TRAFİĞE DİKKAT!

Trafik cezaları artırıldı. İyi de oldu. Kural, kaide dinlemeyen aymazlar, belki hizaya gelirler. Kırmızı ışıkta geçmek, hatalı sollamak, yayalara yol vermemek, cep telefonu ile konuşmak, emniyet kemeri takmamak. Artık bunlara daha fazla dikkat etmelisiniz. Bizim için bir problem yok. Zaten biz, yıllardır kurallara uyan bir sürücüyüz. Yayalara yol vermek için durursunuz. Arkadaki sabırsız korna çalar. Sağa sola dönerken, sinyal yakmaz. Müziğin sesini sonuna kadar açar. Zil zurna direksiyon başına oturur. Deli gibi araba kullanılır. Cezalar artınca, klavye kahramanları hemen hareket geçtiler. Yok Devlet vatandaşı kazıklıyormuş. Vay efendim, bunların yapacağı bu kadar olurmuş. Ya ne bekliyordunuz? Her türlü kural ihlalini yapacaksınız. Yanınıza kâr kalacak zannediyorsun. Daha önceleri de yazdık. Meydana gelen trafik kazalarının, yüzde doksanına yakını, ne yazık ki, sürücü hatasından kaynaklanıyor. Şehir içinde seyrediyorum. Kemer takmama gerek yok diye düşünmeyin. İzleniyorsunuz. Bir gün elinize ceza tutanağı geldiğinde, hayretler içinde kalmamak için, kurallar uyunuz. Yarın, öbür gün,”Bilmedim, duymadım” demek fayda etmeyecektir. Bizden söylemesi. Demedi demeyiniz.

KAHKAHA

‘Üretim verimliliği’ konusunda konferans veren uzman “Bu teknikleri sakın evinizde kullanmaya kalkmayın!” demiş, dinleyiciler hemen bu uyarısının nedenini sormuşlar “Ben karımı yıllarca o kahvaltı hazırlarken izledim.” diye başlamış uzman anlatmaya, “Karım ufacık bir ihtiyaç için kahvaltı masasıyla buzdolabı, fırın, dolaplar arasında gider gider gelirdi. 5 sene önce ‘Hayatım neden her şeyi tepsiye koyup bir kerede getirmiyorsun?’ diye sordum” Arka sıralardan “Peki, bu öneriniz zaman kazandırmadı mı?” diye atılmış biri. “Kazandırmaz olur mu?” diye cevap vermiş uzman dişlerini sıkarak, “Eskiden karım kahvaltıyı 20 dakikada hazırlardı, kesintisiz 5 senedir de ben 7 dakikaya indirdim!”

***

Dalgıç 6 metre derinde balıklarla oynaşıp içinde bulunduğu müthiş manzaranın tadını çıkartırken tam yanına oksijen tüpü, deniz gözlüğü ve dalgıç kıyafeti olmayan bir adam gelmiş. Dalgıç şaşırmış bir 10 metre daha inmiş, aynı adam yine ağır ağır yanına süzülmüş. Hayretler içinde kalan dalgıç yanındaki özel tebeşir ve tahta setini çıkartıp üzerine “Donanımınız olmadan bu kadar derine nasıl dalabiliyorsunuz?” diye yazıp ona doğru çevirmiş. Adam tahtayı ve tebeşiri alelacele elinden almış “Salak!” yazmış, “Boğuluyoruz işte görmüyor musun?”

Sağlıcakla kalınız.