Kelimelerin anlatamadıkları

İşiniz kelimelerle olsa da bazı durumları ifade etmek için en doğrusunu seçemediğiniz olur. Ya eksik kalır bir şeyler ya da aklınızdakini anlatmanın harfli bir yolu yoktur.

Çok şey öğrendiğim bir yolun sonuna geldiğimi hissettiğimde bunu düşündüm. Ne desem olmayacaktı. Net olan tek duygu ise yüzmenin karşıdan denizin güzelliğine bakıp iç geçirmekten çok daha anlamlı olduğunu kavramanın hazzıydı.

Birkaç satıra indirgenemeyecek hisler içinde; müteşekkir olmayı, benliğime bir tuğla koymayı, gaddarlaşmayı, temkinli kalmayı, daha çok çalışmayı, güven duymayı, şansa inanmayı, sınırları, esnek yanları, perdenin arkasına bakmayı, sabırlı olmayı, tahammülü, bir olmayı, dayanmayı ve dayanışmayı barındırıyor. Dedim ya, ne desem biraz eksik…

Kırgınlıklar, kızgınlıklar görünmez bir dolaba saklansın, yanıma almak istediklerim iyilikler… Yeni bir yola en az hasarla çıkılmalı. Negatif çantanın dolmama imkanı yok, ağırlaştıkça boşaltmalı. Yürümeyi zorlaştıran, çantayı ağırlaştıranları da yarı yolda bırakmalı.

Baktığım taraf hep teşekkür.

Yapılanlara, yapılmayanlara, karşıma çıkanlara, engele, desteğe, ağlamaya, gülmeye, öfkeye…

Birilerinin hayatını anlamlı kılmak üzere yaşarken birilerinin bizim hayatımızdaki anlamını görmek gerek. Roller değişiyor, kimse aynı kişi değil. Bazılarının anlamı, koyu renkli. Hayat öğretileri her zaman sizi bulmuyor. Bazen sizin onu bulmanız gerekiyor.

Yüzmeye çalışan herkes adaletin varlığını hissediyor, insanlığına tuğla koyan herkes insan olduğunu hissediyor…

Tezatını çantaya atmamıza gerek yok…

Gözleriniz açık olsun, ruhunuz berrak…

Güzellikler zırh olsun, kötü olan uzak…