Yemeği Vekil Yiyor Hesabı Millet Ödüyor

Bir milletvekili Meclis’te dana kavurmalı, fıstıklı kadayıflı tam tekmil 6 çeşitlik bir menüye kişi başı sadece 14 TL ödüyor.  Çanakkale’deyse bu çeşitlilikteki bir yemeği 55-60 TL’den aşağı yemek zor… Vatandaş ise bırakın 6 çeşitlik yemek sipariş vermeyi, fahiş fiyatlar yüzünden neredeyse lokantaların yolunu unuttu. GÜNDEM’e konuşan Çanakkale Lokantacılar ve Gazinocular Odası Başkanı Selahattin İş, bu durumu esnafın sırtındaki mali külfete bağlarken, Çanakkaleli vatandaşlar ise sebeplerle değil sonuçlarla ilgilendiklerini söylüyor ve soruyor: “Yemeği vekil yiyor da hesabı neden biz ödüyoruz?”

İnternet sitelerine düşen TBMM’ye ait bir adisyon fotoğrafı son günlerin en çok konuşulan konularından biri oldu. İçerisinde ikişer porsiyondan dana kavurma, pilav, tarhana çorbası, çoban salata, bademli keşkül, fıstıklı tel kadayıf ve kola bulunan bir menüye toplamda 28 TL’nin ödendiği adisyon, ay sonunu güçlükle getiren halkın pek çok kesimini kızdırdı.

Ülke ekonomik krizle çalkanırken dışarıda yemek yemeği bırakın, evinde tenceresini zor kaynatan dar gelirli vatandaş, aradaki bu uçurumun kapanmasını beklerken istatistikler ise uçurumda kapanma değil daha da büyüme olduğunu ortaya çıkardı.

GÜNDEM Gazetesi olarak Çanakkale’de lokanta ve restoranlarda yaptığımız fiyat araştırması, bir vekilin 14 TL ödediği yemeğe sade bir vatandaşın en az 55-60 TL ödediğini gösterdi.

Vekil ne ödüyor vatandaş ne?

Ortaya çıkan adisyona göre 2 milletvekilinin yediği yemek ve ödediği fiyat bilgisi şöyle:

2 Tarhana çorbası: 2 TL

2 Çoban salata: 2 TL

2 Dana kavurma + pilav: 12 TL

2 Kola: 4 TL

1 Fıstıklı Tel Kadayıf: 5 TL

1 Bademli Keşkül: 2 TL

Peki ya Çanakkale’de durum nasıl?

İki vatandaş orta halli bir lokantada aynı menüyü yediğinde ise aşağı yukarı şöyle bir fiyat bilgisi ortaya çıkıyor:

2 Tarhana çorbası: 16 TL

2 Çoban salata: 15-16 TL arası.

2 Dana kavurma + pilav: 50 TL

2 Kola: 8 TL

1 Fıstıklı Tel Kadayıf: 10-13 TL arası.

1 Bademli Keşkül: 10-12 TL arası.

Tablo böyle olunca iki vekilin 28 TL’ye yediğini, iki sade vatandaş 115 TL’ye yiyor. Ortaya çıkan bu can sıkıcı tabloyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Çanakkale Lokantacılar ve Gazinocular Odası Başkanı Selahattin İş ise durumu esnafın sırtında çok fazla maddi yük olmasına ve bunu da fiyatlara yansıtmak mecburiyetinde kalmasına bağlıyor.

 “Esnafın gideri çok fazla”

Söze bir kıyas yapmanın yanlış olduğunu söyleyerek başlan İş, şöyle devam ediyor: “Şimdi öncelikle Meclisteki yemeklerle lokantadaki yemekleri kıyas etmek yanlış. Onların yediği yemeğin bu kadar ucuza gelmesi normal çünkü. Şöyle normal; onların yemeğinin içinde elektrik, su, doğalgaz gideri yok. Onlar devlete ait. Ama lokantalarda restoranlarda durum farklı. Şimdi orada lokanta sahibinin gideri çok. Aşçı var, garson var, ara eleman var, bulaşıkçı var, tezgahçı var, kira var, stopaj var, KDV var, elektrik gideri var, su var, doğalgaz var… Var da var. Şimdi lokantacının bir şekilde işini yürütmesi için fiyatlara bunları da yansıtması gerekiyor. Söz konusu masraflar dahil olmasa çorba 10 lira mı mesela, 5 liraya satarsın. Ama esnafın bu kadar gideri varken fiyatlar da haliyle yüksek oluyor.”

