Çanakkaleli avukattan Adalet Nöbeti’nde kurşun gibi sözler

Çanakkale Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Güneş Pehlivan, Çağlayan Adliyesi’nde düzenlenen 76. Adalet Nöbeti’ne katılarak konuşma yaptı.

Çanakkale Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı ve Çanakkale İl Genel Meclis Aday Adayı olan Av. Güneş Pehlivan, “Cumhuriyet Gazetesi tutukluları ve tutuklu meslektaşlarımız nezdinde başlayan adalet nöbetinin 76. haftasındayız. Bugün adalet amacı alenen rehin alınan yargı adına buradayız.

Avukatlık mesleğinin, gazetecilik mesleğinin icrasını ‘suç’ olarak vasıflandıran yasa pratiğine karşı buradayız. ‘Siyasal iktidara muhalif olmak terör örgütü’ suçlamasıyla tutuklanan eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü adına buradayız. Demokratik ve aydınlık bir Türkiye için buradayız.” diyerek konuşmasına vurucu bir giriş yaptı ve şöyle devam etti:

“HİÇBİR HUKUK ÜLKESİNDE…”

“Hiç şüphesiz tutuklama timleri monarşi ve diktatörlük dahil her rejimde var olabilirler; ancak yargı bağımsızlığı sadece demokratik rejimlerde, hukuk ülkelerinde mevcuttur. Ve hiçbir hukuk ülkesinde avukatlar müvekkiline susma hakkını hatırlattığı için tutuklanmazlar. Halkın söz gücünün teminatı olan gazeteciler haber yaptıkları için teker teker toplatılmazlar. Tutuklu sanıkları tahliye eden yargıçlar, ertesi gün keyfi yer değişikliğine maruz kalmazlar. 4 defa gözaltına alınıp yargıç tarafından 3 defa serbest bırakılan muhalifler, mahkemeye yeni yargıç atanarak tutuklanmazlar. Hiçbir hukuk ülkesinde, üniversiteli gençler ‘Başkanlık rejimine hayır’ çalışması yaptıkları için cezaevinde yıllarca iddianame beklemezler. Aydınlar yayınladıkları bildiri nedeniyle linç edilmezler. Kadınlar koruma talebiyle ilgili makama başvurduklarında ‘Yarın siz kocanızla barışırsınız, biz kötü oluruz’ cevabını alarak şiddet gördükleri eve geri yollanmazlar. Bir hukuk ülkesinde, istismar haberlerine yayın yasağı koyarak gazeteciliğe karşı değil, çocuk istismarına karşı mücadele edilir.

“YARGI, YARGISIZ İNFAZA ARACILIK ETTİRİLMEZ”

Bir hukuk ülkesinde, çalışma koşullarının düzeltilmesini isteyen işçilerin emeğine ve alınterine kelepçe vurulmaz. Yargı, yargısız infaza aracılık ettirilmez. Memleketin doğal kaynaklarına ipotek koyulmaz. Çok uluslu şirketlerin komisyonculuğu karşılığında, Cerrattepe’den Kazdağlarına halk sağlığı ve yaşam hakkı takasa açılmaz. Ve hiçbir hukuk ülkesinde iktidara mensup olanlar, yargı makamlarına ‘Sizden izin mi alacağız, maaşlarınızı biz veriyoruz’ diyerek, yargıya konkordato teklif edemez. Bugün bizler, temel hak ve özgürlüklerle, kamu yararıyla, yargı bağımsızlığıyla mücadeleye tutuşmuş olanlara hatırlatıyoruz ki;

Hukuka aykırı ama yasaya uygun, yasaya aykırı ama iktidara yatkın uygulamalar; halkın adalet ahlakından ve geleceğin hükmünden kaçamazlar. Ne ardıllarının onayını alabilirler ne de halkın ruhunu kazanabilirler. Bugün bizler, demokrasinin ve eşitçe saygıdeğer yurttaşlığın teminatı olan yargı bağımsızlığı önündeki tüm engelleri kaldırıncaya değin mücadeleye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz. Dayanışmamız ve örgütlülüğümüz hiçbir baskının, zorbalığın, yargısız infazın erişemeyeceği bir yerdedir.”

Haber Merkezi