Ödüllü postacı Çanakkale’nin tek şemsiyecisi

1943 doğumlu Şerif Özen, postacılıktan emekli olduktan sonra Çanakkale’de şemsiye tamirciliğine başladı. Meslek hayatındaki başarısından dolayı postacılık ödülüne layık görülen Özen, kendi yaptığı bisikletli aracıyla sokak sokak gezerek şemsiye tamir ediyor.

1943 doğumlu ödüllü postacı Şerif Özen, emekli olduktan sonra 2011 yılında Çanakkale’ye yerleşmiş. “Boş oturamıyorum” diyen Özen, postacılık yaptığı yıllarda öğrendiği şemsiye tamirini Çanakkale’de yapmaya başlamış. Bisikletinin arkasına hurdacıdan aldığı parçalar ile yer yapan Özen, şemsiyeleri alıp bisikletiyle sokak sokak geziyor. Tamir ettiği şemsiyeleri takasla da değiştirdiğini belirten Özen, parça bulamadığı zamanlarda çöpe atılmış şemsiyelerden faydalanıyor.

“40 yılım İstanbul’da geçti”

Özen gençliğinde postacılıktan arta kalan vakitlerinde birçok iş ile uğraşmış. Bunlardan biri olan şemsiyeciliği ise Çanakkale’ye taşımış. İstanbul’da görev yapan Meslek hayatı sürerken 7 bin kişi arasından seçilerek başarı ödülüne layık görülen Özen o yılları şöyle anlatıyor: “Çanakkale’ye 2011 yılında geldim. 40 yılım İstanbul’da geçti. Emekli olduktan sonra buraya geldim. Postacılık yaptığım zamanlarda 7000 kişinin içinden takdire layık görüldüm. Takdirim geldiğinde maaşım seviyeme göre yükselmişti. İstanbul’da şemsiyeci çok var. Buraya gelmeden evvel, arkadaşlara ve ahbaplara şemsiye tamirini yapıyordum. İstanbul’da mahallemde yapıyordum. Çanakkale’ye geldim bu işi yapan kimsenin olmadığını gördüm.”

“Boş oturmak bana göre değil”

Arabamı kendim yaptım. Hurdacıdan parçaları aldım. Kaynakçıya gidip tarif ettim.” diyen Özen, boş oturmak yerine çalışmaktan keyif aldığını ifade ederek, şemsiyeciliği nasıl öğrendiğini; “İstanbul’da adalarda görev yaptım. Postacılıkta boş vaktimiz çok kalıyordu. Kahvede oturmak bana göre değil. Ne yapacağımı düşündüm. Sonra gittim Sirkeci’ye şemsiyecinin yanına oturup işi öğrendim.Hobi olarak, boş vakitlerimi değerlendirmek için şemsiye tamiri yapıyorum. Asıl mesleğim kaynakçılık ama daha önce postacılığın yanında birçok işi de yapmıştım.” ifadeleriyle anlattı.

“Evde 500’e yakın şemsiyem oldu, 100 yıllık olanı bile var”

Eskişehir’in Sivrihisar kazasının Koçaş köyünden olduğunu ifade eden Özen, boş durmamak için başladığı işi ile evdeki şemsiye sayının 500’e çıktığını ifade ederek; “Araştırdım sonra boş durmamak için ben yaparım dedim. Şimdi evde 500’e yakın şemsiyem var. Ben hobi için yapıyorum. Fazla bir kazanç değil beni kurtarsa yetiyor. Ben çok kazanmak değil boş durmamak için yapıyorum.Yeni alınmış şemsiyelerden çok daha sağlam. Beni herkes şemsiyeci olarak bilir. Bana göre şemsiye tamiri parça bulduktan sonra çok kolay. Herkesin yapabileceği bir iş değil, başkasına zor. Benim elimde antika şemsiyeler var. 100 yıllık şemsiye bile var elimde.” dedi.

“Çöplerden parça topluyorum”

Parça bulmakta zorlandığı için ise çöpten topladığı kırık şemsiyelerin parçalarını alıyor. Belediyeden aldığı ikazın ardından yalnızca çevresi için çalışan Özen; “ Pazara girip iş yapmaya çalıştım. Belediyeden ikaz aldıktan sonra sadece yakın çevremin işlerini yapmaya başladım.Hobi işi yapıyorum.Parça bulmak çok zor. Çöplerden parça topluyorum. Kırılan şemsiyeleri çöpe atıyorlar. Ben alıp onların bazı parçalarını değerlendiriyorum.

Yıldız Sağlam