Verem hâlâ hayatımızın bir parçası

Dünyadaki ilk 10 ölüm sebebinden biri olan verem hastalığı, yıllar içerisinde geliştirilen tedavi yöntemleri ve artan eğitimler ile eski etkisini kaybetmiş olsa da hâlâ en fazla ölüme sebep olan enfeksiyon hastalığı olmayı sürdürüyor.

 

  1. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası bu yıl 7-13 Ocak 2019 tarihleri arasında kutlanıyor. Her yıl Ocak ayının ilk pazar gününden başlayan haftada kutlanan verem eğitim ve propaganda haftasında verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa dikkat çekilmesi hedefleniyor.

ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin haberine göre 7-13 Ocak tarihleri arasında 72. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Bu amaçla ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Mutlu açıklamalarda bulundu.

Dr. Mutlu “Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri verem mikrobu ile enfekte durumdadır. Verem, halen dünyadaki ilk 10 ölüm sebebinden biri olarak en fazla ölüme sebep olan enfeksiyon hastalığıdır. Ülkemizde Verem Savaşına özel bir önem vermiş, başarılı bir verem savaşı programı yürütülmektedir. Her ilimizde en az bir verem savaşı dispanseri hastalara ücretsiz hizmet vermektedir. Tüberküloz tedavisi ücretsizdir. Hastaların sosyal statülerini kaybetmeden, ekonomik sıkıntı yaşamadan, tedavilerini başarıyla tamamlamaları için psikolojik ve ekonomik destek de sağlanmalıdır. Dünyada tüberküloz kontrolü ile ilgili en son politika olan Tüberkülozu Bitirme (END TB) Stratejisi göre, 2035 yılına gelindiğinde yeni hasta ortaya çıkma sıklığında %90 azalma, ölümlerde %95 azalma ve Tüberkülozdan etkilenmiş, ev halkının bu hastalığa bağlı yıkıcı maliyetlerle karşılaşma yüzdesi %0 olarak hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşmak için bütün hastaların tedavisinin yanında özellikle latent (gizli) tüberküloz enfeksiyonu kontrolü, riskli gruplar, yabancı uyruklu/göçmen hastalar, dirençli hasta ve temaslılarının yakından takibi gereklidir.

Türkiye’de hasta sayısı yıllar içinde giderek düşmektedir (2005 yılındaki hasta sayısı 20.535 iken 2017 yılında hasta sayısı 12.046’ya düşmüştür). 2016 yılında tanı konulmuş hastaların %86’sının tedavisi başarı ile tamamlanmıştır” dedi.

Haber Merkezi