KAR SEVİNCİ

Kar yağdı böyle oldu, diyelim. Uzun süredir kar görmeyen Çanakkaleliler, pazar günü bayram yaptı. Şehir içinde yağan kar sabah eriyince, millet tepelere, yüksek yerlere akın etti. Hoş bir manzara oluştu. Kardan adamlar yapıldı. Kartopları oynandı. Büyüklerimiz,”Kar temizliktir” derlerdi. Ne kadar doğru bir tespit. Mikroplar temizlendi. Barajlarımız dolacak. Bu karlı havada, sevimli dostlarımız, sokak hayvanlarını, kuşları ihmal etmemek lazım. Belki de, bir kenara koyacağımız, iki parça yiyecek, onların hayatını kurtaracak. Öğrencilerimizin sevincini de, unutamamak lazım. Hafta sonu ile birleştirilen bir günlük tatil, onları da mest etti. Kınamamak gerek. Bizler de okul dönemlerimizde, tatil olsun diye dua ederdik. Kar konuşulunca, aklımıza yıllar önce yazılmış bir şiir geliyor. Çoğunuz hatırlayacaksınız. Buyurun. Paylaşalım, “Gara dağlar gar altında galanda, men gülmezem. Dil bilmezem.” Tabii ki, kış şartlarının yarattığı zorlukların giderilmesi, eskisi gibi zor değil. Karayollarımız, Özel İdarelerimiz, Belediyelerimiz, bu konuda hem deneyimli hem de teknik donanımlı. Yollar, geçitler çok kısa zamanda açılıyor. Yağış öncesi tedbirler alınıyor. Hatırlanacağı üzere, Van’ın Bahçesaray ilçesinin, 8 ay kar altında kaldığı günler yaşadık. Şimdi bundan bahseden var mı? Her ne kadar eskisi gibi zorlu kışlar olmasa da, yine de Doğu’da kar yağışı fazla oluyor. Bu arada, tahminlerini yüzde yüz tutturan Meteorolojiyi de kutlamadan geçemeyeceğiz. 4 G’nin yeni yeni söylendiği günlerde, Elazığlı Gakgoşa sormuşlar “4 G nedir?” “Ne olacak. Gar, Gış, Gıyamet, Gadanalam” demiş.  Öyle veya böyle. Sonuçta, kar görmeye hasret kalmıştık. Beyaz örtü içimizi ferahlattı. Yine de, bu kar kış kıyamette, evi barkı olmayanlara, fakir fukaraya Allah yardım etsin.

GÜLELİM Mİ?

Gülelim tabii ki. Fransa’da yolun kenarında bekleyen Karayolu Polisi, yanından hışım gibi geçen adamın peşine takıldı ve az ilerde yolunu kesti. Aracından indi. Yürüdü. Hızlı sürücünün başına gelince işaret etti. Adam camı indirince sordu.”Ne kadar hızlı gittiğinizin farkında mısınız?” “Farkındayım” dedi adam… “Bir hırsızlık olayından kaçmaya çalışıyordum.” Polis şüpheli şüpheli baktı ve sordu…

“Sizi mi soydular?” “Hayır” dedi adam… “Ben soyguncuyum.”

Polis şoke oldu… “Yani soygun yaptın, ondan kaçıyorsun, öyle mi?”

Adam sakin sakin “Evet” dedi. “Çaldıklarım da bagajda.”

Polis “Ellerini direksiyonun üzerine koy. Ben şuradaki ehliyet ve ruhsatını alacağım” dedi ve elini camdan içeriye doğru uzattı.

“Yapma” dedi adam… “Torpido gözünde dolu bir silah var…”

Polis elini çekti. Tabancasını doğrulttuğu adama “Bekle” dedi ve telefonuyla destek istedi. Bir anda çevre polis ekip arabalarıyla doldu. Tepede de bir helikopter uçmaya başladı. Adamı çıkardılar. Kelepçelediler. Tam polis arabasının arkasına bindirirlerken, operasyonun emniyet amiri adama yaklaştı.”Sizi durduran memur, bir soygun gerçekleştirdiğinizi, çaldığınız malların bagajda olduğunu, torpido gözünüzde de dolu bir silah bulunduğunu söyledi ama arabanızı aradık, bunların hiçbirini bulamadık” dedi.

Adam güldü… “Bulamazsınız tabii. Bahse girerim, o yalancı polisiniz beni hız yaptığım için durdurduğunu da iddia ediyordur.”

Sağlıcakla kalınız.