Yol-İz Bilmeyen Hak Savunucuları

Kadınlar ve erkekler arasındaki eşitlik iş hayatında, sosyal konularda ve hak savunmasında eskiye göre daha detaylı inceleniyor. Kadınların erkeklerden ayrı tutulmaması adına yapılan hukuksal çalışmalar, bildiriler ve protestolar sonuç veriyor. olması gereken medeniyet seviyesi ve adalet için izlenen bu yolun sonuçları ise artık ülkemizde de alınmaya başladı.
***
Daha önceki haber ve yazılarda bahsi geçtiği üzere Çanakkale, sosyal medyada adını sıkça duyuran kentlerden biri olmaya devam ediyor. Sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımda, “Çanakkale Sazlı Köyü’nde zeytin toplamaya giden kadınlar 60TL, erkekler 100 TL alıyormuş. İş aynı iş.” ifadeleri kullanıldı. Yazılan bu iki cümle olumlu ve olumsuz birçok yorum aldı.
***
İki donenin buluştuğu nokta ise; güncel ve olumluya hizmet eden her konunun amacına ulaşmıyor oluşu. Yazılan cümlenin altında bulunan yorumların bazıları sosyal medyada alelade yazılmış cümleler olsa da bir kısım yorum da dikkate alınmaya değerdi.
Şöyle ki; insanların düşünmeden yazdıkları, algının beraberindeki ilk yorum, kadınların ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü yönünde oldu. Kadınların ikinci sınıf muameleye maruz kaldığı gelişemeyen toplumlar için durum içler acısıyken ülkemizde yazılmış bir cümlenin ilk olarak bu taraftan algılanması da vahim bir durum.
***
Bildiğim kadarıyla zeytin toplarken; işçinin aldığı ücret, kadın ve erkek olmasına göre değil iş bölümüne göre belirleniyor. Yani taaa insanlık tarihinin en başındaki gibi fiziksel güç gözetilerek yapılan iş bölümünün bir versiyonu uygulanıyor. Ağaçlardan dökülen zeytinleri yerden toplayan kadın ile sepetleri taşıyan ve ağaçlara tırmanan erkekler aynı ücreti değil işinin karşılığını alıyor. Konunun aslı böyle olmasa dahi gündelik bir yorumdan öte gidememenin rahatsızlığını duyarak yazıyorum.
Burada önemli olan iyi iş kötü iş değil, zor iş kolay iş de değil,  hakkı yanlış yerde savunmak. Önemli olan görüp, okuyup yorumlamak değil, farklı açıları da düşünerek yola çıkmak. Ancak öyle bir hal almışız ki, birbirimize saldırmak, anında anlayıp dinlemeden savunmak için yer zaman gözetmiyoruz. Bu ülkede kadının ikinci sınıfta olduğunu çok gördük; katlanamıyor, havadan nem kapıyoruz. Öyle bir kaosla yaşıyor ki ülkemin insanı ne görse şaşırmıyor. Hak savunmak için yanıp tutuşanları görmek insani bir haz doğursa da; bu güvenilir tarafın yol iz bilmeden hareket edişinin bedelini yine ‘hakkı savunulacaklar’ ödüyor.
***
Dikkat etmek lazım, anlamak, dinlemek lazım.
İşin aslını sormak, kör yargılara varmamak lazım.
Kaosu beslememek, en az yara ile kurtulmak lazım…
Birazcık baktığımız açıdan uzaklaşıp, bambaşka taraftan düşünmek lazım…