“Bu Bütçe Kimin Bütçesi?”

DİSK Emekli-Sen Çanakkale Şubesi, Genel Merkez tarafından belirlenen 2019 bütçesine ait bildiriyi kamuoyuyla paylaşmak için bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı şube adına yapan Emekli-Sen Çanakkale Şube Başkanı Emin Ergun hükümetten emekliler olarak yüzde 26 oranında zam istediklerini belirterek vatandaşın taleplerini karşılanmadığı takdirde bütçenin halkın değil sarayın bütçesi olacağını söyledi.

Emekliler, Tüm Emekliler Sendikası Genel Merkezi tarafından yayınlanan ortak bildiri ile 2019 bütçesinden yana beklentilerini sıraladı. Sendikanın Çanakkale Şube Başkanı Emin Ergun da sendika üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunarak hükümete seslendi. İşte Ergun’un okumuş olduğu bildiriden önemli notlar:

“Sitem keyfi harcamalara yol açıyor”

“2019 bütçesi ilk kez Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanıyor. Sistem başkana vergi koymaktan, istenildiği kalemde keyfi harcama yapmaya kadar demokratik bir toplumla bağdaşmayan yetkiler tanıyor. Ayrıca bunun hesabını meclis dâhil hiçbir organa vermek zorunda değil. Parlamentonun bütçe teklifini reddetmesi halinde bile, bir önceki yılın yeniden değerleme oranına göre ayarlanarak sunulan bütçe yürürlüğe giriyor.”

“Tasarruf öngörülüyor ama…”

2019 bütçesi “mali disiplin” vurgusuyla “faiz dışı bütçe fazlası” hedefiyle pazarlanıyor. Bu IMF reçetelerinin, neoliberal zihniyetin Türkiye gibi ülkelere dayattığı “kemer sıkma” politikalarının IMF’siz biçimde uygulanmasından başka bir anlamı yoktur.

Tasarruf öngörülürken, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin %29 arttırılması, İleri teknoloji ve ihracattan dem vurulurken Sanayi Bakanlığı bütçesinin %4.5 daraltılması, buna karşılık Diyanet bütçesinin %34.5 genişletilmesi bütçeni önceliklerini ortaya koyuyor. Ayrıca Jandarma %47, Emniyet %21, Sahil Güvenlik %27.5’luk ödenek artışları güvenlikçi ve savaş politikalarının 2019’da da devam edeceğini göstergesidir.

“5510 sayılı kanunda derhal değişikliğe gidilmeli”

5510 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önce prim kazanç güncellemeleri belirlenirken enflasyon oranlarına ve milli gelir artış oranının tamamı dikkate alınmaktayken 1 Ekim 2008 den sonra prim kat sayıları güncellenirken milli gelirin %30’u dikkate alınmaktadır. Bu durum kazançlarda önemli oranda hak kaybına neden oluyor.

5510 sayılı yasa ile aylık bağlamada da değişikliğe gidildi. 1 Ekim 2008 öncesi her bir 360 gün çalışma karşılığı aylık bağlama oranı %2.6 iken, 2008 sonrası her 360 gün için bu oran %2 ye düşmüştür. Böylece yeni düzenlemeyle aylık bağlama oranı her yıl için %2 olarak sabitlendiğinden 25 yıl çalışan sigortalıların aylık bağlama oranında her yıl için ortalama 0.6 puan bir azalma görülmektedir.

“Emekliler ne bekliyor, ne istiyor”

1- 2019 yılı içinde Anayasada yapılacak değişiklikle emeklilerin sendika hakkının tanınıp, parlamentoda emekli sendikaları statü yasasının çıkartılıp, 2020 yılı zammı için sendika ile toplu sözleşme yapılması.

2- 2019 bütçesinde emekli yok, emekçi yok, halk yok, diyoruz ki emekliye, emekçiye, eğitime ve sağlığa bütçe.

3- Maaşlarımız %26 oranında arttırılması, 2 maaş tutarında ikramiye verilmesi, Milli gelirden emeklilere pay verilmesini ve intibak yasasının çıkarılması.

4- Diğer sorunlarımızın çözümü için Hükümetle TİS masasına oturarak çözüm bulunulması.

5- Son çıkan 5510 sayılı yasada ortaya çıkan belirsizliklerin giderilerek, aradaki kayıpların giderilmesi.

6- Temel tüketim mallarından vergi alınmamasına, her türlü kamusal ulaşımdan emekli ve eşlerinin ücretsiz faydalanması

7- Sağlıkta yapılan kesintiler kaldırılsın, erişilebilir sağlık hizmetleri sağlansın ve hastanelerde Geriatri kliniklerinin açılması.

“Mücadelemiz devam edecek”

“Görülüyor ki bu sistemin değişmesi, Türkiye’nin krizden çıkışı için bir zorunluluktur. Şimdi TBMM’de, ama hep sokakta ve günlük hayatımızın içerisinde yüksek sesle şu soruyu sormalıyız “bu bütçe kimin bütçesi” Sarayın mı, Halkın mı? Bütçe mücadelesinin ayni zamanda bir demokrasi mücadelesi olduğuna inanıyoruz. Yılmadan yorulmadan tüm demokrasiden yana güçlerle birlikte mücadelemizi yükselterek bu koşullan değiştirmek elimizdedir.”

Esra Çanlı