GARİP ŞEYLER

Türkiye’de garip şeyler oluyor, Suudi Arabistanlı muhalif bir gazeteci, aynı ülkenin İstanbul Başkonsolosluğunda kayboluyor. Olacak şey midir? Bakınız Türkgün gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek Bey’in bu konudaki yazısı, Türkiye üzerinde oynan oyunları gözler önüne sergilemektedir. Buyurunuz: “Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı meselesi, sadece Türkiye toprakları üzerinde kaybolması değildir. Bu olayda en büyük mesele, Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişilik bir timin hedeflediği kişiyi ortadan kaldırabilme planını yapabilmesidir. Bugün bir gazeteci bu şekilde ortadan kaldırılıyorsa, yarın Türkiye’de başka suikast ve cinayet planları yapılabilir. Bu olay bunu göstermiştir. Türkiye’nin imajına ve güvenliğine vurulmuş bir darbedir bu… O yüzden bu meselenin en ince ayrıntısına kadar aydınlatılması ve suçluların cezalandırılması konusunda Türkiye’nin tavizsiz ve özverili olması gerekiyor. Suudi Arabistan derin devletinin, Türkiye’yi yolgeçen hanı gibi gösteren bu operasyonu, sert karşılık bulmalıdır. Suudi Arabistan’a ‘yönetimin politikalarını eleştiriyor’ diye, Türkiye’de cinayet ve suikast düzeneği kuran bu çetenin Türkiye’nin imajına verdiği zararın bedeli ödettirilmelidir.

Suudi Arabistan yönetiminin meselesi sadece bir gazeteciyi susturmak değildir herhalde? Bu karanlık planla hedeflediği, Türkiye’ye daha başka kötülükleri bulaştırmak olabilir. O yüzden Türk istihbaratı, güvenlik güçleri ve diplomatlar bu konuyu enine boyuna araştırıp, tüm gerçekleri dünya kamuoyuna sunmalıdır. Herhalde, başkonsoloslukta bu şekilde kaybolma olayı dünya tarihinde bir ilktir. Bir vatandaşın işlemleri için girip, ortadan kaybolması demek gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir meseledir. Hele ki, gazeteciyi öldürüp, on beş parçaya ayırıp, oradan bavullarla çıkarma

İddiası doğruysa bu çok büyük vahşettir”.

OYUN İÇİNDE OYUN

Gazetecinin kaybolması ya da iddia edildiği üzere öldürülmesi, Türkiye üzerinde oynanmakta olan oyunların bir devamı mıdır? Bu senaryonun arkasında kim veya kimler vardır? Elbette günışığına çıkacaktır. Türkiye; ekonomik sıkıntılarla, ABD kalleşliği ile Arabistan’ın alaveresiyle uğraşırken, ne yazık ki; bir futbol ahmağı, gündemi değiştirmeyi başarıyor. Evli bir kadına sarkıntılık yapıyor. Kocasının kafasını yarıyor. Yetmemiş gibi, gidip hastaneye silahlı baskın yapıyor. Peki, ne yapmalı? Bu hadsiz, çapsız, terbiyesiz adamı içeri atıp, aklının başına gelmesi sağlanmalı. Camide namaz kılarken fotoğraf çekip poz vermek, iktidara yağ çekmek bunu kurtarmamalıdır. Nerede kaldı, Ulu Önder Atatürkün, sporcunun ahlaklı olması özdeyişi? Başakşehir Spor Kulübü de, bu ahlak yoksunu futbolcu eskisine gerekli cezayı vermeli, hatta sözleşmesini iptal etmelidir. Zira genç nesillere kötü örnek olmaktadır.

AZICIK UCU UCUNDAN

Öğretmen “İstanbul bundan tam 558 yıl önce 29 Mayıs günü fethedildi çocuklar.” demiş, “Pes vallahi!” diye atılmış Temel, “Öğretmenim gerçekten inanılmaz bir hafızanız var!”

***

Adam arkadaşına anlatıyor: – Biri kredi kartımı çalmış.. – Nee? Polise bildirdin mi? – Yok ya… Ne bildireceğim ki? Herif  karımdan daha az harcıyor!

***

Kısa boylu, ufacık yaşlı kadının gittiği kilisede her pazar bağış kutusuna 1000 dolar bırakması rahibin dikkatini çekmiş ve “Nasıl böyle cömert olabiliyorsunuz?” diye sormuş kadına,

“Oğlum her hafta bana para gönderiyor, e benim de fazla paraya ihtiyacım olmuyor, kiliseye bağışlıyorum” diye cevap vermiş yaşlı kadın. “Harika.. Haftada ne kadar gönderiyor size?” diye merakla sokulmuş rahip, “20.000 dolar.” demiş yaşlı kadın.

“Nee? Ç…Çok başarılı bir oğlunuz var anlaşılan” demiş rahip hayli şaşırarak, “Ne iş yapıyor ki?” Kadın “Valla tam olarak bilmiyorum ama sanırım bir veteriner kliniği var veya kedilerle ilgili bir iş” deyince rahip tekrar sormuş “Çok güzel bir meslek. Her dakika ameliyat falan yapıyor olmalı.” Yaşlı kadın “Yok” demiş gururla, “Bana söylediğine göre ‘Erkek kedilik yapmaya çalışan yaramazlar’ için Las Vegas’ta bir ev mi çalıştırıyormuş, öyle bir şey işte! ”

Sağlıcakla kalınız.