Adı VAR kendi YOK!

Memlekette her sene 12-18 Aralık tarihleri arasında Yerli Malı Haftası kutlanırdı. Yerli Malı haftası geçen yıllar boyunca kutlanmaz oldu, unutuldu nihayetinde yerli ürün kalmadı. Çarşıda, pazarda, evde ve iş yerlerinde kullanılan ürünler yüzde 90 oranında ithal ürünlere dönüştü. Yerli Malı Haftası’nın adı kaldı ama kendisi silinip gitti. Çanakkale’de esnaf, tüketici ve ziraatçilerin temsilcileri isyanlarını gazetemiz ile paylaştılar. Ortaya çıkan mesaj gayet net; “Ekonominin yüzde 70’i ranta dayalı, üretici perişan ve herkes tüketici!”

12-18 Aralık tarihlerinde kutlanan ve okullarda öğrenciler sayesinde şenlik halinde geçen Yerli Malı Haftası giderek unutuldu. Ekonomik politikalar gereği birçok ürün ithale döndü. İthalat ürünlerin memlekete girdisi her geçen gün daha da arttı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, ÇTSO Meclis toplantısında, “Üretmemiz gerekmektedir, hunharca tüketiyoruz!” tepkisinde bulunmuştu.

Tüketiciyi Koruma Derneği Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş ve Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan tepkilerini gazetemiz ile paylaştılar. Toplum dinamiklerinin tepkisi gayet net oldu; “Üretmeliyiz, üretmeliyiz, üretmeliyiz…”

“Tüketiciler artık yerli ürün kullanmak istiyor”

Tüketiciyi Koruma Derneği Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, “Tüketicilerin artık yerli ya da ithal gibi bir ürün seçenekleri kalmadı. Ürünlerin yüzde 95’i ithal üründür. Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden birisiyken şu an tarımda ve diğer alanlarda dünyada ithalatta birinci gibiyiz. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar hiç hoş değildir. Ülkemiz üretim için oldukça müsait koşullara sahiptir. Biz tüketiciler olarak yerli ürünler kullanmak istiyoruz. Kendi ürettiğimiz ürünleri kullanmak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde bizi yönetenler yerli üretimi teşvik edecek adımlar atacaklardır diye bekliyoruz.

“Okullarda yerli malı haftası kutlansa yerli ürün bulamayacağız”

Yerli malı haftasını geçmişte belli yaşlarda olanlar iyi anımsayacaklardır, özellikle öğrenciler için yerli ürünlerin tüketilmesi adına kutlamalar yapılırdı. O zamanın koşullarıyla yerli ürünler okula getirilip, tüketilirdi. Şimdi bu hafta kutlanacak olsa okula getirecek ürün bulmakta zorlanabiliriz. İthal etme alışkanlıklarımız süratle devam etmektedir. Üretime destek olunması gereklidir” dedi.

“Ortak çalışma yürütmeliyiz”

Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan, “Bundan iki ay önce yerli üretimi desteklemek adına bir etiket uygulaması başlatıldı. Biz bu uygulamayı oldukça sıcak karşıladık. Yerli üretimin ne olduğunu bilerek tercih edilmesi için başarılı bir projeydi. Esnaf şu anda hangi ürünün yerli hangi ürünün yerli olmadığını dahi bilmiyor. Yerli üretimin neler olduğunu önce esnafa ve vatandaşa tanıtmalıyız. Bunu yapmakta zorlanıyoruz. Ortak çalışma yürütmeliyiz.

“Tüm sektörlerin ürünleri İTHAL!”

Hangi ürün ekonomik geliyorsa esnaf o ürünlere yöneliyor. Altınyıldız, Kiğılı gibi ürünler bile Türkiye’de üretiliyormuş gibi gözüküyor fakat ürünlerin parçaları ithal ediliyor. Yerli ürünlerin maliyetlerinin uygun olması gerekmektedir. Bu konuda olumlu atılacak adımları destekliyoruz. Üretemedikçe biz bu sorunları yaşayacağız. Bu konuların ulusala taşınması gerekmektedir. Çarşıda, pazarda sadece gıda sektöründe yerli ürünler gözüküyor. Tüm sektörlerin ürünleri ithal ülkeye giriyor.

“Yerli malı haftasını unuttuk!”

Üretimi teşvik etmeliyiz. Teşvik edici önlemler almalıyız. Ekonomik anlamda üretim olmadığı sürece tüketici olduk. Şu anda çarşıdaki herkes tüketicidir. Yerli malı haftasını unuttuk” açıklamalarında bulundu.

“Ekonominin yüzde 70’i ranta dayalı”

Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş, “Yerli malı haftasını unuttuk. Bana göre gerçekten oldukça önemliydi. Bir aralar öyle bir kuşak yetişti ki “Yerli olsa ne olur yerli olmasa ne olur” düşüncesi oluştu. Üretim dediğimizde ülke için çok önemli bir kavramdır. Bizde gayri safi milli hasılanın yüzde 70’i ranta dayanmaktadır. Ranta dayalı olan bir ekonomide her zaman duvara toslanır. Üretim yoksa ülke içerisinde ürün sağlamak mümkün değildir.

“Üretici zor durumda!”

Her şey çok güzel gözükse de biz bu kadar ürünü dışarıdan alıyorsak, biz yabancılar için çalışıyoruz demektir. Bizim çiftçimiz para kazanamıyor. Bizim üreticimiz oldukça zor durumdadır. Tarımsal ürünlerimizin çoğunu yurt dışından ithal etmek zorunda kalıyoruz. Üretim politikalarımızın gözden geçirilmesi ve yerli üretimin desteklenmesi gerekmektedir” yorumlarında bulundu.

Tunahan Ünsal