Akif’i Bağrımıza Bastık

82. vefat yıldönümünde saygıyla andığımız, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un çocukluğuna ve Çanakkale’deki anılarına tanıklık edeceğimiz belgeselin çekimlerinde sona gelindi. 2019’da vizyona girecek olan belgeselin yönetmeni Nihal Ağırbaş, süreci gazetemize değerlendirdi. Projenin fikir babası AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a teşekkür ederek “Çanakkale’nin Mehmet Akif’e sahip çıkması ve bizim hemşerimiz demesi çok güzel.” diyen Ağırbaş’a, Bayramiç Belediye Başkanı Sadettin Arslan’dan da destek geldi. 

Bayramiç başta olmak üzere Çanakkale’nin pek çok ilçe ve beldesinde, bir süredir devam eden ve Mehmet Akif Ersoy’un çocukluğunu anlatan belgesel çekimlerinde sona gelindi. 18 yıllık tecrübesiyle belgeselin yönetmenliğini yapan Nihal Ağırbaş, belgesel hakkında gazetemize konuştu. Başta, projenin fikir babası AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a, Bayramiç Belediye Başkanı Sadettin Arslan’a ve sponsoru İÇDAŞ’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Ağırbaş, “Çanakkale’nin Mehmet Akif’e sahip çıkması ve bizim hemşerimiz demesi çok güzel.” diye konuştu.

“ÇOCUKLUĞUNA DAİR ÇOK AZ ŞEY BİLİYORDUK”

İstanbul’da galası yapılan ve şuan vizyonda olan Troia belgeselinin genç yönetmeni Nihal Ağırbaş, Mehmet Akif Ersoy’un çocukluğu ile ilgili çektiği belgeseli şöyle değerlendirdi:

“Mehmet Akif Ersoy ile alakalı projelerin, dizilerin yapılmış olduğunu ama Akif’in çocukluğunu daha önce hiç izlemedik. Çocukluğu ile alakalı toplum olarak çok az şey biliyoruz. Projenin çıkış noktası, senaristimiz Ömer Bey ile birlikte Sayın Bülent Turan ile sohbet ediyorduk. Bu konuşma esnasında bize, Mehmet Akif’in doğum yerini biliyor musunuz, diye sordu. Kendimizce fikirler ortaya koyduk ama hiçbirimiz doğum yerinin, resmi kayıtlarda Bayramiç yazdığını bilmiyorduk. Sonra kendisi belgesini gösterince çok şaşırdık. Çok ilginç geldi çünkü ezber bozan bir bilgiydi. Bunu film yapmak ve buradan yola çıkarak, Mehmet Akif ile bir çalışma yapmak daha anlamlı geldi. Üzerine çalışılıp Mehmet Akif’in çocukluğu daha önce işlendi mi diye baktığımızda, hiçbir projenin yapılmadığını gördük. Akif’in çocukluğu ile alakalı olarak da (Mehmet Akif’i çok anladık mı halk olarak çok tanıyor muyuz o da tartışılır) yapılmamış bir şeyi yapmak üzere yola çıktık. Troia Hazinelerinde de böyleydi biliyorsunuz.”

“FİKİR BABASI BÜLENT TURAN’DIR”

“Bu işin fikir babası Bülent Turan’dır. O nedenle kendisine çok teşekkür ediyorum. Troia’da olduğu gibi Turan da Çanakkale de bu işe çok sahip çıktı. Kapıları açtılar ve biz hiçbir sıkıntı yaşamadan Çanakkale’de çekimlerimizi tamamladık. Yakın arkadaşlarının anlattıklarına göre; çocukluk arkadaşı Mehmet Eşref, Eşref Edip, Mithat Cemal’in hatıralarından ve anlattıklarından yola çıkarak bildiğimiz, çocukluğu ile alakalı Bayramiç’te geçen günlerine dair babasının görevi nedeniyle buraya geldikleri, Bayramiç’te ilk mukaveleyi burada okuduğunu Taş Köprü’den dereye atlayıp yüzmeyi ilk burada öğrendiğini, yaşadığı evi, ailesiyle alakalı bildiğimiz ve seyirciye anlatmak istediğimiz tüm anekdotları film ile aktardık. Doğumundan sonra babanın buraya tayini çıktığı, 4 sene burada yaşadığı ve Ramazan aylarında babanın görevi dolayısıyla buraya gelip bir süre, 11 yaşına kadar zaman zaman gelip gittiği söyleniyor. Bildiğimiz bütün detayları profesyonel oyuncularımızla canlandırdık. Çok başarılı bir iş çıktı. Figürasyon ile birlikte 40-50 kişilik bir kadromuz vardı. Dönemin pazaryerini kurduk. Mehmet Akif’in çok güzel ve çok anlamlı bir şiiri var, ‘Küfe’ şiiri… İstanbul Fatih’te geçen bir şiirdir ve anlattığı tüm ayrıntıları ile o şiiri canlandırdık. Tüm çekimleri Çanakkale’de yaptık. Çekimler, Bayramiç Adatepe Köyü’nde, Geyikli’de, Biga’da, Çanakkale Merkez’de ve Çanakkale çevresinde birçok yerde oldu. İşin yönetmeni olarak henüz kurguya girmedim ama çok doyurucu, görselde çok güzel bir iş olduğunu düşünüyorum. Benim içime çok sindi.”

