MEB’DE YÖNETİCİ ATAMA

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yönetici atamaları ile ilgili Türk Eğitim Sen üyelerine, yıllardır yapılan haksızlığı biliyoruz. Çok başarılı okul müdürlerine, müdür yardımcılarına sıfır puan vererek idarecilikten düşüren, Memnun Sen sempatizanı, Milli Eğitim Müdürlerini de tanıyoruz. Sayın Bakanın teklifleri ve Sayın Cumhurbaşkanının onayları ile Sınav-Mülakat sisteminde yeni bir döneme girilmiş oldu. Bu konu ile ilgili Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan yaptığı açıklamada şunları dile getirmiş:

“MEB Yönetici atama yönetmeliğinde yapılan kısmi değişiklikle; yazılı sınav-mülakat oranının %80-20 olarak revize edilmesi ve sınavın ÖSYM tarafından yapılacak olması, olumlu adım olmakla birlikte, aslolan, adaletsizliğin mekanizması olan mülakatın toptan kaldırılmasıdır. Türk Eğitim Sen olarak, özellikle mülakatın kaldırılması hususundaki, hukuki girişimlerimizin olacağının bilinmesini istiyoruz. Ayrıca 2023 Vizyon Belgesi’nde taahhüt edilen, okul müdürlüğünün ikinci görev olmaktan çıkarılıp kadroya alınması için de, kanuni düzenleme ivedilikle gerçekleştirilmeli ve kadroya geçişler mutlaka merkezi̇ yazılı sınavla yapılmalıdır. Aksi bir durum, yani, “aşil tendonlarını” ödüllendirecek şekilde, kul hakkı yiyerek göreve getirilmiş olanların kadroya geçirilerek statüye kavuşturulması asla kabul edilemez. Böylesi bir tutum, yıllardır yaşanan gayri ahlaki süreci onaylamak ve bir ortağı demektir. MEB artık hak ve ahlak anlayışının katledildiği inisiyatiflerle değil, eğitim çalışanlarını huzurlu kılacak liyakat ve adaletin esas alındığı icraatlarla anılmalıdır.“Yeni” dönemin işareti, ancak, “eski” dönemin adaletsizlik ve ahlaksızlıklarının kökten ortadan kaldırılacağı tasarrufların hayata geçirilmesi ile ortaya çıkacaktır.

İŞİNİZE GELMEDİ DEĞİL Mİ?

Bu düzenlemeye ne yazık ki, Eğitim Bir Sen itiraz etmiş, Yani Memnun Sen’e bağlı bu kuruluş memnun olmamış! Hani şu Andımızın tekrar okutulmasına meydanlarda itiraz eden eğitim sendikası. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı “Bu dönüşüm, tedricî olarak gerçekleşmeli ve devr-i sabık oluşturacak şekilde bir tasfiye sürecine dönüştürülmemelidir. Okul yöneticiliğinde değişim yerine gelişim esas alınmalı; halen eğitim kurumu yöneticiliği görevini yapanların müktesep hakları gözetilmelidir” demiş. Buna karşılık açıklama yapan, Türk Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Şahindoğan şunları söylemiş: “2014 yılında yönetici kıyımı yaparken tedricilik gibi bir endişeleri yoktu. O zaman değişim yerine gelişim diyen dilleri de yoktu. Müktesep hakları var bu yöneticilerin diyecek bir vicdanları da… Şimdi bu arkadaş çıkmış “tedricilikten”, “değişim değil gelişimden” ve “müktesep haktan” bahsediyor. Bu ikiyüzlü bir zihniyettir. Bu zihniyetin eğitim diye bir kaygısı yoktur. Bu zihniyetin tek derdi gasp ettikleri koltukları işgale devam etmektir. Çünkü o koltuklar bunların aşil tendonlarıdır. O koltuklar olmasa sendikacılık filan yapamaz bunlar. O zaman bunlara diyoruz ki: Hadi oradan! Hadi oradan! ”Demek ki, adalet bir gün herkese lazım oluyormuş. Sağlıcakla kalınız.