OTERİTE İLE İLİŞKİ

(Anne –Babaların evlatlarını yetiştirmedeki bilgi ve yetenekleri hayati önem taşımakta olduğunu bir önceki yazımda bahsetmiştim. Bebekler öğrenerek büyüyorlar. İlk öğretmenleri ise ailedir. Neyi nasıl öğrendiklerini bilemezsek yanlış öğrenmelerine sebep oluruz. İnsanoğlu doğduğu günden itibaren öğreniyor ve kişiliğinin temelleri atılıyor. Değer yargılarının, tutum ve davranışlarının, hayata bakışının, çevreye uyumunun, başarısının tohumları doğar doğmaz atılmaya başlıyor. Unutmayın kişi 11 yaşına geldiğinde kişiliğinin(anlamları, düşünce kalıpları, değerleri) büyük bir kısmı oluşuyor. Bir çocuğa bu yaşa kadar öğrettiklerimiz bütün hayatını şekillendiriyor. Yetişkin bir birey olduğumuzda bebekliğimizde ve çocukluğumuzda oluşan yanlış öğrenmeleri fark edip bunları düzeltmek sanıldığı kadar kolay değil. Psikoloji ve psikiyatri bununla uğraşmakta kesin sonuç alındığı söylenemez. Onun için ilk yapılması gereken şey çocuk sahibi olmak isteyen anne babaları eğitmek ve onlara çocuk yetiştirmenin önemini kavratmaktır. )

Konu hatırlansın diye kısa tekrarla ile başladım.

Bir bebek dünyaya geldiğinde 4 ana ve kritik şey öğrenir demiştik. Bunlardan ilk üçünü önceki yazılarımda bahsettim. Bu hafta ise çocukların öğrendiği OTERİTE İLE İLİŞKİYİ ÖĞRENME’den konusundan bahsedeceğim.

  1. İstemeyi Öğrenir
  2. Koşulsuz Sevgiyi Öğrenir
  3. Koşulsuz Güveni Öğrenir
  4. Otorite ile İlişkiyi Öğrenir
  5. OTERİTE İLE İLİŞKİ: Çocuklar yürümeye başladığından itibaren kurallar ve otorite ile karşılaşırlar. Bu aynı zamanda çocuğun egosunun oluşumuna denk gelir. Çocuğun hem egosunun gelişimini engellemeden yani ben olmayı öğrenmesini etkilemeden hem de kuraları ve disiplini nasıl öğretebiliriz. Bu dengeyi nasıl kurarız. Çocuklar çok dar bir sınırla büyürler yani yapabilecekleri çok sınırlıdır. Ama bu sınırı devamlı büyütmek isterler. Unutmayın bu nedenle çocuklar devamlı sınırlarını zorlarlar. Anne-babada sürekli kural koymak, sınır çizmek otorite koymak ile uğraşır. Yada anne-baba bu zor işle uğraşmak istemez çocuğa karşı hiç kural koymaz ya da çok az kural koyar. Çok kuralcı olmak kadar kuralsız olmakta çocukta hastalık yaratır. Bu bir denge işidir. Hayatın kuralları vardır ve bazen de bu kurallar acımasızdır. Biz çocuklarımıza hayatla baş edebilme, hayata uyum sağlayarak bir birey olma şansı vermeliyiz. Burada 3 önemli nokta var.
  6. Kurallar Nasıl Konur?
  7. Kurallar Nasıl Açıklanır?
  8. Kuralar Nasıl Uygulanır?

Kurallar çocuğun seviyesine, kaldırabileceği yüke, yaşına bakılarak konur. Çok kural demek disiplin değildir. Çocuk sınırlarını net öğrenmelidir. Örneğin her yaşta çocuğun eve gelme saati aynı olmaz. Yemeğini tek başına yiyebilmesine, kendine zarar vermediği sürece merak ettiği şeylere dokunabilmesine izin verilirken bazı eşyalara dokunmaması, yalan söylememesi, odasını toplaması gibi konularda ise kurallar net konmalıdır.

Çocuklar konulan kuralların nedenlerini bilmelidirler. Onların anlayacağı bir dille anlatılmalı, açıklanmalıdır. Kurallar açıklanmadan konulursa otorite olarak görülen anne baba korkuyu temsil eder.

Kurallar konulduktan sonra taviz verilmeden uygulanmalıdır. Çocuk sınırı devamlı zorlayacaktır. Eğer kuralların delinebileceğini öğrenirse kurallara uymada zorluk yaşar.  Kuralı esneten bazen anne bazen baba olur. Bu yüzden hem anne hem baba kuralların uygulanmasında aynı tavrı göstermelidir.

Çocuklarımızı eğitirken yazının başında değindiğim 4 ana başlığa dikkat edersek anne baba olarak çocuğumuzun hayatı daha iyi anlayıp, yaşam içinde başarılı, mutlu ve uyumlu bir evlat olmasını sağlarız. Haftaya yine AİLE konularıyla devam edeceğiz. Görüşmek üzere….

Kaynak: Tamer DÖVÜCÜ-ODM Aile