Meclis Manzaraları

Malum grup başkan vekili, çok bağırmanın, kendisini haklı göstereceğini zannediyor. Kim ne söylerse söylesin, iltifat bile edilse, o tiz sesi ile bağırıp, çağırıyor ve eleştiriyor. Bunların gözünü, Erdoğan ve Bahçeli düşmanlığı sarmış. Aslına bakarsanız, bizler vatandaş olarak, meclisteki bu kavgaları görmek istemiyoruz. Milletin gözü önünde olan ve örnek alınması gereken insanlar, ne yazık ki, kötü örnek olmaktadırlar. Meclis oturumunun sondan bir evvelki gününde, Milli Savunma Bakanlığın bütçesi görüşülüyordu. Adı üzerinde bütçe. Ne yazık ki, birileri ile kol kola olanlar, bütçeyi eleştireceklerine, eski Genelkurmay başkanı olan bakanı eleştirdiler. Muhalefetin görevi, yanlışları söylemek, iktidarı eleştirmektir. Amma ve lakin üslup çok önemlidir. Söyleyeceklerinizi, sakin bir şekilde anlatırsanız, bir problem olmaz. Ayrıca, bakanlığın bütçesini tenkit edeceğiniz yerde, gerilere gidip, işin içine FETÖ’yü katarsanız, güvenirliğinizi kaybedersiniz. Doğrudur. FETÖ AK parti iktidarı döneminde büyümüş, beslenmiştir. Genel Kurmay Başkanını da, Ordu içindeki bu oluşumu görmediği için, eleştirilebilirsiniz. Ancak terör örgütleri ile kelle koltukta mücadele eden bir kuvvetin başını da, hakaret edemezsiniz. Üstelik Sayın Bakan, kafasına silah dayatıldığı halde, kahramanlık örneği göstererek teslim olmamıştır.

BÖLÜCÜLERE LAF YOK

Aynı oturumda, terör örgütünün siyasi kanadını oluşturduklarını iddia edenler, Gazi Meclis kürsüsünden bölücü başına sayın demek cesaretini gösterdiler. AK Parti ve MHP sözcüleri gerekli cevabı verdiler. Ne yazık ki CHP grubundan ve bu sayın grup başkan vekilinden bir tek söz, itiraz duyulmadı. Milli Savunma Bakanı’na gösterdiği haşmeti, azameti, bu terör destekçilerine gösteremedi. Haliyle inanılırlılığını kaybetmiş oldu. Yine aynı zihniyette bir vekil,”Yeni gezilere hazır olun” dediğinde de ne CHP grubundan ne de her konuşmada ona buna sataşan vekil, sesinin çıkaramadı. Neden korkuluyor, tepki gösterilmiyor? Atatürk’ün kurduğu parti olduklarını iddia edenler, Cumhuriyeti yıkmak, ülkeyi bölmek için edilen laflara nasıl olur da ses çıkarmazlar?

GÜLELİM

Adam doktorun muayenehanesine girer girmez, doktorun sekreteri karşılamış. Ne için geldiğini sormuş, “Kum…” demiş adam hafif utangaç. Bunun üzerine sekreter adını, adresini, sosyal güvenlik numarasını alıp, karşısındaki bir koltuğa oturtmuş, 15 dakika sonra bir hemşire gelmiş. Oda “Ne için geldiğini” sormuş, “Sadece Kum için abla…” diye cevap vermiş adam, hemşire adamın boyunu, ağırlığını, daha önce bir rahatsızlığı olup olmadığını sorup onu bekleme salonuna almış… Yarım saat sonra bu sefer bir hastabakıcı ‘Ne için geldiğini‘ sormuş. Yine “Kum abi kum…” diye cevap vermiş. Adam hafif sinirlenmeye başlamış. Hastabakıcı ondan tahlil için kan almış. Tansiyonunu ölçmüş, EKG’sini çekmiş. Çırılçıplak soyup doktorun odasına götürmüş… 1 saat sonra doktor gelmiş. Bakmış ki adam çırılçıplak odasında bekliyor, “Sen…” demiş, ” Niye geldin?”

“Kum…” demiş adam, “Nerde?” “Kapıda kamyonun üzerinde…” demiş adam ağlamaklı, “Nereye indirecez abi?”

Sağlıcakla kalınız.