ORTANCA ÇOCUK

“Çocukların yetişmesinde, hal ve davranışlarının, değerlerinin, hayata bakış açılarının, yani özetle karakter özelliklerinin oluşmasında kaçıncı çocuk olduğu, tek çocuk olup olmadığı büyük etkiye sahiptir. Birinci çocuk olmanın, ailenin en küçük çocuğu olmanın, ortanca çocuk olmanın, tek çocuk olmanın ailede büyürken ve yetişirken dinamikleri ve yapıları çok farklıdır. “ demiştim.

Bugünkü yazımda ORTANCA ÇOCUK yapısından bahsedeceğim. Ortanca çocuklar adından da anlaşılacağı gibi arada, ortada kalmış çocuklardır. Tam son çocuk olmaya çalışır ve alışırken üstüne bir çocuk daha gelir. Sanki ilk çocukmuş gibi bir durum oluşur. Anne baba şu mesajı verir ortanca çocuğa; sen yeterince  şımardın, sana sunulan toleranslar artık yok, çünkü bir kardeşin oldu ve onunla paylaşmak zorundasın. Ortanca çocuk bazen – sen ablasın, abisin sözüyle karşılaşır, bazen de sen küçüksün sözüyle. Yani tam bir sıkışmışlık yaşar. Genelde ortanca çocuklar bu sıkışmışlığı arkadaş çevresine kaçarak atlatmaya çalışırlar. Ortanca çocuklar bu doğal sistem nedeniyle denge kurma konusunda ustalaşırlar. Aile de büyük bir sorun yoksa ortanca çocuklar hayatta dengeye, problem çözmeye en yakın çocuklardır. Çünkü aile içinde anne babayla, küçük kardeşle, büyük kardeşle ilişki kurarken bu dengeyi öğrenirler. Ortanca çocuklar genelde aileyi ilk terk eden çocuk olurlar. Çünkü

Ortanca çocukların hayata karşı bakışlarına, oluşan düşünce kalıplarına ve anlamlarına bakarsak şöyle bir yapı çıkar karşımıza. Ortanca çocuklar; çok iyi arabulucu olurlar, diplomatiktirler, yüzleşmeyi pek sevmezler, sadık ve vefalıdırlar, en az boşanan bireyleridir çünkü idare etmeyi çok iyi bilirler, çatışmadan kaçarlar, sosyaldirler, çok iyi sır saklarlar, çocukluklarında yeterince şımaramamışlardır dünyaya gelen küçük kardeş bunu ellerinden almıştır bu yüzden şımarmak için fırsat kollarlar, utanma duyguları gelişmiştir, hayat ile ilgili beklentileri düşüktür sadece denge ararlar, hayatın adil olmadığını çok önceden anlarlar ve gerçekçi olurlar. Problem yaşadıkları nokta ise; idare etme davranışı yüksek olduğu için sorunları ötelerler, üstünü örtmeye çalışırlar bu da onlarda değersizlik moduna sokabilir.

Özet olarak çocuk ailenin kaçıncı çocuğu ise ona göre davranmak önemlidir. Birinci çocukları fazla sıkmayın, üstlerinde baskı oluşturmayın, onlar zaten ilk çocuk olmanın yükünü yeterince taşıyorlar, çok yük bindirmeyin, başarıya ihtiyaçı vardır birinci çocuğun, başarılı olması için fırsatlar yaratın. Ortanca çocuğa ise ilgi gösterin, kardeşi olduktan sonra alıştığı ilgiyi ondan alırsanız sorun yaşarlar. Kardeşi olduktan sonra da ona ilginizi azaltmayın. İki kardeş arasında sıkışmasına izin vermeyin. En küçük olan kardeşin ise takibinize ihtiyacı var, yol göstermenize ihtiyacı var. En küçük çocuk daha özgür ruhlu olacaktır, bazen sorumluluklarını yerine getirmede sorun yaşayacaktır. Kontrol daha çok küçük kardeş içindir.

Unutmayın çocuk eğitimde söylemek değil yapmak önemlidir. Çocuklar söylediklerinize değil yaptıklarınıza bakarlar. Çocuk yetiştirmek emek ve ayağı yere basan anne babalar ister. Onun için öncelikle anne baba olarak kendinizle ilgili problemleriniz , kaygılarınız mutsuzluklarınız varsa önce bunun üzerinde durun ve bunları halletmeye çalışın. Yoksa çocuklarınıza yardımız dokunmaz. Görüşmek üzere…

 

Kaynak: ODM Aile – Tamer Dövücü