“Dana kavurmayı kolay kolay satamazsınız…”

Selahattin İş, vatandaşın etin pahalılığından dolayı daha ucuz gıdalara yöneldiğinin de altını çizerek “Şu an mesela mevcut adisyonu baz alırsak Çanakkale’de bir çorbayı 7-8 TL’den aşağı içemezsiniz, salata desen 7 TL civarı, pilav yine 8 TL tutarındadır. Tatlılar da yine aşağı yukarı 10 TL’den aşağı değildir. Dana kavurmaya gelince, buralarda satılmaz bile. Pahalı çünkü. 17, 18 TL minimum fiyatı vardır onun da. İçeceklere gelince kutu içecek satılmıyor genelde. Şişe kola 2 lira civarı ama kutu 4 TL. Vatandaş şişe kolayı tercih ediyor haliyle” şeklinde konuşuyor.

Çanakkaleli vatandaş tepkili

Konuyla ilgili fikirlerini aldığımız Çanakkaleli bazı vatandaşlar ise yaratılan bu durumun sebepleriyle değil sonuçlarıyla ilgilendiklerini söylüyorlar. İşte, yemeği vekilin yediğini hesabı ise milletin ödemek zorunda kaldığını belirten vatandaşların görüşleri…

Berkay İnce(Öğrenci)

“Çok büyük adaletsizlik var ortada. Bizler bu fiyata yiyoruz da onlar nasıl bu kadar ucuza yiyebiliyor? Ben öğrenciyim. Ama öğrenciden de ziyade genel anlamla insanları alttan alma, insanları ezdirme durumu var. Her açıdan bu böyle.”

Suna Ateş(İşletmeci)

“Milleti temsil eden vekiller böyle uygun fiyatlara yemek yiyebilirken temsil ettikleri millet nasıl bu kadar pahalı yiyor? Çok üzücü bir durum. Çok adaletsizce… Asgari ücretlinin ne kadar geliri var, milletvekilinin ne kadar geliri var? Buradan bakınca dahi ne kadar haksız bir durum olduğu anlaşılıyor.”

Sertan Can(Öğrenci)

“Ben 21 yaşındayım, Bilgisayar programcılığı öğrencisiyim. Menüdeki yemekler biz öğrencilerin yiyebileceği fiyatların çok üstünde zaten. Ben ömrümde dana kavurma diye bir şey yemedim mesela.”

Mehmet Korkmaz(Esnaf)

“Bu kadar çeşit yemeği nasıl bu fiyata yiyebiliyorlar? Ben deri işiyle uğraşıyorum. Vatandaşın durumunu biliyoruz. Bu fiyatlara bakınca tek diyebileceğim haksızlık ve adaletsizlik…”

Deniz Fırat Tekin(Yüksek Lisans Öğrencisi)

“Milletin temsilcisi olmak adına milletvekillerinin bu ekonomik koşullarda böyle rahat olabilmesi, halkın içinde bulunduğu gelir noktasını ele alırsak, vekillerin ise bir dönem milletvekili olup sonra süper imkanlarla emekli olacak olması çok büyük adaletsizlik tabii ki. Sadece meclis yemeklerinin ucuzluğu değil konu, diğer harcamalarının da çok adaletsizce olduğunu söyleyebiliriz. Bunun tartışılacak bit tarafı yok. İnsanların açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkede milletvekillerine böyle bir imkan tanınması kabul edilebilir bir şey değil.”

Fikriye Gürpınar(Ev Hanımı)

“Vatandaşın durumu ortadayken bu fiyatlar çok adaletsizce. İnsanlar zar zor geçiniyor, bir lokantaya gidip yemek yiyeyim diye bir düşüncesi olamıyor bile. Ben ev hanımıyım, biz gidemiyoruz öyle sık sık lokantaya falan. Çok büyük adaletsizlik, onlar bu kadar ucuza yerken bize bu kadar pahalı olması haksızlık.”

Esra Çanlı