Eceabat’ta Tarihi Yerleşimler Gün Yüzüne Çıkıyor

Kültür ve Turizm İl Müdürü Kemal Dokuz, önceki gün Maydos Kilisetepe Höyüğü kazı alanında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yeni bulunan kalıntıları kamuoyu ile paylaşan kazı başkanı ÇOMÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Göksel Sazcı, eski yerleşimlere ait sapı kemikten olan 4 bin yıllık AĞIRŞAK (iplik eğirmede kullanılıyor) ile 2 bin 500 yıllık YAYIK’ın (tereyağı yapımında kullanılıyor) bugün hala Orta Anadolu’da kullanılan aletler ile benzerlik gösterdiğine vurgu yaptı.

Maydos – Kilisetepe Höyüğü kazılarında tarihi yerleşimler gün yüzüne çıkıyor:

2 bin 500 yıllık YAYIK

4 bin yıllık AĞIRŞAK!

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Göksel Sazcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi Niğde Müzesi Arkeoloğu Mustafa Eryaman ile Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, önceki gün bu yılki (9. sezonda) buluntular hakkında bilgi vermek için basın toplantısı düzenledi.

2010 yılından bu yana Eceabat’ta devam eden kazı çalışmaları, yeni keşifleri de beraberinde getiriyor. Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde 2 bin 500 yıl öncesinde yayık olarak kullanılan küp ile 4 bin yıl öncesine ait iplik eğirmede kullanılan ağırsak bulundu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Göksel Sazcı, bu yılki kazılarda bulunan 72 santimetre boyunda ve 50 santimetre genişliğindeki yayığın, tereyağı yapımında kullanıldığını düşündüklerini belirtti.

DOKUZ:”8 ARKEOLOJİK KAZI GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

İl genelinde toplam 8 arkeolojik kazı gerçekleştirildiğini belirten Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü Kemal Dokuz ise “Kilisetepe Höyüğü’ndeki kazımızın bu sene 9’uncu sezonu. Kazı sezonu önümüzdeki günlerde bitecek. Göksel Sazcı hocamız bu sene yine ilklere imza attı. Tereyağı ve yemek kabı olarak kullanılan muhteşem bir obje bulundu. Bundan sonraki yıllarda da daha nice güzel arkeolojik eserlerin bulunmasını ümit ediyorum.” diye konuştu.

ORTA ANADOLU’DA KULLANILAN ALETLERLE BENZERLER

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Göksel Sazcı başkanlığında Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde, 25 kişilik ekip ile sürdürülen kazılarda, 2 bin 500 yıl öncesine ait yayık ve 4 bin 6 yıllık kemik saplı ağırşak bulundu. Sazcı, toprak altından kazı ekibinin büyük bir titizlikle yürüttüğü çalışmalar ardından gün yüzüne çıkarılan 72 santimetre boyunda ve 50 santimetre genişliğindeki yayığın, o dönem tereyağı yapımında kullanıldığı düşündüklerini ifade etti. Kemik saplı ağırşağın ise iplik eğirmede kullanılan bir alet olduğunu belirtirken, bugün hala Orta Anadolu’da kullanılan aletler ile benzerlik gösterdiğini vurguladı.

SAZCI: “TEREYAĞI ÜRETİLDİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİZ

Kazı Başkanı Doç. Dr. Göksel Sazcı, “Bu, 2 bin 500 yıllık yayık. Gördüğünüz gibi üzerinde basıncı azaltmaya yarayan delikleri var. Orta Anadolu’da günümüzde de kullanıldığı şekliyle, küp kullanılırken ağızları deriyle kapalı oluyor. Yarı çukura gömülüp sallanıyor ve tereyağı üretiliyor. Tabii fermantasyon devam ettiği için gaz oluşuyor ve bu biriken gazın da sıkışmaması için bu deliklerdeki tıpaları çıkartıyorlar. Gaz boşalınca tıkayıp yeniden sallamaya devam ediyorlar. Bu tür kapların kullanımının en az 2 bin 500 yıl geriye gittiğini söyleyebiliriz. Bulduğumuz eser nedeniyle Eceabat’ta da 2 bin 500 yıl önce tereyağı üretildiğini söyleyebiliriz. Tabii bu gözlemsel bir şey. Formdan ve araştırmalardan çıkardığımız bir sonuç. Kesin sonucu üniversitede lipit yağ analizlerini üniversite analiz yapıldıktan sonra öğreneceğiz. Bilimsel olarak analiz edildiğinde söyleyebiliriz ki; burada tereyağı üretilmiştir.” dedi.

 

“İLK DEFA KEMİK İLE BİRLİKTE ÇIKIYOR”

4 bin yıllık ağırsak hakkında da gazetemize bilgi veren Sazcı, “Merkezinde kemik var ve ilk defa böyle bir ahşap buluyoruz. Daha önce bunların içerisine ahşap konulduğunu ve ahşap ile ip eğrildiğini düşünüyorduk. Ağırşakların içerisine sokulan sapın kemikten olduğunu saptadık. Yaklaşık yarım cm kalınlığında bir hayvan kemiği… İlk defa bir kazıda, kemik ile birlikte çıkıyor. Bir de kazılarda bulunan bızlar var- kemik bızlar, biz onları delmek için kullanmayı düşünüyorduk ama demek ki bu fonksiyonda da kullanılıyor. Kirmen gibi ip eğirmede kullanılıyor.” dedi.

Eylem Gözeldere