“Üretmeden Vahşi ve Hunharca Tüketiyoruz”

Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı 12 Aralık Çarşamba günü gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Biz üretmeden tüketen bir toplumuz. Vahşice, hunharca tüketiyoruz. Bizim önce üretmemiz lazım. Yoksa asgari ücrete yüzde 30 zam gelecek diyorlar ama o yüzde 30 zam elektriğe de gelecek suya da… Üretmeden tükettiğimiz sürece bu dar boğazdan çıkamayız” dedi.

Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası, Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısını düzenlemek için kurul üyeleriyle bir araya geldi. Toplantı esnasında konuşmalar yapan ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu 2019’da ülkenin içinde bulunduğu dar boğazdan kurtulması için tek çözümün ‘üretmekten’ geçtiğini vurguladı.

“Hunharca ve vahşice tüketiyoruz”

Selçuk Semizoğlu, Türk insanının üretmeden tükettiğini ve durum böyle olunca da ekonominin düzelmesinin imkansız olduğunu söyleyerek, İsviçre’den bir örnek verdi. 2016 yılında yapılan bir referandumdan bahseden Semizoğlu şöyle dedi:

“İsviçre’de 2016 yılında bir referandum yapıldı. Referandumun konusu, ülkedeki tüm İsviçre vatandaşlarına 2500 İsviçre Frangı verilmesiydi. Bu konu oylamaya sunuldu, maaş ödensin mi ödenmesin mi diye… Ve yüzde 78 hayır çıkmıştı. Çünkü İsviçre Halkı, ‘biz evde oturarak para kazanmak istemiyoruz, bu durum bizi tembelleştirir’ dedi. İşte ülkedeki bilinç bu! Bizde ise durum tam tersi, biz ne 2500 frangı kazanıyoruz ne de üretiyoruz. Biz üretmeden tüketiyoruz. Bunun sonu hiç hoş değil… ”

“Hem bizler hem de seçilenler oturup düşüneceğiz”

Semizoğlu, konuşmasında yıldan yıla ülkedeki ekonomik konjonktürün daha da vahim hale geldiğinden bahsederek ”Mesela 20 yıl önce bir işçinin, bir memurunun bankalara borcu yoktu. Şimdi herkesin cebinde 2-3 kredi kartı, tüketici kredileri, borçlar, taksitler… Hepimiz duyuyoruz. Birçok şirket kapanıyor, işçi çıkarıyor, faaliyetine son veriyor. Düşünün şirket gitti, 30 çalışanının işine son verdi. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu akşam 30 hanede matem var demek. Ama yine de hayat edecek, değil mi? O evde çorba kaynamak zorunda. O yüzden tüm bunları düşünmeliyiz. Hem bizler düşüneceğiz bunu hem de seçilenler düşünecek.”

“Bu insanları kim doyuracak?”

İnsanların elindekini satıp parasını faize yatırmayı düşündüğünü fakat bunun da ekonomiyi her açıdan bitireceğini söyleyen Semizoğlu “3 yıl önce asgari SGK primi 300-350 lira arasıydı. Şimdi ise 800-850 lira arası oldu. Ama ne değişti? Şu anda faizler de yüzde 20, 25… Pek çok işletmesi olan arkadaş diyor ki, ‘kapat işletmeyi paranı da faize yatır, çoluğunla çocuğunla rahat yaşa.’ Tamam, Ahmet bunu yapsın, Mehmet başka bir şey yapsın, peki bu insanları kim doyuracak? Kim ekmek kapısı yaratacak? Bizim üretmemiz lazım, üretmemiz. Başka türlü bu dar boğazdan çıkamayız” şeklinde konuştu.

“Gelire yüzde 30 zam demek gidere de yüzde 30 zam demek”

Semizoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Asgari ücrete 2019’da yüzde 30 zam gelecek diyorlar. Ama biz diyoruz ki asgari ücret kaç lira olursa olsun, vatandaşın gelirine yüzde 30 zam gelirse giderine yüzde 30 zam geliyor. Elektriğe yüzde 30 zam geliyor, suya yüzde 30 zam geliyor, tüm giderlere yüzde 30 zam geliyor demek bu. Asgari ücret düşük mü? Evet düşük. Ama bunu düzeltmenin yolunu da iyi analiz etmemiz gerek.”

“Maliyede hırsız, adliyede şüpheli, karakolda suçluyuz!”

Selçuk Semizoğlu, konuşmasında işadamı olarak hiçbir kurumda değer ve rağbet görmediklerinden de yakındı. Hiçbir yerde işadamının okşanmadığını, teşvik edilmediğini söyleyen Semizoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Ben bir işadamı olarak soruyorum; nereye gidiyorsunuz da değer görüyorsunuz? Maliyeye gitsek potansiyel hırsızız, adliyeye gittiğimiz zaman şüpheli, karakola gittiğimiz zamansa ‘iş yapıyorsun suç işleyebilirsin’ oluyor. Biz nerede okşanıyoruz, nerede teşvik ediliyoruz? Soruyorum sizlere…”

Esra Çanlı