KADROLU DİLENCİLER!

Dilencinin kadrolusu olur muymuş? Oluyor işte. Daha önceleri de yazmıştık. Cami önleri, avluları, hatta cami içleri dilenci kaynıyor. Zabıtalar ne iş yapar bilemiyoruz. Televizyonlarda izliyoruz başka şehirlerde karga tulumba, apar topar toplayıp götürüyorlar. Ne yazık ki, bizde bir tek dilencinin götürüldüğünü görmedik. Efendim kadrolu dilenci diye her caminin devamlı dilencisine diyoruz. Değişik camilere gittiğinizde, hep aynı insanların dilendiğini görürsünüz. Beş vakit namaz kılar gibi, namaz vakti caminin kapısına dikilirler. Namazdan sonra da paydos ederler. Bir dahaki vakte kadar istirahat ederler. Anlaşılıyor ki bunlar camileri parsellemişler. Kimse kimsenin çalışma sahasına girmiyor. Vallahi helal olsun. Dayanışma içindeler. Sanki mafya usulü paylaşım. Sadaka vermek sevaptır. İhtiyaç sahibi olanlara vermek gerekir amma ve lakin, nereden bileceksiniz ki? Çoğu sizden bizden zengin. Zaten gerçek ihtiyaç sahipleri, gururuna yedirip de cami avlusuna gitmiyor.

SÜPER NİNE

Bir zamanlar, Süper Nine diye bir dizi vardı. Ninemiz kırk takla atar, hür türlü marifeti sergilerdi. Geçen gün üçüncü defa yeni Devlet Hastanesine gittik. Yine asansör çilesi. Mecburiyetten gittik. Bir önceki geldiğimizde tahlil yaptırmıştık. Tahlil sonuçlarını doktora göstermemiz gerekiyordu. Neyse, uzun bir bekleyişten sonra, asansöre binme şansına kavuştuk. Tabii ki içerisi tıkış tıkış. Zira asansör bir gitti mi, bir daha gelmesi haftalar sürüyor! O arada bir cep telefonu çaldı. Güzel de bir müziği var. Ne mi? Tarkan. “Seveceksen ömürlük sev. Bir günlük sevme” diye sözleri var. Allah var, güzel bir şarkı ama75 yaşlarında bir ninenin telefonundan duyunca, hayret ettik doğrusu. Nine, nine. Allah sana hayır versin. Sizin, bizim, dinleyeceğimiz şarkı ya “Ben gamlı hazan” ya da “Ömrümüzün son demi” olmalı. Yine de helal olsun nineye. Kendisinin, bu müziği zil sesi yapacağı yok tabii ki. Torunları yapmıştır. Her şey bir yana, müzik de güzeldi doğrusu.

GÜLMECE

Sarkozy falcıya gider; Falcı konsantre olarak gözlerini kapatır ve konuşur: – Sizi büyük bir caddeden üzeri açık bir araba ile geçerken halkın yaptığı tezahüratı görüyorum.

Sarkozy sırıtır ve sorar:

– Peki, halk memnun mu gözüküyor?

– Evet, her zamanki gibi.

– Halk arabanın etrafında koşuşturuyor mu?

– Evet, arabanın etrafında deliler gibi koşuşturuyorlar! Polis yolu açmakta zorlanıyor.

– İnsanlar bayrak taşıyorlar mı?

– Evet, hem Fransa bayrakları hem de umut ve güzel bir gelecek vadeden pankartlar taşıyorlar.

– Sahi mi? İnsanlar bağrışıp şarkı da söylüyorlar mı?

– Evet, insanlar umut dolu “Oh, şimdi her şey daha iyi olacak!” diye bağırıyorlar.

– Peki, ben bu hareketlere nasıl bir tavır gösteriyorum?

– Bunu göremiyorum.

– Niçin?

– Çünkü tabut kapalı!

Sağlıcakla kalınız.



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com