“Deprem değil bilinçsizlik öldürür!”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Emekli Jeoloji Profesörü Doğan Perinçek, son 287 yıldır deprem olmamasını hatırlatarak, yakın zamanda olabilecek Büyük Marmara Depremi konusunda yurttaşı bir kez daha uyardı. Yetkililerce gerekli önlemlerin, yıllardır yapılan uyarılara rağmen alınmadığını ileri sürerek isyan eden Perinçek, “Depreme dayanıklı bina yapalım eylemi, cebimizi biraz daha nasıl dolduralım eylemine dönüşmüş durumda… Yazıklar olsun bu kahredici ortamı yaratan yetkililere ve haram parayı kar sanan yapımcılara…” diye konuştu.

 Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, geçtiğimiz gün sadece Marmara Denizi’nden geçen fayda değil, Türkiye’nin başka bir yerinde de 7 ve üzerindeki büyüklükte deprem olabileceği konusunda uyarmıştı. Özener’in kritik uyarısı, vatandaşları tedirgin ederken, deprem gerçeğini de bir kez daha hatırlattı.

 ÇOMÜ’den Emekli Prof. Dr. Doğan Perinçek ise “Erdek, Biga, Çan, Bayramiç, Ezine hattında son 287 yıldır deprem olmuyor. Yedi ‘7’ civarı büyüklükte bir deprem için ortalama bekleme olarak düşünülen 250 yıl sınırını geçtik.” diyerek depremin her an ve yıkıcı etkisiyle ortaya çıkabileceğine vurgu yaparken, yetkililerin basit bazı önlemleri almamalarını ve vatandaşların bilgilendirmemelerini ifade etti.

“Deprem yorumu yapmak hiç hoş değil fakat bilebildiklerimizi sizlerle paylaşmak görevimiz.” diyerek sözlerine başlayan Doğu Perinçek, şöyle devam etti: “Bu gece (önceki gece) Çan yakınlarında saat 3:28’de 2.8 büyüklükte bir deprem yaşadık. Erdek, Biga, Çan, Bayramiç, Ezine hattında enerjinin biriktiğini ve en yakın zamanda 6,5’tan büyük bir deprem olabileceğini son 2 senedir dile getiriyorum. Bu uyarımı yaptığım her açıklamamda AFAD ve ilgili gönüllü kuruluşların kısa vadede köylerde doğrudan yurttaşlara eğitim verilmesi gerektiğini uzun vadede ise köy ve kasabalarda depreme dayanıksız binalar için yeniden yapılanma gerektiğini belirtiyorum. İlk uyarımdan bu yana iki sene geçti henüz bu uyarılara kulak asan yok. Maliyeti olmayan doğrudan halka sunulacak eğitim çok can ve mal kurtarabilir. Her toplantıda ‘evet çok iyi olur yapalım’ deniyor, toplantı sonrası sözler unutuluyor. Birileri kalkıp ilgili kuruluşlar adına süslü sözler söylüyor, bu süslü sözlerle görevini yaptığını ve aldığı maaşı hak ettiğini düşünüyor ama ortada ne eğitim var ne de dişe dokunur bir tedbir.

Erdek, Biga, Çan, Bayramiç Ezine hattında son 287 yıldır deprem olmuyor. Yedi ‘7’ civarı büyüklükte bir deprem için ortalama bekleme olarak düşünülen 250 yıl sınırını geçtik. Söz konusu hat boyunca çok az sayıda 4 ve 4’ten küçük depremler oluyor fakat bu depremler alandaki faylar üzerinde biriken enerjiyi hiçbir şekilde boşaltmaya yetmiyor, enerji birikimi katlanarak artıyor. 7’den büyük deprem olma olasılığı da artıyor.

Hepimizin bildiği gibi tüm yer-bilimcilerin (jeolog ve jeofizik mühendisleri) ortak görüşü Marmara’da yakın zamanda deprem bekliyor. Marmara denizindeki faylarda özellikle son 3 aydır uyku halinde ve enerji biriktirmeye devam ediyor. Doğu Marmara’da 1509 yılından beri (509 yıldır) orta ve batı Marmara’da yaklaşık 250 yıldır (sırasıyla 264 ve 252 yıl) 7 den büyük deprem olmuyor.

Benim kanaatim Biga-Çan hattında yer alan faylar, Marmara faylarından önce yıkıcı depremi yaratacak. Dikkati çeken bir gözlemim ise şu; 4’den küçük depremler Marmara içinde faylar boyunca deprem yaratıyor, bu deprem noktaları batıda Tekirdağ açıklarına kadar geliyor fakat karaya çıkmadan güneybatı yönünde Marmara adası civarına Biga yönüne yöneliyor. Bu gözlemim beni Erdek, Biga, Çan, Bayramiç Ezine fayları için daha çok endişe sevk ediyor.

Bütün bunlar olurken İstanbul içinde binaları yenileyeceğiz bahanesiyle birileri rant, kazanç peşinde. Ne zaman dürüst olup halkımızın çıkarları için davranacağız ben şahsen bilemiyorum. Açıkçası gördüklerim beni iyice umutsuz kılıyor. İstanbul’da yeniden yapılmak için yıkılmış binalar ve mağdur edilmiş binlerce mağdur aile var. Depreme dayanıklı bina yapalım eylemi cebimizi biraz daha nasıl dolduralım eylemine dönüşmüş durumda. Yazıklar olsun bu kahredici ortamı yaratan yetkililere ve haram parayı kar sanan yapımcılara…”

Eylem Gözeldere