GENÇLİK ELDEN GİDİYOR!

Evet, ne yazık ki yeni nesil gençlik, elden gidiyor. Çok yakın zamanda, bu pırıl pırıl gençlerin, Akciğer Kanseri vb. hastalıklara yakalanmaları an meselesi. Çarşının içi. Eskiden kurs yeri, şimdi okul olan bir dershanenin önü. Kızlı, erkekli öğrenciler. Hava soğuk. Buna rağmen dışarıdalar. Hepsinin ağzında sigara. Püfür, püfür tüttürüyorlar. Arada sırada, birbirlerine tekme sallıyorlar. İtişip kakışıyorlar. Anlaşılıyor ki, teneffüse çıkmışlar. Hocaları da sigara içmelerine müsaade etmiş. Bunlara tarih, coğrafya, matematik öğretmeden önce, başka şeyleri öğretmek gerekmez mi? Neleri mi? Sigaranın zararlarını, okulda sigara içilmemesini. Caddenin ortasında, tepinmemek gerektiğini. Terbiyeyi, disiplini, vakarı, adabı, edebi, saygıyı, sevgiyi. Bunlar öğretilmez ise; sınavlardan en yüksek puanı alan, en iyi üniversiteler yerleşen, en iyi eğitim alan, saygısız, alkolik, hak hukuk gözetmeyen, insanlara insanca davranmayan gençler yetiştirmiş oluruz. Hep söyleriz ya. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ahlaklı olmamızı birçok vecizesinde zikretmiştir. Tabii ki, burada en başta ailelerine görev düşmektedir. Gerekli terbiye verilmez, saldım çayıra misali denetlenmez ise, sonları hüsran olacaktır. Doğal olarak, öğretmenlerinin de bu konuda çok duyarlı olması şarttır. Her ders başında, gördükleri eksiklikleri, yanlışlıkları anlatmak, görevleri olmalıdır.

GÜLMECE

Başarılı avukat mahkeme sonunda beraat eden müvekkiline dönüp “Artık duruşmalar bitti, bana doğruyu söyleyebilirsin” demiş; “Gerçekten o parayı zimmetine geçirdin mi?” Adam “Vallahi…” demiş, “Ben geçirdiğimi zannediyordum ama savunmanızdan sonra içime ciddi bir kuşku düştü doğrusu!”

***

Avukat tüm aile fertlerinin önünde ölen milyarderin vasiyetnamesini okuyormuş. “Sevgili Karım Rose… Tüm hayatın boyunca hep yanımdaydın. Sana evimizi ve 200 milyon dolar bırakıyorum.” Avukat devamla, “Kızım Jessica, hastalığımda yanımdan eksik olmadın. İşimi sana devrediyorum. Yatım ve 100 milyon dolar param senin… Ve kuzenim Dan… Benden nefret eden ve her dediğime itiraz eden kuzenim Dan… Vasiyetimde senden hiç bahsetmeyeceğimi tahmin ediyordun değil mi? Bak işte şimdi yine yanıldın.. Na’ber lan düdük?”

***

Gelin adayı genç kız düğün davetiyesini bastırttığı matbaayı arayıp “Bizim davetiyeleri basmadıysanız ufak bir değişiklik yapacağım” demiş. “Evet, bayan?” diye sormuş matbaacı. Gelin adayı cevaplamış: “Sadece düğünün yeri ve saati değişecek şeyy bir de damadın adı soyadı!”

Sağlıcakla kalınız.