Bu nasıl vahşet!

Lapseki Dalyan Mahallesi’nde 4 Ocak Cuma Günü çekilen görüntülerde, bir kedinin ayakları kesildikten sonra yakıldığı görüldü. Olaya tepki gösteren hayvan severler tarafından yasal işlemler başlatılırken, faillerin bir an önce tespit edilip rehabilite edilmeleri gerektiğini vurguladı.

Hayvan severlerin vahşetin gelebileceği son nokta olarak değerlendirdiği olayda, bir kedinin patilerini kesen kişi ya da kişilerin hayvanı yaktığı da görüldü. Bazı hayvan severler tarafından da tüm toplumu ilgilendiren sosyolojik vaka olarak değerlendirilirken, canilerin bir an önce tespit edilip şiddet tedavilerinin yapılması ve cezai işlem uygulanması gerektiği vurgulandı.

Gazetemize konu ile ilgili görüş bildiren Lapseki ve Çardak Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hüveyda Gül, bu olayın benzerinin daha önce de defalarca yaşandığını kaydetti.

Gül, “1,5 sene önce yine aynı şekilde buradaki bir aile çay bahçesi önünde, hayvanların ayakları kesilip üzerine tiner döküp yakılmıştı. Bazılarının sadece enseleri yakılmıştı. Türkiye’deki bu pati kesme olaylarının artması hiç hoş değil. Çok fazla öne çıkmaya başladı.

Geçtiğimiz gün de deveye şiddet olayı yaşadık. Şimdi pişman olduğunu açıklamış deve sahibi… Pişman olma sen! Şiddet uygulayan pişman olmasın artık zaten. Yok böyle bir dünya… Bu şiddetin bir üstü bu kedilerin yakılma olayıdır. Bir üstü ise evdeki çoluğuna çocuğuna şiddet uygulamaktır. Sokakta çocuğuna bağıran bir kadını mahkemeye verdim. Bağırmak da küfür etmek de şiddettir. Biz bu canların canını acıtanların peşindeyiz.

Güzel bir yolda, güzel adımlarla yürümek istiyoruz. Bu yolun güllük gülistanlık olmasını istiyoruz. Bu dünya bizim, bizler gidiyoruz artık ama gençlerimiz büyüyor. Bu dünyaya gelen çocuklara güzel bir dünya bırakma mecburiyetimiz var.” dedi.

Hayvan sever kimliği ile tanınan ÇOMÜ Öğretim Görevlisi Devrim Varol da Çanakkale Hayvan Hakları Dayanışma grubu adına konu ile ilgili gazetemize konuştu. Varol, “Bu vahşetin gelebileceği son nokta. Fail ya da faillerin bulunması için yasal girişimler yapıldı. Ancak bunun bütün toplumu ilgilendiren bir sosyolojik vaka olduğu herkes tarafından anlaşılmak zorunda. İçinde böyle bir şiddet ve vahşet potansiyeli olan canilerle aynı mahallelerde oturuyor, aynı havayı soluyoruz. Bu yaratıkların acilen bulunup cezai işlem görmeleri ve rehabilite edilmeleri bir zorunluluktur.” dedi.

Eylem Gözeldere