Aktarmacı Gazeteci-Araklamacı Gazeteci

Gazetecilik, muhabirlik bildiğiniz gibi olayları aktarma üzerine kuruludur. Bir olayı, durumu mümkün mertebe değişmez doğrulara (bu da tartışılır ama genel geçer kabuller vardır elbet) dayanarak, konunun paydaşlarına aktarmaktır işin esası.

Aldığınız, edindiğiniz ya da size sunulan bilgiyi kendi haber ve yazım politikanız doğrultusunda bir süzgeçten geçirir sonra da yazıya dökersiniz. İyi gazetecilik-kötü gazetecilik üzerine tanımsal ya da pratik yönle ilgili tartışmalara girecek değilim. Çünkü HADDİM DEĞİL!

Velhasılı kelâm, işimiz aktarmak. İster beğenirsiniz, ister beğenmezsiniz. Orası okuyucuya kalmış bir şey.

Ancak bir de ARAKLAMACI GAZETECİLER! var.

Tek tük lütfettikleri siyasetçi ve işadamlarının (bunlar genelde kendilerine maddi yönden çıkma yapabilecek kişilerdir) basın toplantıları haricinde hiçbir haberde göremezsiniz kendilerini.

Diğer gazetelerdeki muhabirlerin, çalışanların emeklerini çat diye alıp, kendi site ve gazetelerinde yayınlarlar. Ne bir telefon açıp izin isterler ne de yazılarında kaynak belirtme zahmetine katlanırlar.

Ancak o haberlerle okuyucu çektikleri gazete ya da sitelerinden gelir elde ederken de zerre utanma duymazlar.

Ha, bir de bu tiplerin en sevdiğim yönleri sağa sola dürüstlük abidesi kesilmesi… Kendi para kaynaklarına “ne oluyor?” diye soran gazetecileri en iyi ihtimalle başkasının yardakçısı, en kötü ihtimalle vatan haini ilan etmeleri.

Bir de utanmadan kendilerine GAZETECİ etiketi basıp, günlerini gün etmezler mi, işte insan orada ifrit oluyor. İnsan bu işe yıllarını veren, sıcakta soğukta bu işin tüm ceremesini çeken kişilere karşı en azından bir lokma olsun utanma duygusu içinde olur da kendisini pazarlarken (bilerek bu ifadeyi kullandım çünkü bu insanların hedefi habercilik yapmak değil, kendilerini bir şekilde pazarlamak suretiyle rant elde etmek) “Ben gazeteciyim” demeye utanır!

Siz siz olun, kendi hayat görüşünün dışındaki hiç kimse ve kuruluşa gazetelerinde yer vermeyenlere, kim olursa olsun kendisini size Gazeteci olarak pazarlamasına izin vermeyin.

Unutmayın ki; bir gün bu insanın çıkarı sizinkiyle kesiştiğinde hiç gözünü kırpmadan sizi rantçı ya da vatan haini olarak yaftalayabilir. Çanakkale’de bunun örnekleri geçtiğimiz zaman zarfında çokça görülmüştür.

Bir şeylerden haberiniz olsun istiyorsanız, gerçekten bu işi yapan insanlarla beslenin; amiplerle değil!