TRSM Doktorundan Duygusal Veda

Çanakkale Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) sorumlu hekimi Uzman Doktor Özlem Öztürk Şahin emeklilik kararı aldı.

Çanakkale Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) sorumlu hekimi Uzman Doktor Özlem Öztürk Şahin’in ani bir şekilde aldığı emeklilik kararı, hem uzun suredir destek olduğu hastalarını ve hasta ailelerini hem de mesai arkadaşlarını çok üzdü. Uzun bir veda yazısı paylaşan uzman doktor, bazı teknik nedenlerle bu kararı aldığını, kararı almasına neden olan özel sebepler olmasa da vedalaşamayacağı, ayrılamayacağı için hiç emekli olamayacağını kaydetti.

“ZİHNİNİZDEYİM”

TRSM’nin başarılı ve sevilen doktoru Özlem Öztürk Şahin’in veda metninde şu ifadeler yer aldı:

“Tam 9 yıl 2 ay önce bir bebek doğurdum. 2. Çocuğumdu. 8 yıl sonra cesaret edebilmiştim. Onu son çocuğum sandım. Yanılmışım.

Her zaman fedakâr oldum. İşimi çok sevdim. Herkesten çok çalıştım. Ama yorulmadım. Nil Karaibrahimingil’in dediği gibi iş değil aşk yapıyordum.

Ama yanılmıştım. 9 yıl önce son çocuğumu doğurmamıştım… Her zaman çok çocuk doğurmak istemiştim. Bu nasip oldu..

7 yıl önce değerli bir insan sayın başhekimim Kenan Eliuz önderliğinde, ülkemizde sağlık sisteminde ruhsal hastalara bakım verme konusunda değişiklik yapıldıktan sonra Çanakkale TRSM kurmak üzere kolları sıvadım… 3. çocuğum…:

Hem aile hekimliği hem psikiyatri uzmanlığı ihtisası yapmıştım ve ikisini de seviyordum ve nasıl birleşir bu bilgi birikimin diye düşünüp duruyordum.

Ve işte fırsat karşımdaydı…

10 yıllık uzmanlık eğitimimi birleştiriyordu TRSM…

Aile hekimliğinde tez konum kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri idi…

Psikiyatride şizofreni bipolar gibi tedavisi güç kronik hastalıklarla ilgileniyordum ve şimdi önüme kronik ruhsal hastalığı olanlara koruyucu hekimlik yapma fırsatım çıkmıştı.

Kronik ruhsal hastalıkta tıbbi hastalıklar atlanıyordu… Yaşam süresi kısalıyordu, kişiler kapasitelerinin altında kalıyordu, hastalıkları yaşamlarını bozuyordu… Bütün toplum etkileniyordu… Bunları önleyebilirdim… Kartopu etkisi yaratabilirdim… Ve elimden geleni yaptım. Yapabildiğim kadar çok deniz yıldızını “Bak Onun İçin Çok Şey Değişti” diyerek denize attım…

Hedefim ciddi ruhsal hastalık söz konusuysa kişinin içinde yaşadığı toplumda güvenli, şerefli, anlamlı ve tatminkâr bir hayat sürdürme hakkını kullanabiliyor olduğunu hissetmesi idi… Hep bu doğrultuda didindim durdum… Ama yorulmuştum artık… Ama bırakamıyordum…

Sanki 3. Evladım hala büyümemişti bana halen ihtiyacı vardı…

Sonra bir gün bir şey oldu…

Ve fark ettim ki evlatlar asla büyümez.

Sadece ebeveyn çocuğuna güvenip ayrışma-bireyselleşmesine ne zaman izin vereceğini bilmeli…

Ve o zaman anladım ki aslında 3. evladım çoktan büyümüştü…

Çünkü ben emeklilik kararım sonrası boş yuva sendromu hüznü yaşamıyordum… Yas hüznü yaşamıyordum…

Belki de ani olması iyi oldu asla yavaş yavaş vedalaşamayacaktım.

Sağlıcakla kalın…

Hepinize güveniyorum..

Beni tanıyorsunuz… Zihninizdeyim… Güç durumlarla karşılaştığınızda ne diyeceğimi tahmin edebilirsiniz…

Ben bir yere gitmiyorum…

Hepinizi yüreğimde taşıyorum…

Siz de beni, biliyorum…

Sevgiyle kalın…”

Eylem Gözeldere