Çanakkale’den Dünyaya: Türkiye’nin İlk Gezgin Veterineri

Memleketi Çanakkale’den dünyaya açılan Hakkı Seçkin Çetin, Türkiye’nin ilk Gezgin Veteriner’i olarak anılmaya başladı. Veteriner ve artık bir gezgin olan Çetin,  aynı zamanda 3 kitaba sahip. Yoğun temposu arasında Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki doktorasını da sürdüren Çetin, birçok insanın aksine keyifli bir hayat sürüyor. 28 ülke ve 55 şehirde bulunan Gezgin Veteriner, sosyal medya üzerinde binlerce takipçiye ulaştı. Türkiye’nin ilk Gezgin Veteriner’i Hakkı Seçkin Çetin; “28 ülke 55 şehir, Çanakkale gibi bir yer görmedim” dedi.

Çanakkaleli Veteriner Hakkı Seçkin Çetin, İstanbul’da mesleğini icra ederken bir kırılma noktası ile dünyayı gezmeye başladı. Sosyal medyada paylaştığı gezi hikayeleri ile binlerce kişiye ulaştı. 7 gün 24 sat veterinerlik yapan Çetin, hayatına doktora eğitimini ve gezilerin yanı sıra 3 de kitap sığdırdı.
“’Vakit yok’ bahane”
Çetin hikayesi ve maddi-manevi olanakları ile ilgili şöyle konuştu:  “Benim hayat felsefem şu; insan istediği zaman istediği şeye vakit ayırabilir, “Vakit yok” demek bahane. Ben çok yoğun çalışıyorum, haftanın beş günü bir klinikte yatıp kalkıyorum. Aktif olarak mesleğimle içli dışlıyım bir yandan aktif olarak akademideyim, tempo ciddi derecede beni yoruyor. 7/24 çalışmak ayrı yorucu ama alıştım ve keyif alıyorum. Bunlardan biraz sıyrılmak için gezilere yöneliyorum. 6 ay önceden planlama yapıyorum, ekonomik olarak da iyi oluyor, işlerimi de ona göre ayarlıyorum. Bir zorlukla karşılaşmadım hatta tam tersi nefes alma zamanlarım oluyor. Sadece kazandığım para ile gezilerimi organize ediyorum, herhangi bir sponsorum yok. Çok önceden organize ettiğim için uçak biletlerini daha ucuza alıyorum.“
Minimal hayat: “Sadece sırt çantamla yaşayabilirim”
Kırılma noktası ve yurtdışı gezilerinin başlangıcını anlatan Çetin, boş yere para harcamak yerine keyifle yaşamayı tercih edişini şöyle ifade etti: “Askerlikten sonra mesleğimi bırakmayı düşündüm. Şartlar beni çok memnun etmiyordu. Yurtdışına göç etme kararı almışken İstanbul’da aldığım teklifle 6 aylık diye düşündüğüm işte çalışmaya başladım ve 4 yıldır aynı yerdeyim.  Karar verme noktası ise şöyle oldu; kuzenimle otururken herkesin benzerini yaptığı bir şeyi konuştuk: “Sana büyük ikramiye çıksa ne yaparsın?” Benim cevabım dünya turuna gitmekti. Bunun üzerine ben oturup araştırmaya başladım ve o kırılma oldu. Neden boş yere para harcıyorum? diye düşündüm. Parasız bu iş olmaz ama çok fazlasına da ihtiyaç yok. Birçok gezgin parası olmadan gezilerini sürdürüyor. İstedikten sonra hepsi oluyor. Birçok gezgin grubu var. Sadece karar ve azim gerekiyor. Ben para kazanmaya başladıktan sonra maddiyata yatırım yapmak yerine basit bir hayat tercih ettim. Giyime, elektroniğe çok fazla para harcamadan ve ihtiyaçlarımı asgari düzeye indirme prensibini benimsedim. Minimal bir hayat seçerek gereksiz para harcamak yerine yurtdışı gezilerimin planını yaptım. Klinikte yaşıyorum, kitaplarım iki üç parça kıyafetim ve kendi işlerim var. Sadece sırt çantamla yaşayabilirim. Kendime böyle bir hayat organize ettim, geride bırakabileceğim maddi bir şey yok.”
“Annem ‘Paranı tut’ diyor, yarın ölsem ne olacak?”
