevap vermez mi: Somon!

SOMON HA!

Hay Allah müstahakını versin. Somonu kim kaybetmiş de gariban bulmuş? Sorulan soru, “En çok tüketilen.” Yani orta direğin tükettiği balıklardan bahsediliyor. Tabii ki tırt. Doğru değil. Sonra sıra, yine kendisini havalarda gören, bilgiç, aktris bir hanıma geldi. O da ne dese beğenirsiniz? Kalamar. Yuh yani. En çok tüketilen balıklardan birisiymiş. Bunlar ya sopa yememişler ya sayı saymasını bilmiyorlar. Anlayacağınız, kendi paralarımız ile şöhret edip; şöhrete, lükse kavuşturduğumuz insanlar, geldikleri yeri unutuyorlar. Hani derler ya “Ölüler, dirileri hep helva yiyor zanneder.” diye… Bunlar, Boğazda viskilerini yudumlarken, Zap Suyu’na ağıt yakanlardır. Herkesi zengin, karnı tok zannederler. Fakirler için de üzüldüklerini beyan ederler. Allah inayete eriştirsin. Ne diyebiliriz ki?

HAMSİ KAFASI

Hazır konu, balıktan açılmışken, hamsi ile devam edelim.

Bir gün Temel hamsi satmaya başlamış ama yalnızca kafasını… Adamın biri yanaşıp Temel’e sormuş:

– Niye hamsinin sadece kafasını satıyorsun?

Temel de demiş ki:

– Hamsinin kafası insanın zekâsını güçlendirir, insanı daha akıllı yapar.

Bunu duyunca adam demiş:

– Ver bakalım bir tane.

Temel vermiş hamsi kafasını. Adam yemiş ve sormuş; “Ne kadar?”.

Temel demiş; “20 kuruş”.

Adam çıkarıp vermiş parasını. Temel parayı alırken sormuş:

– Bir değişiklik hissediyor musun?

Adam demiş; “Hayır”. Temel demiş ki:

– Bir tane yetmedi sanırım. Gel bir tane daha vereyim.

Adam bir tane daha almış. Bunun da parasını uzatırken, Temel’e dönüp:

– Yahu hamsinin kilosu 20 kuruş. Sen bana, hamsi kafasının tanesini 20 kuruşa sattın.

Temel demiş:

– Hah! Gördün mü? Nasıl da akıllanmaya başladın!

Sağlıcakla kalınız.