• Özlenen Milli Takım

    Türk Milli Takımı, İsveç’e karşı oynadığı karşılaşmanın 88. dakikasına kadar 2-1 mağlup oynarken, Emre Akbaba’nın iki golü ile 3-2 galip gelmeyi başardı. Milli Takım’ın bu geri dönüşü, birçok kişinin aklına özlemle andığımız Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti maçlarını getirdi. Özlenen Milli Takım İsveç karşısında karşımıza çıktı ancak maçın sadece son çeyreğinde…

    İsveç karşısında alınan galibiyette teknik adam Lucescu’nun büyük payı olduğunu düşünmüyorum. Lucescu’nun oyun anlayışı yıllardan beri değişmedi. Dikine oynatmayı sevmeyen bir teknik adam ve bu oyun stili rakipler tarafından biliniyor. İsveç teknik heyeti de bu gerçeği bildiği için atakları geride karşılamayı tercih etti. Sonradan oyuna giren Emre Akbaba ve Serdar Gürler gibi dikine oynamayı seven futbolcuları tahmin edemeyen İsveç teknik heyeti karşı hamlede bulunamadı. İsveç karşısında galip gelmemizin nedeni, direk kaleye giden oyun anlayışı oldu. Bizim özlediğimiz ve beklediğimiz Milli Takım da karşılaşmanın son çeyreğinde ortaya çıktı. Geçmişte Avrupa Kupası’nda topu ileriye taşıyan Nihat Kahveci, Arda Turan, Hamit Altıntop gibi isimler Türk Milli Takımı’nın karakterini oluşturan isimlerdi. Ondan önceki yıllarda ise bu rolü üstlenenler (2002 Dünya Kupası) Hasan Şaş, Ümit Davala, Yıldıray Baştürk gibi isimlerdi. Rakiplerine korku salan Türk Milli Takımı’nın “dikine” oyun tarzının üzerine “cesaret” de eklenince galibiyet kaçınılmaz oluyor. Hepimizin özlediği ve keyif veren futbol anlayışı da burada ortaya çıkıyor. Milli Takım galibiyet için oynamalı, tek paslarla kaleye gitmeli, kaleyi gördüğü yerde şut çekmeli. Biz Hollanda’nın total futboluna ya da Brezilya’nın salon futbolundan yetişen ince bileklerine sahip değiliz. Kazanan Türk Milli takımının kendine has bir oyun anlayışı mevcut. Ancak bu oyun anlayışı Lucescu’nun oyun anlayışı ile uyuşmuyor. Milli Takım’da ya Lucescu yerine başka bir teknik adam getirilmeli ya da Lucescu futbol anlayışına format çekmeli…

    Milli Takım’ın genç isimlerden oluşturulmasını doğru ve başarılı buluyorum. Egoları altında ezilen Arda Turan, Burak Yılmaz gibi isimlerin Milli Takım’dan ayrılışı gençlerin önünü açtı. Önümüzdeki 4-5 yılda Milli Takım’ın iskeletini oluşturacak Cengiz Ünder, Hakan Çalhanoğlu, Çağlar Söyüncü, Emre Akbaba, Oğuzhan Özyakup, Cenk Tosun, Enes Ünal, Serdar Gürler, Okay Yokuşlu, Yusuf Yazıcı ve Ömer Bayram gibi isimlerin İsveç karşılaşmasının son çeyreğinde oluşan harmoniyi sürdürmeyi başarabilirlerse, 2022 Dünya Kupası’nda başarılı sonuçlar yakalayabileceğimize inanıyorum.