“Eğitim dernek ve vakıfların elinde”

Eğitim İş Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu dernek ve vakıfların eğitimde paydaş haline getirildiğini ifade ederek, bu durumun kabul edilemez olduğu vurgusunda bulundu.

Eğitim İş Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu, Milli Eğitim’in protokoller ile birlikte dernek ve vakıfların eline terk edildiği iddiasında bulundu. Konu ile ilgili olarak yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın protokoller dönemi ile Milli Eğitimi bir takım dernek ve vakıflar eline terk etmesi politikasının bir örneği daha kamuoyuna yansımıştır.

Server Gençlik ve Spor Kulübü Derneği isimli bir dernek, yarıyıl tatilinde gerçekleşmek üzere “Haydi Çocuklar Camiye Projesi” adı altında 3 ayrı kategoride (6-7/ 8-9-10 / 11-12-13 yaş) düzenlediği yarışmada, erkek çocukların vakit namazlarında (sabah-öğle-ikindi-akşam-yatsı namazlarında) camilerde namaz kılması ve bununla birlikte belirlenen sureleri ezberlemesi karşılığında puanlamalar yapılarak, ödüller verilmesi yönünde bir yarışma düzenlemiştir.

İlgili dernek tarafından, anılan yarışmanın Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda duyurulmasını, derneğin ve diğer proje ortağı derneklerin okullarda stantlar açmasına, kitapçık ve afişler dağıtması konusunda izin verilmesi hususunda başvurusu üzerine Bakanlık dava konusu işlem ile söz konusu talebin kabulü ve okullarda duyurulmasına ilişkin işlem tesis etmiş ve okullara da duyurmuştur.

Bakanlığın işleminden denetimlerin yapılması şeklinde yer verilen ifade de yalnızca duyuruların denetlenmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Ancak yarışmanın tüm Türkiye’yi kapsadığı ve proje ortağı olarak isimleri yer alan onlarca adı geçen derneklerin yer aldığı dikkate alındığında, çocukların özellikle sabah, akşam ve yatsı vakitlerinde camilere götürüleceği hususu gözetildiğinde denetimlerin ne şekilde sağlanacağı, çocukların ulaşımının ne şekilde gerçekleşeceği gibi hususlara dair en küçük bir bilgi ve önleme yer verilmemiştir. Bu haliyle buna ilişkin aralarında 6-7 yaş çocukların da bulunduğu dikkate alındığında güvenliklerinin ne şekilde sağlanacağına dair davalı idarenin işleminde hiçbir belirleme yer almamaktadır.

Örneğin okul öğretmenleri ya da idarecileri de (YARIYIL TATİLİNDE) tüm vakit namazlarında camilere gönderip denetim mi gerçekleştirecektir?

Bu hususların yanı sıra, pek tabii olarak her vatandaşın din ve vicdan hürriyeti temelinde istediği ibadeti istediği şekilde yapabilmesi mümkündür ve bu husus da laik devlet ilkesinin güvencesi altındadır. Ancak idare eliyle okullardaki öğrencilere belirli bir ibadetin yerine getirilme çağrı yapılması ve bir takım dernek ve vakıfların Milli Eğitim Sisteminin paydaşı haline getirilerek okullarda faaliyetlerde bulunmasına imkan sağlanması, öğrenciler ve aslında tüm eğitim camiası üzerinde baskı oluşturabilecek bir ortamın oluşmasına neden olabileceği dikkate alındığında söz konusu uygulama anayasa ve diğer mevzuat hükümlerine, açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

Söz konusu yarışmanın okullarda duyurulması ile ilgili derneklerin okullarda faaliyet göstermesine izin verilmesi yönündeki Bakanlık işlemine Sendikamızca dava açılmıştır. Eğitim-İş olarak dernek ve vakıfların eğitimin paydaşı haline getirilmesine yönelik politikaya geçit vermeyeceğiz.”