GERÇEK SEVGİ

Bu haftada ilişkiler üzerinden devam ediyorum. İlişkilerin en önemli yapı taşlarından bahsederken önceki yazılarımda ilişkide değerli hissetmekten ve ilişkide ben-biz dengesinden bahsetmiştim. Bugün de BEN-BİZ dengesi üzerinden gerçek sevgi nedir? Cevabını arayalım istiyorum.

BEN-BİZ dengesi ilişkilerde sorun yaratan en önemli yapı taşıdır. Bu dengeyi tutturamayan eşlerde sorun kaçınılmazdır. Geçen haftaki yazımda ayrıntılar var o yüzden ayrıntıya girmeyeceğim. Toplumlar içinde ben-biz dengesi çok önemlidir. Bazı toplumların bireyleri daha çok BEN odaklı davranış gösterirken bazı toplumlarda ise BİZ içinde olmak toplumun temel alışkanlığıdır. Sadece BEN gibi davranmak sonuçta yalnızlığı getirirken; sadece BİZ gibi davranmak hep BİZ içinde olmak ise benliğimizi ve kişiliğimizi küçülterek zorluklara direncimizi azaltır. Amerikan toplumu BEN’İ öne çıkardıkça depresyon görülme oranı da artmaktadır. Doğulu toplumlarda ise BİZ olmayı abarttığı için tek başına mücadele gerektiren durumlarda agresifleşen bireyler artmaktadır. Yani sadece biri gerekli değil. Duruma göre her ikisinde de olabilecek esneklik sağlayarak toplum içinde kendi yetenekleri ile mutlu olabilen bireyler olabiliriz.

BEN-BİZ dengesi GERÇEK SEVGİ tanımı yaparken de temel alınan bir kavram. Gerçek sevgi nedir? Gerçek sevgi BENİ mutlu etmek mi? Yoksa BİZ de mutlu olabilmek mi? Biz niye birini severiz ya da sevdiğimizi söyleriz? Aslında sevdiğimiz nedir? Kendimiz için mi severiz yoksa karşımızdaki için mi?

Ericksonian Psikoterapinin mimarı Milton Erickson’un sevgi tanımı bu sorulara cevap veriyor sanırım. Milton Erickson’a göre 4 çeşit sevgi var.

  1. KİŞİ BENİ SEVER: Yani bencillik. Kişi ilişkide egosunu büyütme peşindedir. Bu sevgi türünde kişi kendini sever. İlişkiyi kendi için yaşar. İlgi çekmek, ilgi odağı olmak narsisime kadar gider.
  2. SENDEKİ BENİ SEVER: Buradaki sevgide kişi kendi içinde BENİ arar. Benim sevgilimsin. Benim eşimsin. Seni benim olduğun için severim. Karşısındaki kişide kendini arar. Karşındaki kişi için zor bir durum değil mi? Kendisiyle ilgili anlamlarını oturtamayan bu kişiler ilişkilerde de sevgiyi böyle yaşarlar.
  3. BENİM SEVDİĞİM ŞEYLERİ YAPTIĞIN İÇİN SENİ SEVERİM: Buna ergenlik sevgisi de denir. Gençler ergenlikte kendi sevdiği şeyleri, zevklerini, ilgilerini gördükleri kişilere aşık olma eğiliminde olurlar. Ne kadar güzel gitar çalıyor, ne güzel saçları var. Kişi sevdiği özellikleri, huyları karşısındaki kişide görüyorsa ona karşı ilgi ve sevgi besler. Tabi bu sevgi biçimi yetişkinlerde de vardır. Annemi, ailemi sevdiğin için seni çok seviyorum. Sevdiğim yemekleri müthiş yapıyorsun çok seviyorum seni. “erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer” sözü sanırım bu sevgi türünde olabiliyor.
  4. SENİN MUTLULUĞUN BENİ MUTLU ETTİĞİ İÇİN SENİ SEVİYORUM

(GERÇEK SEVGİ)

Aranan gerçek sevgi sanırım bu. Eşinizin, sevgilinizin mutlu olması sizi mutlu ediyor mu? Onun mutlu olması sizde yaşam sevinci, içten bir gülümseme yaratıyor mu? Benim sevdiğim şeyleri yapması değil, kendi sevdiği şeyleri yapıp mutlu olması beni de mutlu ediyor mu? Çoğu çift sanırım sevginin bu aşamasına gelemiyor. Kültür bize daha çocukken bu sevgi türlerinden birini öğretiyor, modelliyoruz ve kişi evlenince ortaya çıkıyor. Gerçek sevgi kimsenin kimseyi sömürmediği, mutluğuyla mutlu olduğu bir sevgi olsa gerek. O zaman gerçek BEN ve gerçek BİZ yaşanır ancak. Yazar George Bernard Shaw’ın sözüyle bitirelim “MUTLU BİR AİLE ERKEN CENNETTİR” Görüşmek üzere…

Kaynak: Tamer Dövücü-ODM Aile Eğitimi