İSTİKLAL MARŞI

Cumhuriyet Meydanı’nda, 5 Aralık kadınlarımıza seçme, seçilme haklarının verilmesi ve Dünya Kadınlar Günü’nün kutlaması yapılıyordu. Biz de araba ile seyrederken, İstiklal Marşı okunuyor diye Fen Lisesi’nin önünde araçtan inip, saygı duruşu ve İstiklal Marşına iştirak ettik. Bizim gibi onlarca vatandaş da, aynısını yapıyordu. Trafik tıkanmıştı. Zira herkes arabasından inip, saygı duruşuna geçmişti. Gurur verici bir manzaraydı. Okuldan çıkan öğrenciler de, hava soğuk ve hafif yağışlı olmasına rağmen, hazır olda bekliyorlardı. O sırada, kaldırımdan 15-16 yaşlarında bir kız çocuğu; kılık kıyafeti on numara, zengin, sosyetik giyimli ve şımarık görüntüsü olan, sırtında çantası ile hiçbir şeye umursamadan yürümeye devam etti. Ayakta saygı duruşu yapan onlarca vatandaşın arasından, utanmadan, sıkılmadan yürüyüp gitti. Saygı duruşunda olmasak, gidip suratına tükürmek geldi içimizden. Bu nasıl gençlik? Bu ne aymazlık? Türkiye’de özgürce yaşayacaksın, her istediğini yapacaksın, varlığımızın, bağımsızlığımızın timsali İstiklal Marşımıza, saygı göstermeyeceksin. Üstelik bunu, Çanakkale gibi, kutsal topraklar üzerinde yapacaksın. Yuh olsun sana! Yazıklar olsun seni yetiştiremeyen ana babana. İşte biz, andımızın bu genç nesle okutulması için mücadele veriyoruz. Bunların kulağına yalnızca günde bir defa değil, on kere okutmak gerekir. Diyeceksiniz ki, bu kızımız gerekli terbiyeyi almamış akşama kadar Andımızı okusa ne fayda eder? Etmez. Haklısınız. Bu gibiler de, bizce beş para etmez.

BAĞIMSIZLIĞIMIZIN SİMGESİ

İstiklâl Marşı neden önemlidir? İstiklâl Marşı, sıradan bir marş ve şiir değildir. O, milletimizin varlığı hürriyeti ve istiklâli demektir. Millî marşımızda, milletimizin hayatı, görüşü, düşüncesi ve gücü vardır. Onda bu necip Türk milletinin imanı, destanlaşmış kahramanlığı, bağımsızlığı ve bağımsızlığının şanlı tarihi yatmaktadır. İstiklâl Marşı söylenirken ayakta selam dururuz. Böylece hür ve bağımsız olmanın onur ve şerefini duyarız. İstiklâl Marşımızın her kelimesinde, aziz milletimizin her ocağından çıkan, her şehit ve gazinin emaneti vardır. Bunun için İstiklâl Marşımıza saygı duymak, onu gönlümüzde ve hayatımızda yaşatmak görevlerimizdendir. Bayrağımız ve İstiklâl Marşımız, milletimizi tek fikir, tek amaç etrafında birleştiren millî değerlerimizin biri ve en başta gelenidir. Yazımızı, cennet mekân Mehmet Akif ERSOY’un, yazdığı İstiklal Marşımızın bir bölümü ile noktalıyoruz. Sağlıcakla kalınız.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl,

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl!

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet.

Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal.