• Zorunluluktan Çevreci Oluyoruz Yaşasın

    Tarih boyunca doğa ile insan bir bütün olarak karşımıza çıkmıştır. İnsan doğayla var olmuştur. İnsanı yaşatan doğa her dönemde ona kucak açmıştır. Gelişen teknoloji değişen dünya ile nankörlük eden insanlar ise kendisini var edeni yok etmeye başladı. Artan nüfusun barınacağı alan kalmadıkça, çevreci planlamalar yapılmadıkça, yaşamak için bir ağaç kovuğundan fazlası istendikçe talan ettik. Ezip geçtiğimiz doğaya kafamızı çevirip bir kez daha bakmadık.

    Tarihi araştırma platformlarında birçok kez tartışılmış olan konulardan biridir şu başlık: “Doğa mı insana hükmeder? İnsan mı doğaya?”
    Sorularımız bile güç iskeleti üzerinde oturuyor. Hüküm istiyoruz. Zayıf olana köleliği biçiyoruz. Neden bir arada yaşamak bu kadar zor?
    Sadece kurum, kuruluş ve politika gereği çevre dostu görünmeyi ne zaman bırakacağız. Binlerce yıldır yaşıyoruz. İnsanın korku teline mi dokunmak gerekiyor, hoyratlığından vazgeçirmek için. Hep bir felaket mi gerekiyor?

    “İnsanların yaşaması için şuna da ihtiyaç var” deniyor. Doğru. İnsan yaşadıkça istiyor. Sanırım doğru ölçüyü de bilmiyor. Yolun başında özverili olanlar hırsının esiri olabiliyor. Oysa doğayı terbiye etmeyi denemek ve hep yenilmek yerine onunla bir arada yaşamayı denesek…
    ***
    Şimdilerde bel kemiğimiz ekonomi hepimizin hayatını alt üst etmiş durumda. Ağlıyoruz. Pazarcı poşet alamıyor, aldığını da artık para ile satıyor. “Akıllı” biri çıkmış pazar filesi satıyor. Poşete para vermek istemeyen fileye dönüyor. Zaman geri sarıyor, eski mecburen yeni oluyor. Aklıma gelen ise tüm bu ekonomik bunalımların öncesinde kese kağıdı, pazar filesi kullanımının önerilmesi. Dikkate alan oldu, büyük ölçüde ise unutuldu. Şimdiyse işin ucu geldi paraya dayandı.
    Zorunluluktan çevreci oluyoruz, yaşasın!
    “Para her kapıyı açar” diyenler siz kazandınız, bravo!
    Sınıfta kaldık, doğa bize yeni dersler verecek.Umarım kurunun yanında yaşı da yakmaz…