Çimenlik Kalesi’nde

Fatih Sultan Mehmet tarafından boğazın güvenliğini sağlamak amacıyla inşa ettirilen Çimenlik Kalesi, restorasyonunun ardından ziyaretçisine kapılarını açtı.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde restorasyon ile ilgili bilgilerin bir bölümünde şu ifadeler yer alıyor: “Çimenlik Kalesi’nin projeleri hazırlanmış olup söz konusu projeler Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca 2013 yılında uygun bulunmuştur. Anılan kalenin restorasyonu, onaylı projeleri doğrultusunda Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilmiştir. Uygulama ihalesi İstanbul Rölöve Anıtlar Müdürlüğü tarafından yapılmış ve işin sözleşmesi 09.01.2014 tarihinde imzalanmıştır. 14.01.2014 tarihinde iş yeri teslimi yapılarak çalışmalara başlanılmıştır. 15,951,884.83 TL ödenek kullanılan iş kapsamında yapılan imalatlar işin süresi içinde tamamlanarak 02.03.2015 tarihinde işin geçici kabulü yapılmıştır.”

Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Çimenlik Kalesi, meraklılarına artık açık.

***
30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla ücretsiz giriş imkanı sağlanan kaleyi gezerken fotoğraf çekmek kurallara uygun olmadığı için yalnızca izlenimlerimi aktardığım bir yazı olacak.
Boğaz ve Garnizon Komutanlığı’na bağlı olarak faaliyetini sürdüren kalenin normal günlerde ziyaret ücreti 8,5 TL olarak belirlenmiş. Kalenin iç kısmı ve Piri Reis Galerisi dışındaki bölümler ise henüz ziyaret edilmeye hazır değil.
Önemi tartışmaya açılamayacak kadar büyük olan bu kale, eser anlamında da değerli parçalar ile karşımıza çıkıyor. Bakımsız bırakılmayıp restore edilmesi de bir o kadar önemli. Ancak kalenin açık bölümlerini gezdiğiniz zaman eserlerin ve bilgilerin önemi sizi alıp götürse de teknik anlamda göz doldurmadığını görüyorsunuz. 2018 yılında restorasyonu bitirilip ziyarete açılan bu önemli yapı ve eserlerin sergileniş biçimleri geçmişten çok da farklı değil. Vitrinler, cansız mankenler, bilgi tabloları ve birkaç ekrandan öteye gidilememiş.
Zengin tarihimizi müzeler aracılığıyla gelecek nesillere aktarabilme şansına sahipken bu muhteşem bilgilerin daha iyi tekniklerle sunulmasını beklemek ise vatandaşın hakkı. Teknolojinin gelişimi her gün hızlanırken, dünya müzeleri birçok konuda ilkleri gerçekleştirirken; destan yazılan Çanakkale’de sağlanan bütçeler ile çok daha iyi işlerin ortaya çıkarılabileceğini düşünüyorum.
***
Nitekim geçmiş geleceğe aktarıldıkça nesiller güçlenir. Tekerrür eden tarih, her zaman acı sonlarla, kan dökülerek zafere gitmemeli. Tarihi en iyi şekilde öğrenmeli, öğretmeli ve ziyaretçiye aktarmalıyız ki anlamlı kalsın.
Minnetimiz saygıyla var olsun.
Ülkemizin sahip olduğu tarihi değerler, yalnızca konuşmaların övünç bölümlerinde yer almasın.Kültür, yalnızca okullarda tanımlanan bir kelime olarak kalmasın, çocuklar geçmişle büyürken geleceği aydınlatsın.