Türk Ocakları Doğu Türkistan İçin Tek Yürek

Türk Ocakları Çanakkale Şubesi, Çin’in, Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğunu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlarının oluşturduğu Doğu Türkistan halkına uyguladığı sistematik zulmün son bulması için imza kampanyası başlattı.

Türk Ocakları, her bir ilde başlattığı imza kampanyası ile Çin’in Doğu Türkistanlılara uyguladığı zulüm ve baskıyı protesto ediyor. Ocağın Çanakkale Şubesi de, bu kapsamda iskelede stant açarak yaşanan zulme sessiz kalmadı. Türk Ocakları adına bildiri okuyan topluluk, ardından ise vatandaşları Doğu Türkistan halkına yönelik zulmün son bulması için imza atmaya davet etti.

Bildiriden dikkat çeken satır başları ise şöyleydi:

“Çin Devleti, Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkını kitlesel bir biçimde sözde ‘eğitim kampları’nda tutmaktadır. Araştırmacılar yaklaşık olarak bir milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini, dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar.

Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar. Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir.

Çin’in Doğu Türkistan’a uzun süredir ‘terörizm ve dinî aşırılık’ bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve “yeniden eğitim kampları” adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz.”

Esra Çanlı