• Çocuklarınıza Kıymayın

    Yıllardır sporun içindeyiz. Hem spor yaptık hem de sportif faaliyetlerin başında bulunduk. Velilere, “Çocuklarınıza spor yaptırın. Korkmayın. Spor, dersleri olumsuz etkilemez. Aksine daha da faydalı olur” dedik. Derslerinde çok iyi olan öğrencilerin, başarılı bir sporcu olduklarını anlattık. Ne yazık ki, veliler anlayamadılar. Göreve geldiği günden beri, yaptığı atılımlarla göz doldurup; bazı tabuları yıkan yeni Milli Eğitim Bakanımız, yıllardır bizim yakındığımız ve anlatmaya çalıştığımız konu ile ilgili, bakınız neler söylemiş:

    “Öğrencilerimizden önce, bazı velileri bilgilendirmek gerek. Bir haftada 168 saat var. Haftada 3 gün 2’şer saat spor yapan bir çocuğumuz, toplamda haftada 6 saati spora ayırır. Bizim velilerimiz, ne yazık ki, ‘Çocuklarımız ayrıca spora gelirse, derslerinden geri kalır’ düşüncesindeler. Yapmayın ya Allah aşkına. Yıllarca eğitimini aldığımız işimizi bize bırakın. Çocuklarımızı internetten, cep telefonundan, TV başında saatlerce zaman geçirmekten uzak tutun. Emin olun spor yapmak dersleri etkiler. Doğru lakin OLUMLU etkiler. Ayrıca, özgüveni yüksek, sorgulayan, ruhsal, bedensel güçlü bireyler yetiştirmek istiyorsak; spora, sanata, müziğe, tiyatroya, sosyal ve kültürel etkinliklere muhakkak yönlendirmemiz lazım”. Milli Eğitim Bakanımız, Sayın Ziya Selçuk’u yürekten kutluyoruz. Öğrencilerin spor yapmasını angarya, öcü olarak görev veliler, umarız ki gözlerini açıp doğruyu göreceklerdir.

    YAZ BİTTİ

    Yaz boyunca; hopur hopur hoplayıp, orası senin burası benim diyerek, nerede akşam orada sabah parolası ile hareket eden bir grup, bu günlerde çok üzgünmüş. Sosyal medyada yaptıkları yorumlarda, yazın bitmesine kahroluyorlarmış. Hatta askerlikte şafak sayar gibi,”Gel 9 ay, gel” diye de sayıklıyorlarmış. Üç ay kırdığınız cevizler yetmedi mi? Eee. Biraz çalışıp para kazanın. Şunun şurasında ne kaldı ki, Bir çocuğun anne karnındaki süresi kadar. Şıp diye gelip geçer. Her gün bayram olmaz. Olursa da tadı olmaz. Sahi. Hayat yalnızca bu mudur? Ye, iç, eğlen, gez, toz. Sorumluluk yok. Yardımlaşma yok. Anlayış yok. Tabiidir ki aylarca çalışıp, yorulan insanların tatil hakkı vardır. Yapması da çok ama çok elzemdir ama 3 ay boyunca da tatil için koşturmak, mokunu çıkarmaktır. Yahu ne oldu bizlere? Hayatı yalnızca, yemek içmek, mıçmak, aşk, meşk olarak görenleri andıkça, Orhan Veli Kanık geliyor aklımıza. Anmadan geçemiyoruz bir türlü. Fırtına, kasırga, boran, Dünya yansa umurlarında değil.

    Ne atom bombası
    Ne Londra Konferansı
    Bir elinde cımbız,
    Bir elinde ayna;
    Umurunda mı dünya?

    GÜLMECE

    Ev arkadaşı, sarışın kızı elinde tam 3 adet tavukla mutfakta görünce “Bu ne?” demiş, “3 tavuk birden almışsın!”

    “ 2 alana 3.’sü bedava” diye cevap vermiş, sarışın.

    “ Bunların binlercesini bir barakaya tıkıp, ilaçla büyütüyorlar… Yürüyecek bir santim mesafeleri bile yok. Biliyor musun?” diyerek sinirlenmiş adam.

    “ Bilmiyordum “ demiş Sarışın.

    “ Böyle bir yerde yaşamayı kim ister sence?”
    “ Bildim… Bildim” diye sevinçten zıplamaya başlayan sarışın, “Tabii ki bir tilki!”

    Sağlıcakla kalınız.