Ailesinden destek aldığını ve çevrenin hep olumlu yaklaştığını ifade eden Çetin, “Ailem bana karışmıyor ama annem ve diğer büyüklerim paramı tutmam konusunda beni öğütlüyor. Annem, “Paranı biraz tut, kenara koy” diyor. Ben şöyle bakıyorum; yarın ölsem ne olacak? Hiçbir şeyin kıymeti yok. Hayat çok hızlı akıp gidiyor. Onun için ben anı yaşayıp, anı nasıl istersem öyle değerlendiriyorum. O yüzden herkesin fikirlerini alıyorum ama kendi isteklerimi yapıyorum. Kalbim ve vicdanım el verdiği sürece böyle sürdüreceğim. Takipçilerimden hiç olumsuz dönüş almadımÖzellikle meslektaşlarımdan çok güzel tepkiler alıyorum. Öğrencilerden çok tepki alıyorum. Sektörümüzün yoğun olduğunu ve nasıl yetiştiğimi soruyorlar.” dedi.
“Köle gibi çalışan değil ruhunu doyuran biri olmak”
Çetin, hedefleri arasında gençlere ulaşmayı sayıyor. “Doktora yeterlilik sınavım bittikten sonra işi bırakıp dünya turuna çıkmayı planlıyorum. Herhangi bir sürem yok. Maddi manevi ölçütlerimin izin verdiği kadar gezmek istiyorum. Hiçbir plan yapmadım, belki dönerim, belki dönmem, belki de dönemem ama dönersem kendi kliniğimi açmak istiyorum. Sonra tabi yine gezilerim olacak. Hedeflerimden biri de Türkiye’deki tüm Veterinerlik Fakülteleri’nde söyleşi yaparak gençlere ulaşmak. Gezilerimi “Gezgin Veteriner” ismiyle sosyal medyada paylaşarak gençlere ulaşmak istedim. Sonra takipçi sayısı arttı. Bu kadar kişiye ulaşacağımı ben de düşünmüyordum. 2 yıl içinde 10 bin takipçiye ulaştım. Her şeyin iş olmadığını ve çembere hapsolmadığımızı aktarmak istiyorum. Ben kendini işine kaptırıp köle gibi çalışan biri olmak istemedim, dünyayı tanımak istedim. Ruhumu doyurmak istedim. Ben yaşlanıp gidiyor ama ruh genç kalıyor.” İfadeleriyle ise aslında hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere bir anahtar veriyor.
“Ya Babam Yaptıklarımı Duysaydı”
Üniversitede derlemeler ile Atatürk’ün bilinmeyen yönlerini anlattığı ‘Atatürk’  adlı bir kitap çıkaran Çetin, yazmaya hikayelerle devam etti. Yazmanın ifade ettikleri ile  ilgili; “Yazma heyecanım o zaman başladı. Sonra hikaye yazmaya merak sardım. Mavi Gözlü Rüya isimli hikaye kitabımı çıkardım. Onun ardından büyük anne ve babalarımın hayatlarını yazdığım biyografi kitabı Çınarların Gölgesinde’yi çıkardım ve son olarak da Mavi Kedi adlı ikinci hikaye kitabımı çıkardım. Şimdi üçüncüsünü çıkarmayı planlıyorum. Şimdi yazdığım bir hikaye bir gezgin kitabında yer alacak. Aldığım tepkiler güzel fakat bu aralar yoğunluktan üzerine çalışamadım. Yazdıklarımda yaşanmışlıklar var, insanlar kendilerini buldukça beğeniyorlar. Samimi dille yazdığıma inanıyorum ve gerçekten güzel tepkiler aldım.” İfadelerini kullanan Gezgin Veteriner,  Polonya’daki erasmus maceralarını Ya Babam Yaptıklarımı Duysaydı? İsimli kitabıyla yayınlayacak.
“İnsan başladığı yere dönermiş, her anım Çanakkale’ye dönme hayaliyle geçiyor”
Gezgin Veteriner, son olarak memleketi ile ilgili ise şöyle konuştu: “28 ülke 55 şehir gezdim Çanakkale gibi bir yer görmedim. Boğaz havası bambaşka… Çocukluğum denizle geçti. İstanbul’da kalabilmemin sebeplerinden biri de boğazın Çanakkale’yi hatırlatıyor olması. Kelimelerle ifade edilecek gibi değil. İnsan hep başladığı yere dönermiş, Çanakkale burnumda tütüyor. İstanbul’da kuzenlerim ve arkadaşlarım var bu yüzden katlanılabilir, “Çanakkale’ye gidelim” deseler 1 dakika durmam. Bugüne kadar gezdiğim yerlerin hiçbirinde Çanakkale’deki keyfi almadım. Memleketim olması da etkiliyor ama bence Çanakkale maddi, manevi, ahlaki yönleri, doğası ile Türkiye’deki sıralamaların en başında yer alıyor. Çanakkale’yi çok seviyorum. Her anım Çanakkale’ye dönme hayaliyle geçiyor.
Yıldız Sağlam