THINK PINK: MEME KANSERİ

THINK PINK: MEME KANSERİ

Tüm ekim ayı boyunca dikkat etmeye, farkındalık yaratmaya çalıştığımız bir konu meme kanseri. Amaç onu bir aya sığdırmak değil sadece bu bir ayda özel bir ses çıkarıp daha çok kişiyi bilinçlendirmek. Bu konuda, sosyal kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin ve özellikle sağlık kuruluşlarının ilgisini ve özenini tebrik etmemiz gerekir.

Kanser vücut hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalıp komşu dokuları işgal etmesi ve kan, lenf yoluyla yayılım sağlayan bir hastalıktır. Kanser oluşumu ile beslenme arasında kuvvetli bir bağlantı vardır. Bilim insanları kanserlerin % 30 ile 60’ının beslenme değişiklikleri ile önlenebileceğini söylüyor. Eğer:

  • Yağ oranı yüksek beslenme tarzı
  • Lif miktarı düşük bir beslenme örüntüsüne sahip olma
  • Antioksidan içeriği düşük(A, C vitamini ve Betakarotenler vb.) besinlerin tercihi
  • Sodyumu artırılmış, füme veya salamura edilmiş gıdaların tüketimi
  • Fitokimyasallar ve gıdalarda bulunan koruyucu maddeler
  • Ateşe yakın pişmiş ve uzun süre maruz kalmış et tüketimi
  • Mutajen (hücrelerin mutasyona uğrayarak hasara sebep olan maddeler) oranı yüksek gıdalar
  • Gıda katkı maddeleri eklenmiş ve pestisitlerin bulunduğu gıdaları tüketmek
  • Yoğun ve rutin alkol tüketimi

bahsedilen gıda türevlerinden ya da beslenme tarzlarından bir ya da birçoğunu tercih ediyorsanız risk altındasınız demektir. Sayılan faktörler birçok kanser türü için neden teşkil etmektedir. Beslenme anlamında ayrım yapmaksızın yukarıda bahsedilen faktörlerden uzak durmakta fayda var.

Peki, konuyu biraz daha spesifikleştrirsek; meme kanseri dünya üzerinde birinciliğini koruyor. Günümüzde her 10 kadından birisi meme kanserine yakalanıyor.

Neden olur?

Kalıtım bu konuda oldukça büyük orana sahip. Genetik mirasınız yatkınsa ve siz bu ihtimali göz önünde bulundurarak yaşamıyorsanız, potansiyel risk altındasınız demektir. Hormonlar ve beslenme tarzınız ise diğer faktörlerdendir.

Erken teşhis

Dikkat edilmesi gereken belki de en önemli aşama. Göğüs temasında ele kitle gelmesi belki de en önemli belirtilerden biri. Her kitle kanser olmak zorunda değil ancak bir belirti seziliyorsa araştırılmalıdır.

 

 

Korunmak için nasıl beslenilmeli, nelere dikkat edilmeli?

  • Kilonuzu kontrol altında tutun ve ideal aralıklarda olmasına özen gösterin. Obezite, nedenlerin arasında yer alır.
  • Fazla yağ içeren gıdalardan oldukça uzak durmanız gerekir.
  • Lifli beslenmeye özen göstermelisiniz. Baklagiller, sebze ve meyveler, tam tahıllar lif yönünden zengin gıdalardır. Beslenme örüntünüzde olması gerekmektedir.
  • Tuzlu, tütsülenmiş, salamura edilmiş, yüksek ateşe maruz bırakılmış et ve et ürünlerinden uzak durmalısınız. İşlenmiş şarküteri ürünleri de yine bu gruba dahildir.
  • Alkolün kanser ile olan ilişkisi kesinleşmiştir. Az ya da çok, seyrek ya da sık tüketim bir ölçek değildir ve alkol tüketimi kanser hücre oluşumuna da oluşan kanser hücrelerinin gelişmesine de katkıda bulunmaktadır. Alkol miktar ve sıklığını azaltmalı hatta tamamen hayatınızdan çıkarmalısınız.
  • Sigaranın artık ne kadar zararlı olduğunu biliyoruz, tüketmemelisiniz.
  • Orta tempoda ve düzenli egzersiz kansere karşı koruyucu etki ve egzersiz sırasında ve sonrasında salgılanan endorfin ile pozitif bir psikoloji sunmaktadır.
  • Yağlı gıdalardan uzak durmaya çalıştığınız gibi sağlıklı yağları da hayatınıza katmayı ihmal etmeyin. Omega-3 içeren gıdaları (ceviz, balık, keten tohumu vb.) beslenmenize katın.

Eğer korunamadıysanız, genetiğiniz size bu mirası illa kullandırıyorsa unutmamanız gerekenler var: Yalnız değilsiniz ve hiçbir şey için geç değil… Oranı bu kadar yüksek bir hastalıkta pes etmeden mücadele etmeye ve gülücükler saçmaya devam etmelisin. Çünkü think pink!