GESTAŞ’ta neler oluyor?

Arızaların altında başka hesapları mı var?

Son günlerde GESTAŞ gemileri ile ilgili biz haber yapmaktan, sizler de okumaktan bıktık, usandık.

Gün geçmiyor ki yeni bir gemi haberi gündeme gelmesin.

Kimisi bunu siyasete alet edildi diye yorumluyor, kimisi de GESTAŞ’ın üstüne bu kadar gidilmez, gidilmemeli diyor.

Kim ne derse desin bizim asıl demek istediğimiz başta Gökçeada halkı olmak üzere Eceabat, Çanakkale ve geçişlerden yararlanan insanların durumunu ilgilendiriyor.

Gökçeadalılar bıkmış durumda. Ne hastalarını hastaneye yetiştirebiliyorlar, ne de Çanakkale’ye geldiklerinde işlerini tamamlayabiliyorlar.

Deyim yerindeyse iki arada kalmış durumdalar. Gemi saatlerini izlemek ve yetişmek İstanbul borsasını takip etmeye benziyor.

GESTAŞ çok büyük bir işletme, Çanakkale’nin yükselen yıldızı. (En azından biz öyle biliyoruz) Kurucu Genel Müdür görevden alındığında kasasında 20 milyon liraya yakın parası vardı.

(Gerçi kurucu genel müdüre eşyalarını makamından toplatmaya dönemin valisi izin vermemişti. Sayın Vali bu gün aynı görevde olsa yine aynı tutumu sergiler mi bilmiyorum!) Tıkır tıkır işleyen prestijli bir şirketti.

Kurucu Genel Müdür başta olmak üzere dönemin üst düzey yetkililerinin de önderliğinde GESTAŞ, Çanakkale’nin sosyal ve kültürel hayatına katkıda bulunuyordu.

O dönem sonlandırıldı ve yeni dönemin başladığı basın toplantılarıyla anlatıldı. Geçtiğimiz yıla kadar kurucu yöneticilerinin mirasıyla işler ağır aksak idare etti.

Bu sezon hiç beklenmedik olaylarla karşı karşıya kaldı. Öncelikle denizciler şirketten uzaklaştırıldı.

Hâlâ uzaklaştırmalar devam ediyor. Personel sistemini değiştirdiler.

Çanakkale yerine İstanbul hegemonyası başladı. Şirketin avukatlığı- danışmanlığı bile Ankaralı uzmanlara teslim edildi.

Eskiden bir genel müdür, 5 adet de sorumlu vardı. Bunlardan iki kişi müdür yapıldı diğerleri İstanbul’dan getirildi.

Eskiden 7 araç varken şimdi 29 araç olduğu öğrenildi. İki aracın ise nerde görevli olduğu bilinmiyor.

Yeni sisteme geçildiğinde İki grup müdürü, 8 adet de müdürlük kadrosu yaratıldı.

GESTAŞ yönetimi yeni personel politikası ile birlikte şirketteki aksaklıklar ve sistemin değişmesine ayak uydurulamamasından olsa gerek olumsuzluklar artmaya başladı.

“Eski objektif, şeffaf davranan şirket yönetimi gitmiş, yerine kenti ikiye bölen anlayış getirilmeye çalışıyor” iddiaları dikkat çekiyor.

İç tartışmaların yoğun yaşandığı, dış siyasi baskıların arttığı şirket çalışanları arasında da gruplaşma yaşanırken, ‘adamı’- ‘adamım’ anlayışının son derece arttığı ileri sürüldü.

Kazaların ve hizmet kalitesinin de bunun için düştüğü iddia edildi.

Dolar bahane fiyat artışları şahane…

Bu arada geçtiğimiz aylarda yaşanan döviz krizi ve dövizin önlenemeyen yükselişinin, GESTAŞ yönetimini de zor duruma soktuğu ileri sürülüp, bu yönde kısık sesle açıklamaların yapıldığı gözlendi.

Dolar kurundaki yükselişten, gemi kiralarının da anormal derecede yükseldiğine işaret edildi.

Tamam da aynı oranda yolcu taşıma ücretleri ve boğaz geçişleri de zamlanmadı mı?

Türkiye’nin en pahalı geçişini yapıyoruz.

Yatırımlar ekonomik sıkıntı nedeniyle tamamen durduruldu.

GESTAŞ’ın tek yaptığı malum kişilere ve güruha sponsorluk yapmak oldu.

İddialar şu:

Kış (Taşımacılık açısından ölü sezonunda) Kolin firmasından kiralanan gemiler geri gönderilecek.

Nisan ayı başlar başlamaz da gemiler yetmiyor denilerek, Dentur firmasından yeni gemiler kiralanacak.

Mantık açısından bakıldığında doğru gibi geliyor.

GESTAŞ’tan bir yetkili iddiaları doğrular gibi “Kolin’in gemileri dolar üzerinden kiralanmış durumda. Bizim yetkimiz ve sözleşme şartları gereği firma açısından bu durum daha karlı. Bunu yapabiliriz.” diyor.

Kurum kâra geçecekse doğaldır, normaldir.

Tabii bu kiralama işleri gerçekleştirildiğinde gemi geçiş ücretlerinde de indirime gidilmesi gerekiyor. Bunu bekliyoruz.

Kazaların nedeni iş bilmezlik mi?

Gökçeada’da yaşanan gemi kazalarının nedeni olarak lastikler gösterildi. Konuyu araştırdığımızda ilginç bilgilere ulaştık.

Gökçeada’da yaşanan kazalarda “Pervaneye lastik sıkıştı” açıklaması doğru. Ancaaaak, bunun nedeni kaza ya da rastlantı değil.

Asıl neden tonajlı araç taşımak. Niçin tonajlı araç taşınıyor?

Çok basit. Eskiden seferler normal yapılırdı. Kamyonlar birikmezdi. Liman derinliği yeterliydi.

Şimdi seferlere ara verildiği için ve kamyonların tonaj kontrolü yapılmadığından fazla yük nedeniyle gemi limanda karaya çok yaklaştığından pervane tur hızıyla lastikleri havaya kaldırıp kazalar meydana geliyor.

Buna bir de kıyıda ilçe başkanın kamyonları ve yöneticilerin kamyonları kalıp sıra beklerlerse daha fazla kaza yaşanmış oluyor.

İlçe başkanı hangi partili mi? Onu da siz bulun.

Yatırımlar durdu, gemiler geri verilecek…

Öte yandan Gelibolu iskele yatarımı tamamen durdu. Yatırımların durma nedeni ekonomik mi? Yoksa başka bir nedeni mi var? Bunu biliyoruz da bilemiyoruz.

Bu arada Kolin’e ait gemilerin boşaltılmaya başlandığı, ay sonuna doğru firmaya gemilerin iade edileceği öğrenildi.

Firma yetkililerinin de bu girişime nasıl bir yanıt vereceği bilinmiyor.

Umarız sorunlar aşılır da hizmetler aksamaz.