SUYUNDAN DA KOY!

Başarı yok. Son yılların en kötü dönemi. Deplasmanda gol yok. Üç puana hasret kaldık. Neymiş? Çok Özel Maç Keyfi”.Merakınızı celbetti. Biliyoruz. Buyurun öyleyse. Anlatalım. Fenerbahçe Kulübü; futbol ağırlama paketlerini satışa çıkarmış. Premium, platin ve gold adı altında hazırlanan üç ayrı pakette, Ülker stadında oynanacak iç saha maçları için çeşitli ayrıcalıklar sunulacakmış. Duyuru şöyle; Kulübümüz, #Yeniden Fenerbahçe mottosu ile merhaba dediğimiz bu sezonda, taraftarlarımıza Fenerbahçe çatısı altında, yepyeni bir maç deneyimi yaşama fırsatı sunuyor. Fenerbahçe’mizin, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi’nin muhteşem atmosferinde oynayacağı maçları, özel konsept ve sunumlar eşliğinde izlemek için hazırlanan, Fenerbahçe Futbol Ağırlama Paketleri, Fenerbahçe maç günlerini ,’özel bir gün’ olarak ele alıp, maç günü heyecanına farklı bir yorum getirecek. Executive Box, Premium, Platin ve Gold seçenekleri ile sunulan paketler, özel şoförlü transfer hizmeti, karşılama kokteyli, stadyum restoranda lezzetli menüler, hediye maç topu, skorboard’da karşılaşacağınız sürprizler ve birbirinden özel hediyelere kadar birçok farklı deneyimi içeriyor.

BEŞİKTAŞ DERBİSİNDE
Futbol Ağırlama Paketleri, ilk kez Spor Toto Süper Ligin 6. haftasında, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi’nde oynanacak, Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşmasında satışa sunulacak.”.Peki, bu hizmetin bedeli nedir? Minnacık canım.9000 ila 11.000 TL arasında değişiyormuş. Sezonluk değil ha!Bir maçlık.Başarı yok. Puan yok. Gol yok. Millet stada maç izlemeye, Fenerbahçe’nin başarısını görmeyi mi? Yoksa yemeye içmeye mi geliyor? Ne diyebiliriz ki? Bize de “Suyundan da koyun “demek düşüyor.

GÜLMECE
Nasrettin Hocanın mahallesindeki çocuklar, sokak ortasında oyun oynuyorlarmış. Çocukların oyunu Hocanın da çok hoşuna gitmiş. Eşeğini durdurarak onları seyretmeye başlamış. Bu arada yaramaz çocuklardan birisi Hocanın yanına gelerek, şaka olsun diye vurmuş, Hocanın başındaki kavuğu yere düşürmüş. Çocuklar koşuşmuşlar. Kavuk elden ele dolaşmaya başlamış. Hoca, çocuklara: “Etmeyin çocuklar. Kavukla oynamayın! Ayıptır, yazıktır.” demişse de Hocanın sözlerini dinleyen olmamış. Hoca, çocukların söz dinlemediğini görünce, çekip gitmiş. Başı açık olarak eve gelince karısı sormuş.- Hayrola Hoca Efendi! Kavuğun nerede? Hoca:

– Nerede olacak hatun? Bu gün çocukluğu tuttu. Mahallede çocuklarla oynuyor! Demiş.**** Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. “Ne yazık ki tatil sona erdi…” Yönetici şaşırır ve üzülür. “Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?” İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: “Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış… Sağlıcakla kalınız.