Adı Atatürk mü olsun!?

3. Havalimanı.

İstanbul’da yapımı devam eden, 29 Ekim açılışıyla faaliyete geçecek olan.

Sosyal medyanın ikiye bölünmeye, hazır kitlesi harekete geçti bile. “Buranın adı Atatürk olsun”, “Hayır Abdülhamid Han olacak”.

“Her düğümü çözen mucize” olarak tanımlanan “demokrasi” girse mesela işin içine.
Bir düğüm daha atar sanki.
Demokrasi, “çözen” bir kavram mı? Meşrulaştıran mı?
Ya milletin iradesi? Hep doğruya mı işaret etti?
Peki her konuda fikir ayrılığı yaşayan bu ülkenin en büyük derdi şimdi havalimanının adı mı oldu?
Evet öyle oldu. Hep böyle yapmadık mı zaten?
Geçmişi, tarihi unutup sonra “vah” etmedik mi?
Birkaç yıl öncesine dönüp “keşke” demedik mi?
Neyse, öyle hızlı ilerliyoruz ki; artık dakika dakika değişen gündem suçlu, biz değil. O yüzden kimse “Bunu nasıl unutursun?” demiyor. İçiniz rahat olsun. Hem zaten bir havalimanın isim önerisini tarihten feyz aldığımızı gösterecek şekilde savunursak kimse bize dokunmaz değil mi? Evet evet, vicdan güncellemesi de yapmış oluruz…
***
İzlediğim bir sahnede Alzheimer olmuş birine söylenmiş sözler vardı, anlamayacağı bilindiği halde şöyle denmişti ona: “…Olan biten her şeyi üstünü kapatıp örtmek. En iyisi bu. Aynı bu ülke gibi. Bütün uğraşıları, emekleri, çekilen eziyetleri, güzel günler için verilen çabaları unutmayı seçtin. Kolayı seçtin. Ama neticede sen de bu ülke gibi unutmayı seçtin…”
Anlamı kendinden ağır…
Unutmayı seçtik. Unutmak kolay olandı.
Yüzeyden bakıp anladığımızı söyledik, anladığımız için savaşmak zor olandı…
***
İnsani şartlarda çalışmak istediklerini maddeler halinde sıralamak ve mücadele etmek zorunda kalan işçileri unuttuk mesela.
Hani tahtakuruları ile yaşayan. Ya hani “En azından habersiz işten çıkarılmayalım” diyen.
Doğru, günler-haftalar geçti hatırlmamak normal. Şu işçi cinayetlerine dikkat çeken inşaat işçilerinden bahsediyorum.
Neyse tamam, taa o zamanı deşmenin gereği de zorlamanın anlamı da yok değil mi?
Peki şu isim olayı için ne düşünüyorsunuz? Bence de Atatürk olmalı. Fiikirlerine, öğütlerine yakışır yaşayamasak da “Adını yaşatıyoruz” demeliyiz. Bu kesinlikle bizleri daha rahat uyutacaktır. Koskoca havalimanı, düşünsene adı Atatürk olacak.
Böylece bilim yerine sarıkla büyütülen çocuklarımızı, tedavi edilmeden çalışan işçilerimizi, bir görünüp bir kaybolan milli bayramlarımızı, “insiyatif”i çok yanlış anlayan yargımızı, yerli üretime takılan çelmeleri, anavatanı Anadolu olan tohumların kaybettiğimiz izlerini bir bir sileceğiz.
***
Hayranız Atatürk’e. Anlamıyor ama yaşatıyoruz. Bakın bugün hala okullarda büstleri durur değil mi? Saygının ölçütüdür ülkemizde… Dursun! Yok da olmasın tabii.
95. yılında cumhuriyet, hatırlansın, unutulmasın. Milli bayramın gerekliliklerinden çok minneti vardır.
Bayram için sakladığın bayrağı camına as, as ama anlamını da kavra… Havalimanının adı Atatürk olsun, olsun ama layıksa…