“HATA YOK, İNSANİ OLARAK ÖZÜR DİLEDİM”

“Süreç içerisinde bazı can sıkıcı olaylar da yaşadık. Sayın Bülent Turan’ın tweetinden yola çıkarak bazı haberler yapıldı. İşin başından beri aile ile görüşüyoruz. Daha çekime çıkmadan Selma Hanım (Selma Ersoy Argon) ile de Fatih Bey (Fatih Bayhan) ile de görüştük. Çekim sırasında kafama takılan bir şey ile ilgili kendilerini aradım ve birbirimizden habersiz yürümedik. Sonrasında yapılan açıklamalara şaşırdım. İletişim halinde olmamıza rağmen haberler aracılığı ile direk bir tepki görünce neden aranmadığımı sorguladım. Telefon ile görüşmemizde, neticesinde dedesiyle ilgili bir film yapıldığı için üzülmüş olabilir diye, Selma Hanım’a onu üzdüysek kırdıysak kişisel olarak özürlerimi iletin, dedim. Biz bir şey yapıyoruz ama kimseyi kırmak, üzmek istemedik. Hatalı bir şey yapmıyoruz, ortada film yok henüz, senaryosu yok. Neyin tepkisi bu anlamadım. Yine de Hanımefendiyi üzmüş olabiliriz ‘benim adıma özürlerimi iletin’ dedim. Fatih Bey de tweet atarken, yapımcı yönetmen Nihal Ağırbaş, Selma Hanım’dan özür diledi, diyip aslında çok iyi bir niyetle yazdığım tamamen köprü olabilmek ve bu güzel eserin önüne bu tartışmaların geçmemesi amacıyla, doğruyu anlatabilmek için yaptığım açıklamayı, alıp ‘yönetmen yaptığı hatadan dolayı özür diledi’, ‘belgeselin bu yüzden adını değiştirdi’ gibi amaç dışı bir şekilde kullandılar.”

“BAYRAMİÇLİ AKİF OLSA NE OLUR AKİF OLSA NE OLUR”

“Benim anlattığım hikaye belli… Belgeselimin adı Bayramiçli Akif olsa ne olur, çocuk Akif olsa ne olur, Akif olsa ne olur?, İsim önemli mi? Bayramiçli Akif dediğimizde aileyi kırmaksa mevzu, Bayramiçli Akif olmaz ismi. Benim için çok da değişmez bir kural değil. Başka bir yere çekilip kullanılması üzücü… Onu da bu vesile ile düzeltmiş olayım. Özür dilenmedi. Özür dilemek çok insani bir durum. Hata yapılmış olsaydı. Özür dilenirdi ama bu belgeselde herhangi bir hata yapılmadı. Osmanlı’nın Sicil kayıtlarında doğum yeri Bayramiç geçiyor. Bu Osmanlı’nın tarihi bir belgesidir. Ben dürüst bir belgeselcilik yaparken bunu görmezden gelebilir miyim? Kendi anlatımlarında ve bütün kaynaklarda Fatih Sarıgüzel Mahallesi geçiyor. Bunu görmezden gelebilir miyim? İki görüşü de iki belgeyi de belgeselimde vereceğim. Buna artık seyirci karar verecek.”

“ÇANAKKALE’NİN SAHİP ÇIKMASI ÇOK GÜZEL”

“Çanakkale’nin Mehmet Akif’e sahip çıkması ve bizim hemşerimiz demesi çok güzel değil mi? Bülent Turan da Bayramiç Belediye Başkanı da bunu bu şekilde göz ardı etmiyor. Aile başka bir şey söylüyor. Bazı tarihçiler Fatih’i iddia ediyor. Ancak bunlarda bir sakınca yok. Ben bir film yapıyorum ve eserimde ikisini de dile getiriyorum. Seyirci hangisini arzu ederse onu kullansın. Burada anafikir ve tartışmama neden olan da buydu. Bunları bırakın artık, Milli şairimiz ve Manevi önderimizin hiç bilinmeyen, hiç duyulmayan, hiç konu olmayan tarafını, çocukluğunu işliyoruz. Buna sahip çıksanıza… Çanakkale Milletvekili Bülent Turan bunu bize söylemeseydi belki de hiç böyle bir çalışma yapmayacaktık. Doğum yeri ile ilgili böyle bir belgeden belki hiç haberimiz olmayacaktı. Şehrine sahip çıkıyor, Milli Şairimize sahip çıkıyor. Bunun güzelliği ile mutlu olacağımıza, hizmet eden insana destek olacağımıza köstek olmayı tercih ediyoruz. Bunun da iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum.”

“SPONSORUMUZ BAKANLIK DEĞİL İÇDAŞ’TIR”

“Kültür Bakanlığı’na konu ile ilgili bir başvurumuz yok. Haberlerde çıktığı için söylüyorum; bu projeyi Kültür Bakanlığı desteklemiyor. Bu projenin sponsoru İÇDAŞ’tır. Bayramiç Belediyesi de elinden gelen bütün desteği veriyor. Sağ olsun, Bayramiç halkı da destekledi ve yeri geldi figürasyonumuz oldu.”

Eylem Gözeldere